| Konu: | Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir'in sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında Cumhuriyet Halk Partisine sataşması nedeniyle konuşması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 102 |
| Tarih: | 13.07.2021 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, sayın hatibin sözlerinin son dakikasındaki grubumuzu aşağılamaya yönelik tavrını kınıyorum ama... Ki onun peşinden, bunun peşinden değil; bugün, grup önerimiz Ankara Milletvekilimizin önerisiyle bu olacaktı, bir başka siyasi parti aynı öneriyi verince biz yarına bıraktık, yarın da bu konuyu konuşacağız; konu son derece önemlidir. Otoriter popülist liderler nerede varsa, onların toplumu hamasetle yönetimleri nerede varsa, nerede şeytanlaştırma, kutuplaştırma varsa orada bireysel silahlanmada artış, kaçak silah edinimi ve bu silahların karıştığı, aydınlatılmaya muhtaç birçok vaka vardır.
Bir insan hakları aktivisti olan, yakasında Srebrenitsa'yı anan ve o sembolle bu yıl dönümünde o acıyı paylaşan biri, size dönüp de "Yanlış yapıyorsunuz, yarın bu silahların nereye döneceği belli olmaz ve bu silahların ucundan acı saçılır." diyorsa burada yapılacak iş şahsi saldırıya geçmek, grubunu itham, ilzam etmek değil, bir kulağınla dinleyip daha sonra tarih önünde bu tutanaklarda mahcup olmayacak bir pozisyon belirlemektir. Bir çağrı yapılmalıdır, denmelidir ki: "15 Temmuz akşamı ortamında kime ne verildiyse, şu tarihe kadar devlete bu silahlar teslim edilirse soruşturması olmayacak." Ama bunu yapmayıp da bu silahları ne idiği belirsiz makamların, kişilerin ellerinde tutarsanız yarın olabilecek her şeyden sorumlu olursunuz. Yerinizden bağırıyorsunuz "Alnımız ak, bizim dönemimizde olmaz." Nasıl olmayacak Beyefendi? Sizin döneminizde sınavla alınmış, tayin, terfi görmüş, sicillerine yüksek puanlar verilmiş kişiler bu Meclise F-16'yla saldırdılar. Sizin ellerine silah verdikleriniz, altlarına tank verdikleriniz Genelkurmayın önünde milleti ezdiler, 251 kişi şehit oldu. (CHP sıralarından alkışlar) Siz, bizim, eline silah verdiklerimiz, ya sınavla, sözlü mülakatla...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Sayın Başkanım, toparlıyorum müsaadenizle.
İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) - Elli sene önce AK PARTİ vardı değil mi!
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Müsaadenizle toparlıyorum Sayın Başkanım. Yarım dakika...
BAŞKAN - Efendim, sataşmadan böyle bir şey vermedik şimdiye kadar.
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Sayın Başkanım, verdiniz daha önce.
BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Sayın Başkan, çok teşekkür ediyorum anlayışınıza. Süremi sonuna kadar kullanmayacağım.
Son olarak şu cümlemi söyleyeyim: Sizin sınavla, mülakatla, biraz da size sadakatle -öyle sandığınız- aldığınız kişilerin bu millete, bu devlete ihanet içinde olduklarını 15 Temmuz akşamı gördüğünüzde "kandırıldık, aldatıldık" dediniz. Ki orada bir devlet aklı ortadayken, sizin elinizde bulundurduğunuz yetkilerin suistimaliyle bu noktaya gelinmişti. Şimdi diyorsunuz ki: "Biz 15 Temmuz gecesi o telaşla kimin eline verdiysek doğru vermişizdir, yanlış çıkmaz." Buradan Parlamentoya önerimizdir: Bir tarih belirlenmelidir. Elinde kayıtsız -15 Temmuzda veya bir başka zaman- silah olanların o silahlarını teslim etmesi istenmeli, aksi takdirde en ağır şekilde cezalandırılacakları müeyyide konmalıdır. Bu rezaletten bu ülke de, bu devlet de, bu Parlamento da kurtulmalıdır.
Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)