| Konu: | Hayvanları Koruma Kanunu ile Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 101 |
| Tarih: | 08.07.2021 |
OKAN GAYTANCIOĞLU (Edirne) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; evet, bugün üç sene oldu. Üç sene önce çok elim bir tren kazasında 12 yurttaşımız Edirne'den, 13 yurttaşımız da Çorlu'dan olmak üzere toplam 25 yurttaşımızı kaybettik. Onları yâd ediyorum, rahmetle anıyorum ama bu bir kaza değil, bu bir cinayetti. Yargı devam ediyor, çok kötü bir süreç devam ediyor. İnşallah suçlular cezasını bulur.
Evet, benden önceki konuşmacılar da söyledi, iki buçuk sene önce herkes patileri kesilmiş bir köpeği televizyonlarda, gazetelerde görünce vicdan azabı çekmeye başladı, Mecliste de konuşuldu. Bizler zaten böyle yapıyoruz; birkaç gün böyle konuşuyoruz, vicdanımız sızlıyor, sonra unutuyoruz ama Türkiye Büyük Millet Meclisi unutmadı, bir komisyon kurdu, güzel bir komisyon kurdu. Gördüğümüz kadarıyla komisyon da iyi çalıştı, teşekkür ediyoruz kendilerine. İki buçuk sene çalıştılar, kamuoyuna da öyle bir söylendi ki "Bakın, o kadar güzel bir kanun çıkacak ki tüm sorunlar çözülecek." denildi, bu şekilde bir rahatlama sağlandı.
12 defa toplanmış komisyon, 34 maddeden, 34 başlıktan oluşan güzel bir rapor hazırlamış, insanlarda da beklenti olmuş tabii ki. Dağın fare doğurduğunu ben dünkü konuşmamda söyledim, Komisyondaki toplantıda söyledim ama AKP'nin tüm yöneticileri neredeyse, bunun çok reklamını yaptılar. Ne dediler? "Artık hayvanların bir yasası olacak." Şimdi öyle bir şey yok. "Hayvanlar mal değil, candır." Şimdi var, evet, can olduğunu kabul ettik, cezalar var çünkü, suç teşkil ediyor, bu doğru. "Hayvanlara kötü muamele edenler elini kolunu sallayıp gezemeyecek." Hayır arkadaşlar, gezecek; ceza alacak ama cezaların bir yaptırım gücü yok. "İşkence edenler ciddi cezalar alacaklar." Çok ciddi cezalar yok. "Tehlikeli hayvan ırkı yoktur." Buna aynen katılıyorum. "Tehlikeli bakıcı vardır." Nereden biliyorsunuz? En olmayacak kedi, köpek bile çok tehlikeli olabiliyor. Benim üç aylık bir kedim vardı, küçücük bir tekir kedi, veteriner ona aşı vuramadı; kedi çok yaramazlık yaptı, veteriner uzun bir eldiven takmasına rağmen "Bu çok tehlikeli bir hayvan." dedi. Aslında küçücük bir hayvandı ama demek ki... Bakıcı da ben oluyorum bu arada.
Evet, kısacası, herkes hayvan hakları yasası beklerken gele gele Hayvanları Koruma Kanunu değiştiriliyor yani daha güncelleniyor. Hani hayvan hakları yasası gelecekti, her hayvanın hakkı olacaktı? Bu yok. Sadece Türkiye Cumhuriyeti Ceza Kanunu'nda bir değişiklik yapılıyor, cezalar biraz artıyor ama yatarları yok. Yani siz hep yasaları böyle yapıyorsunuz, içi boş çıkıyor. İki sene önce burada yine gece gündüz çalıştık, Su Ürünleri Yasası'nı geçirdik, Komisyon aşamasında söyledik "Ya, bu hâliyle getirmeyin. Bakın, balıklar plastik yiyorlar, plastik tüketiyorlar, bu çok tehlikeli, bu plastik çoğalırsa müsilaj olur." dedik; iki sene önce söyledik, bilim adamları da geldiler Komisyona bunu söylediler, "Bunu da dikkate alalım, kanunun içerisine koyalım." dedik ama kime söyledik, dinlemediniz.
"Cinsel ilişki" kavramını çıkarmanız iyi oldu, bu konuda teşekkür ediyoruz duyarlı olmanıza. Kısacası, hayvanlara hak beklerken acaba korumaya mı, korumamaya mı devam ediyoruz? Satışlar devam ediyor; dükkânda satış yok ama artık bütün satışlar internette. İnternet satışları o kadar ilerledi ki her şey internetten sipariş ediliyor yani dükkâna gidip görmesine gerek yok, "pet shop"a gidip görmemize gerek yok. Hâlbuki onlar bizim can dostlarımızsa can dostlarımızı hem korumalıyız hem haklarını vermeliyiz. Eğitim son derece önemli. Burada eğitimi daha ilkokuldan başlatmamız lazım, belki kamu spotlarıyla başlatmamız lazım.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım.
OKAN GAYTANCIOĞLU (Devamla) - Ama sadece -az önce Kaboğlu Hocam da söyledi- kedi, köpek düşünülüyor; büyükbaş hayvanlar var, küçükbaş hayvanlar var. Siz şimdi meralara acayip şekilde dalıyorsunuz; 40 milyon hektar mera varlığımız vardı, sayenizde 10 milyon hektara düştü. Bu meralarda hayvanların ot hakkı vardı, bu nerede? Yasada bunlar yok. Su hakları var, sulama göletlerinde su kalmadı; doğru dürüst barajları dolduramıyorsunuz, onlara yatırım yapmıyorsunuz. Yani etinden, sütünden yararlandığımız hayvanların bu hakları yok yani yasada bunlar da yok. Biz hayvanların yasada -eğer tam olarak, iyi bir şekilde çıkmış olsaydı- barınma, su ve gıda haklarının da olması gerektiğini düşünüyoruz. Ne olursa olsun geçen seferki yasadan biraz daha iyileştirilmiş bir yasadır ama tam anlamıyla sizin yaptığınız şovu karşılamamıştır. İnsanları o kadar çok umutlandırdınız ki umutlar boşa çıktı. İnsanlar hep bekledi güzel bir şeyler çıkacak diye çok güzel şeyler yok ama yine de eskisinden iyi.
Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)