| Konu: | Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 101 |
| Tarih: | 08.07.2021 |
ERKAN AYDIN (Bursa) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.
274 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin 18'inci maddesi üzerine Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Öncelikle, yirmi altı yıl önce Srebrenitsa'da hayatını kaybeden en az 8.372 insanı burada anmak için bu çiçeği taktık; buradan da rahmet ve saygıyla anıyorum. Bunu da ifade ederek başlamak istedim.
Dördüncü yargı paketi olarak geçiyor 274 sıra sayılı Kanun Teklifi. İki yıl önce başladınız ve devamlı paket paket buraya getiriyorsunuz. Burada çıkan daha önceki hatipler de söyledi, yargının bugün içine düştüğü durumdan kurtulması buraya gelen paketlerle mümkün değil; sahada, uygulamada gerçekten insanların adalete kavuşmasıyla mümkün. Burada getirdiğiniz birtakım maddeler, bizim de olumlu bulduğumuz düzenlemeler gerçek hayatta insanların adalette, yargıda, hukukta beklentilerini karşılamıyor. OECD ülkeleri içerisinde sosyal adalette son sıradayız. Halkımızın yargıya olan güveni şu anda yüzde 20'lere düşmüş durumda. Örnekler verelim: Bugün 8 Temmuz, Çorlu tren kazasının üzerinden tam üç yıl geçti. 25 canımız hayatını kaybetti ancak dava bir yıl sonra açıldı, hâlâ devam ediyor. Canlarını kaybedenlerin hakkını savunan ailelere ha bire soruşturma açılıyor, dava açılıyor. Onlar sadece sorumluların, bu katliama sebep olanların ceza almasını istiyor ancak sorumlulara değil, hak arayanlara dava açılıyor. Sivas katliamı zaman aşımından düşürüldü, yirmi yılda. Soma'da 301 canın hayatını kaybetmesiyle ilgili davada yedi yıl sonra karar çıktı, sonra bozuldu, tekrar dava devam ediyor. Bu sizin -biraz önceki konuşmacı da söyledi- iktidarınızla iltisaklı olan bir yapılanma varsa yargılama yıllar yılı sürüyor. Ancak ucu azıcık size dokunduğunda, zülfüyâre dokunduğunda -ki bunu yaşayan bir örnek olarak kendimden bahsedeyim- iki ayda karar çıkıyor. Cumhurbaşkanlığında iletişimden sorumlu saraydaki İletişim Başkanı şahsıma bir tazminat davası açtı, şahsın hükûmeti tarafından. Neymiş efendim? Bir "tweet"i "retweet" etmekten. Cümle aynen şu: "Yok öyle ballı 5 maaş alıp kaçak saraylarda oturmak, kaçak yapılarda oturmak." Şimdi soruyorum: Nerede bunda hakaret?
SALİH CORA (Trabzon) - İftira var.
ERKAN AYDIN (Devamla) - Neresinde var hakaret? (AK PARTİ sıralarından "Yalan!" sesi) Yalan değil, belgelerini koyduk, şu kadar dosya hazırladık. Evet, 5 maaş almıyormuş, 4 maaş alıyormuş. Kaçak yapıyı hepimiz gördük, sit alanına gitti pergola yaptı, şömine yaptı. Sonra Boğaziçi İmar Müdürlüğü tutanak tutunca gitti, yıktı. Mahkemeye savcılığın "Kovuşturmaya gerek yoktur." yazısını sunuyor. Kaçak yapıyı yıkarsan soruşturma düşer.
Ne oldu? Değerli AK PARTİ Grubuna söylüyorum, 6 Nisan 1'inci dava, 6 Haziran 2'nci dava, 25 Haziran karar. Jet hızıyla ama yapılan suçlarla ilgili yargılamalar yirmi yılda bitmiyor ya da aynı yargı Cumhurbaşkanının Sayın Grup Başkan Vekilimize "Hadsiz, mesnetsiz, ahlaksız." dediğinde o yargı diyor ki: "Ağır eleştiri." Ağır eleştiri kapsamına gidiyor, soruşturma dahi açmıyor, tazminat davası talebini reddediyor. Siz sonra çıkıp burada diyorsunuz ki: "Biz yargıda şunu yaptık, bunu düzelttik; yargı paketi." Kimse inanmıyor, kimse de sizin bu düzenlemelerinizin sahada, uygulamada bir karşılığı olacağını düşünmüyor.
En basitinden Anayasa diyor ki: "Tazminat davaları kişinin zenginleşmesine aracılık yapamaz." 20 kişiye dava açmış İletişim Başkanı, hepsini kazansa bir asgari ücretlinin yüz yılda elde edemeyeceği bir serveti elde ediyor; toplamda 2 milyona yakın tazminat davası. Kardeşim, nerede Anayasa? Nerede hukuk? Nerede yasa? Hâkime bunu söylüyoruz, hâkim "Hayırlısı." diyor. Niye? Çünkü biliyor ki talimatla yaptığı yargılamada sarayın istediğini yapmazsa haritadan kendine yer beğenecek, ülkenin en ücra köşesine tayin, sürgün tehdidiyle görevini yapamayacak. Biz şunu gayet iyi biliyoruz: Siz, kendi çıkarınıza gelen, kendi iltisaklı olduğunuz işleri örtmek için yargıda baskıyla, tehditle ve bugün gelen hukuksuzlukla işlerinizi maalesef yürütemeyeceksiniz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım Sayın Aydın.
ERKAN AYDIN (Devamla) - Toparlıyorum Sayın Başkan.
Elbette ki bu düzen de bir gün bitecek. Bunlarla, bu paketlerle, hukukun, demokrasinin, özgürlüğün burada getirilen kanunlarla olmayacağını, uygulamada insanlarımızın bunu hissedeceğini, yapılacak ilk seçimle haksızlığın, hukuksuzluğun, adaletsizliğin son bulacağını, dostlarımızla birlikte, Millet İttifakı'nın iktidara gelmesiyle her birinin son bulacağını ifade ediyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)