GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketi Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:98
Tarih:30.06.2021

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Makine ve Kimya Endüstrisiyle ilgili bu kanun teklifinin gerekçesini açıklayanlar şöyle diyor: "Uluslararası boyutta rekabet etsin, teknolojik seviyesini yükseltelim ve Kurumun gelişmişliğini arttıralım." Şimdi, birincisi, adama sorarlar "On dokuz yıldır neredeydiniz, on dokuz yıldır bu MKE'yi yöneten kadroları siz atamadınız mı, on dokuz yılda yabancı dil bilen sadece 2 kişinin olduğu, 5 bin kişinin çalıştığı bir fabrikayı siz yönetmediniz mi?" diye. Devamında şöyle diyorlar: "Efendim, bazı mevzuat engelleri var." Bakın, AKP iktidarının temel anlayışı bu; kanunu, mevzuatı kendine engel görüyor AKP anlayışı. Niye? "Mevzuatı atlayalım, ihaleleri atlayalım, biz istediğimiz gibi hareket edelim." anlayışı var değerli arkadaşlar.

İkincisi, "ticari gerekçeler" diyorlar. Şimdi, ben bakıyorum, az çok bilançodan, gelir tablosundan anlıyorum; 2019 yılında 695 milyon kâr etmiş, yine devamında, 2020'de 926 milyon kâr etmiş, 2021'de 1 milyar 200 milyon kâr edecek bir kuruluşla ilgili bir düzenleme yapıyoruz. Dolayısıyla, gerekçelerinizin çok hak getirir bir tarafı yok. Ne demek "Mevzuat engellerini aşalım." ne demek bu?

Şimdi, üçüncüsü şu değerli arkadaşlar: Makine ve Kimya Endüstrisi stratejik bir kuruluştur, dolayısıyla, her zaman kârlılık esas değildir, ülke güvenliği esastır; krizlere cevap verebilme yeteneği önemlidir ve kamu yararı önemlidir Makine ve Kimya Endüstrisinde. Bunları hiçe sayıyorsunuz. Ve başka bir nokta, güvenlik noktası değerli arkadaşlar. Şimdi, ben bir şeyi merak ediyorum: FETÖ'ye kozmik odaları açanlar -Makine ve Kimya Endüstrisinin de bu özelliği olduğunu hepimiz biliyoruz- "AŞ" yaparak kimlere kozmik bilgileri açacaklar? Örneğin, uzay sanayisiyle, savunma sanayisiyle ilgilenen bir damat buralarda gezecek mi mesela, talimat verecek mi? Bunu merak ediyorum değerli arkadaşlar. Ve şunu söylemek istiyorum: Hani diyordunuz ya "Biz Ergenekon'un savcısıyız." diye, Türk subayını, bbTürk ordusunu itibarsızlaştırdınız. Bu bire bir Türk ordusunu güçsüzleştirme tezgâhıdır değerli arkadaşlar, bire bir aynen Sakarya'da olduğu gibi, aynen Sakarya'da olduğu gibi böyledir. (CHP sıralarından alkışlar) Şunu söylemek isterim ki aynı zamanda Türk subayını itibarsızlaştıranlar, bugün, Mehmetçik'i kurşunsuz hâle getirmek istiyorlar. Makine ve Kimya Endüstrisi demek Mehmetçik'e kurşun demektir, bunu söylemek isterim ama sizin için vatan savunmasında -Mehmetçik'in kurşunuyla mı bilmiyorum- muhalefet edenlere biber gazı sıkmak ve biber gazının olması yeter depolarda, öyle bir anlayışınız var. Şunu söylemek isterim ki, şimdi, yönetim kadrolarını genişletiyorsunuz, hangi yönetim kadrosu? Bu zamana kadar atadığınız yönetim kadrolarında hangi olumlu sınavı verdiniz?

Bir başka nokta... Ramazan Can diyor ki: "Yasa var, özelleştirmeyeceğiz." Kardeşler, sizin sabıkanız var özelleştirme konusunda, sata sata bitiremediniz, 62 milyarlık özelleştirme yaptınız, TELEKOM'u sattınız, PETKİM'i sattınız, her şeyi sattınız, iktidarınızda 309 milyon metrekare vatan toprağı sattınız, 72.053 adet vatan taşınmazı sattınız. Biz şimdi size nasıl güvenelim? Nasıl güvenelim size? Nasıl güvenelim? (CHP sıralarından alkışlar)

Şunu söylemek isterim ki vatandaşlar bize güvensin, eğer Makine ve Kimya Endüstrisi özelleştirilmeyecekse şundan emin olsunlar: Zaten CHP iktidara geliyor, dolayısıyla özelleştiremeyeceksiniz. Hiç boşuna heveslenmeyin, Makine ve Kimya Endüstrisinin garantörü CHP iktidarıdır değerli arkadaşlar ve geliyor o iktidar, onu söylemek isterim. (CHP sıralarından alkışlar)

Şunu söylemek isterim ki bir orduyu yok edenler başka bir ordu yaratıyorlar, işsizlik ordusu değerli arkadaşlar. Bugün itibarıyla, kısa çalışma ödeneği desteği alan ve nakit destek alan 2 milyon kişi artık bu ödeneği almayacak ve kuvvetle muhtemel 10 milyon kişilik işsizlik ordusuna katılacaklar. Ben buradan bağırıyorum Nurşani'nin dediği gibi, duymuyorsunuz, çağırıyoruz duymuyorsunuz. "Ekmek olmazsa olmaz." diyoruz, duymuyorsunuz. "Açsa siz doyurun." diyorsunuz ve şunu söyleyeyim değerli arkadaşlar; Nurşani sizin iktidarınıza söylüyor: "Fakir ölse şaşan olmaz / Evi yansa koşan olmaz / Mezarını deşen olmaz / Ne olacak garibin hâli?" O yüzden, AŞ'yle maşeyle uğraşmayın, vatandaşın hâliyle uğraşın.

Çok teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)