| Konu: | Amasya Genelgesi'nin ilan edilmesinin 102'nci yıl dönümüne; Karaman, Kırıkkale, Aksaray ve Bayburt'un il olmalarının 32'nci yıl dönümüne; HDP İzmir İl Başkanlığına yapılan saldırıda hayatını kaybeden Deniz Poyraz'a Allah'tan rahmet, ailesine başsağlığı dilediklerine, HDP Grubunun acısını paylaştıklarına; Cumhur İttifakı'nın bileşenlerinin saldırıyı kınarken kurdukları cümleleri kaygı verici bulduklarına, aşılama çalışmalarına, SGK'nin işitsel beyin sapı implantı ödemelerine, 15 Temmuz yargılamalarına müdahillik taleplerinin bozulmasıyla ilgili Yargıtay kararına ve Meclis Başkanı Mustafa Şentop'un aylık 10 bin dolar alan siyasetçinin isminin açıklanmasına katkı sağlaması gerektiğine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 94 |
| Tarih: | 22.06.2021 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, 22 Haziran 1919'da cumhuriyetimizin temellerini oluşturan Amasya Genelgesi ilan olundu. "Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır." sözüyle kurtuluş mücadelemizin parolasını belirleyen, Sivas ve Erzurum Kongrelerinin habercisi olan Amasya Genelgesi 23 Nisan 1920'de bu Meclisin açılışına da öncelik etmesi nedeniyle son derece kıymetlidir. Bu vesileyle 102'nci yıl dönümünde Saraydüzü Kışlası'nda Amasya Genelgesi'nin görüşmelerine katılan ve tamimi imzalayan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere kurtuluş mücadelemizin tüm öncü kadrolarını bir kez daha saygıyla ve minnetle anıyoruz.
Sayın Başkan, otuz iki yıl önce Karaman, Kırıkkale, Aksaray ve Bayburt il oldular ve yıl dönümlerini yaşıyoruz hep beraber. Bizim Karaman ve Kırıkkale'de uzun süredir milletvekilimiz yoktu. Karaman'dan İsmail Atakan Ünver ve Kırıkkale'den Ahmet Önal grubumuzu temsil ediyor. Onların ve diğer siyasi partilerin milletvekillerinin şahsında bu 4 ilin il oluş yıl dönümlerini kutluyoruz. 2 ilde, Karaman'da ve Kırıkkale'de, Cumhuriyet Halk Partisi adına giden herkese "Oh be, artık CHP milletvekilleri var, Karaman'ın, Kırıkkale'nin sorunları Meclis kürsüsünden dile getiriliyor; iyi ki Cumhuriyet Halk Partisi bunlara sahip çıkıyor." diyorlar. Biz de Karamanlılara ve Kırıkkalelilere bize böyle 2 kıymetli milletvekilini gönderdikleri için teşekkür ediyoruz, minnet duyuyoruz; Aksaray'a ve Bayburt'a da muhalefetin değil ama iktidarın Cumhuriyet Halk Partili milletvekilleri için, bir sonraki dönem için söz veriyoruz. (CHP sıralarından alkışlar)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, geçtiğimiz hafta, Genel Kurulun çalışmama kararı aldığı bir günde İzmir'de korkunç bir cinayet yaşandı. Tabii, partimizin sözcüleri olarak bizler, Genel Başkanımız en üst düzeyde üzüntülerimizi dile getirdik, cenaze törenine katıldık. Bir kez daha Deniz Poyraz'a Allah'tan rahmet diliyoruz; ailesine başsağlığı diliyoruz; Halkların Demokratik Partisi Grubunun acısını, yüreklerindeki acıyı paylaşıyoruz. Bu noktalara gelmede egemen olan, siyaseten tükenmemek için, siyaseten bir avantaj elde etmek için, siyaseten yaşanan bazı kayıpları telafi etmek için siyasi rakiplerin, belli siyasi partilerin hedef gösterildiği, şeytanlaştırıldığı, âdeta bu tip suç işleme potansiyeli olan kişilere karşı kontrolsüzce hedef gösterildiği ya da biraz önce ifade edilen şüphelerin de üzerinde konuşulmasının son derece önemli olduğu bir süreçteyiz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ancak Cumhur İttifakı'nın iki bileşeninin hafta sonu ve bugün en üst düzeyde hem bu saldırıları kınamalarını kıymetli bulurken ardından kurdukları cümleleri son derece kaygı verici buluyoruz. Bunun Denizlerin ölmemesine katkısı olmaz. Kınamak, amasız ve fakatsız kınamak ve orada durmak varken, "Sorumlular araştırılacak, tekrarına izin vermeyeceğiz." demek varken ve bütün siyaset kurumunun dili açısından bu işlerden ders almak varken hedef göstermeleri tırmandırmanın doğru bir yaklaşım olmadığını düşünüyoruz.
Biraz önce Milliyetçi Hareket Partisinden gündem dışı söz kullanan meslektaşım Nevin Taşlıçay'ın aşı konusunda söylediği sözlere, aşı karşıtlığı propagandası konusunda kullandığı ifadelerin her birine ayrı ayrı katıldığımı ifade etmem gerekir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Aşı meselesinde gecikmeli olarak ama nihayet oldukça iyi bir noktaya doğru ilerliyoruz. Bunda BioNTech'in bulucuları, BioNTech'in geliştirilmesinde çok önemli payları olan Uğur Şahin ve Özlem Türeci'nin Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşları, soydaşlarımız olmasının çok önemli bir katkısı var. İYİ Parti'nin Nobel konusundaki önerisini kıymetli bulduğumuzu, desteklediğimizi ifade etmek isterim. Ama bir de şöyle düşünelim: Ya bu 2 Türk BioNTech'de olmasaydı? Çin'in insafına kalmıştık ve Çin neler yapıyordu hepimiz görüyorduk. Bu açıdan yerli aşı önemlidir. Siyaset bir yana, ben Mustafa Varank'la en sert polemikleri yaşayanlardan birisi olarak kendisini aradım, yerli aşıda gerekirse Faz 3 çalışmalarında denek olabileceğimi bizzat söyledim bir eczacı olarak. Sözümüze değer veren herkesin yerli aşıya katkı sağlaması önemlidir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, toparlayalım Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Efendim, yerli aşıda maalesef daha önceden aşılananlar şu anki antikor düzeyleriyle 3'üncü Faz çalışmalarına katkı sağlayamıyorlar ama aşılanmamış olanların özellikle plasebosunun artık Sinovac ya da BioNTech olarak yapılacağını duyduğumuz yani "Orada katılırsam üçte 1 ihtimal aşılanmamış olurum." kaygısı da ortadan kalkmışken yerli aşı meselesine siyaset üstü, partiler üstü bir katkı vermek lazım. Yerli aşınız yoksa bu dünyada savunma sisteminiz yok demektir ve son derece güvencesizsinizdir. Bunu ifade etmek son derece önemli.
Sayın Başkan, "işitsel beyin sapı implantı" diye bir şey var. Eğer bunu takarsanız, hele hele çocuk 6 yaşına gelene kadar takarsanız hem işitiyor hem konuşmayı öğreniyor; yoksa konuşmaktan da mahrum kalıyor. Bunun fiyatı 120 bin lira, SGK 40 bin lirasını ödüyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, toparlayın Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Eskiden tamamına yakınını ödüyordu ama sonra kurlardaki bu acayip artış SGK'nin fiyatını ta eski kurda bıraktı ve çok ciddi farklar çıkıyor. Dernekleri geldi, anlattılar, biz dinledik. Lütfen, bu konuda Sosyal Güvenlik Kurumu -bize ihtiyaç yok burada- bu küçük çocukların ömür boyunca kullanacakları bu implant kulaklıklarla ilgili fiyatları bir an önce güncellesin. Ayrıca, Tip 1 diyabet hastalarıyla ilgili biraz önce ifade edilen, hayatlarını kolaylaştıracak tıbbi cihazların ödenmesinin de bir an önce sağlanması gerekiyor.
Sayın Başkan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından bir tebliğname aldık. 15 Temmuz darbe gecesi burada olan milletvekilleri, biz hepimiz yani birçoğumuz -ben şahsen ve partim adına yargılamalara gittim katıldım, müdahillik dilekçemi verdim- mahkeme tarafından müdahil kabul edildik.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, toparlayın Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Şimdi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı İsmail Kahraman'ın, İsmet Yılmaz'ın, Özgür Özel'in, Ramazan Can'ın, Ali Özkaya'nın, Mustafa Elitaş'ın, Naci Bostancı'nın müdahillik taleplerinin kabul edilmesini bozma gerekçesi yapıyor, "Bozun bu kararı." diyor Yargıtaya. Yargıtay Başsavcısı diyor ki: "Bunlar suçtan doğrudan zarar görmedi." Bizim müdahillik talebimiz... Bir kere, yürütmesiyle, yasamasıyla, yargısıyla o gece Türkiye Cumhuriyeti devletine saldırıldı; biz de ışıkları sönük Meclisin ışığını açtık, belki o an hedef değildi, hedef oldu ama başarılı olsalardı zaten Meclisi lağvedeceklerdi. Milletvekillerinin müdahillik talepleri, hem bizzat burada başlarına bomba yağmıştır hem de milletin verdiği göreve sahip çıkma noktasındadır. Buna bu Meclisin ses yükseltmesi lazım. AK PARTİ'li milletvekillerinin de bizimle birlikte buna itiraz etmeleri gerekiyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayalım.
Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Meclis suçtan zarar görmediyse, milletvekilleri suçtan zarar görmediyse kim görmüştür? Elbette şehitlerimiz, elbette gazilerimiz; onların müdahillik talepleri zaten kabul edilmiştir ama Yargıtay Başsavcılığı "Milletvekilleri zarar görmedi." diyor. Bu karara, bu yaklaşıma çok dikkatli bakılması gerekiyor.
Son sözlerim Sayın Başkan, son başlığım da şu: Biz Meclis Başkanına başvurduk "Ya bu Süleyman Soylu'nun söylediği 10 bin dolar maaş alan, önce "milletvekili" iması yapılan siyasetçi kim?" Yirmi sekiz gün geçmiş, on beş gün içinde soru önergemizi Soylu yanıtlamadı, Meclis Başkanı yanıtlamadı; Soylu geçen hafta Meclis Başkanını ziyaret etti, yazılı bildirmiş ama Meclis Başkanı bize bu bildirimi söylemiyor, bize bunu yollamıyor. Yeniden yazılı başvuracağız ama Meclis Başkanı Sayın Şentop'a hatırlatmak lazım; şimdi artık herkes şunu biliyor: Bu Meclisin üyesi değil, aktif üyesi değil.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bitiriyorum Sayın Başkan.
BAŞKAN - Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Teşekkür ederim anlayışınız için.
Bu cümlede şu var: "Milletvekili değil." Hiç olmadı falan demiyor. "Bu dönem milletvekili değil." demek, geçmiş dönemlerde vardı demek. Meclis Başkanları, bu dönemki 600'le başlayan ve işte şimdi 582 sayısındaki milletvekilinin ve çalışanlarının Başkanı değildir. Geçmişte bu görevi yapmış olanların, vefat etmişlerdir bazı milletvekillerimiz, ailelerine karşı sorumlulukları vardır; yaşıyorlardır, daha önce görev yapmış milletvekillerine karşı Meclis Başkanı sorumludur. "Efendim, bu dönem değilmiş." deyip kenarından dolaşamaz Sayın Şentop; bu ismi açıklayacak, bu ismin açıklanmasına katkı sağlayacak. Adalet ve Kalkınma Partisi de aktif görevde olduğu iddia edilen o eski milletvekili hakkında nasıl bir tasarrufta bulunduğunu Türkiye kamuoyuyla paylaşmak zorundadır. Bunun peşini bırakmayız; Süleyman Soylu'nun da bırakmayız, Mustafa Şentop'un da. "Ne şiş yansın ne kebap; Süleyman'a dirseği gösterdim, öbür tarafta Cumhurbaşkanını karşıma almadım." yaklaşımını da doğru bulmuyoruz ve kınıyoruz.
Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)