| Konu: | 267 sıra sayılı Kanun Teklifi'ne ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 92 |
| Tarih: | 16.06.2021 |
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Doğrusu iki gündür, evet, görüşmeler yapıyoruz. Bu kanuna ilişkin, teklife ilişkin eleştirilerimize dair olumlu bir gelişme olur diye sabırla uzun süreli görüşmeler de yaptık ama maalesef hiçbir ilerleme kaydedilmedi, aksine, olumsuz eklemelerle devam ediyor. Bir tanesi şu: Mesela 6'ncı maddeye eleştirilerimiz vardı hakikaten. Önce 6'ncı maddenin ne olduğunu söyleyeyim. Eşi ölen ya da eşi cezaevinde olan bir kadının 15 yaşından küçük çocuğu varsa işte, ertelenecekti cezası; yani çocuk o yaşı doldurana kadar ve cezası on yılın altındaysa. Buna ilişkin eleştirilerimizi saklı tutmak kaydıyla, biz bunu olumluya çevirmek isterken maddeyi tamamen çektiler. Yani şu anda cezaevlerinde anneleriyle tutulan yüzlerce bebek var, çocuk var. Lohusa kadınlar tutuklanıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Lohusa kadınlar bile tutuklanıyor. Buna ilişkin, bu kısmen olumlu düzenleme çekildi.
Diğeri, Sayın Başkan, dinleme meselesi. Şimdi, tutuklu ve hükümlüler -altını çizerek söylüyorum- haklarında... Tutuklular için söyleyeyim; bir suç isnadıyla sonuçta tutuklanıyorlar, cezaevine gönderiliyorlar ve yargılamaları devam ediyor. Bu insanların cezaevindeki hak ve özgürlüklerinin korunması hem yasaların hem de hepimizin temel görevlerinden bir tanesi. Cezaevinde tutulan tutuklular için önce söyleyeyim, suçsuzluk karinesini esas kabul ederek yine söyleyeyim; haklarında hiçbir delil başlangıcı, bir delil, bir iddia yokken ve savcı talebi olmadan, yargı makamının hiçbir müdahalesi olmadan, tamamen cezaevi idaresinin talebi ve oluruyla süresiz dinlenebilecekler.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Kiminle görüşmeler dinlenecek? Eşi, çocuğu, kardeşi, annesi, babası, işte, varsa ikinci dereceden hısımları. Niye dinliyorsunuz bunu? Niye dinliyorsunuz yani? Siz zaten bir yargılama yapıyorsunuz, orada özel görüşmelerini neden kayıt altına alıyorsunuz? Bir yıl kayıt altına alınacak; hükümlüler için, yirmi yıl, otuz yıl cezaevinde olanları da tekrar aynı sistemle süresiz dinleyebilecekler. Bizim önümüze getirdikleriyse bir yıl sonunda -bugün "pozitif" dedikleri şey- bu görüşme tutanakları imha edilecek. İmha etseniz ne olur, etmeseniz ne olur? Siz zaten o belgeleri tutuyorsunuz, bütün özel hayatını, kişilik haklarını ihlal ediyorsunuz. Bu çok vahim bir düzenleme.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım efendim.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bitiriyorum Başkan.
Bu düzenlemeyle aslında şu hedefleniyor: Dışarıyı cezaevine çevirdiler, yarı açık cezaevinde yaşıyoruz hepimiz; şimdi cezaevinin içinde ayrıca, ek yaptırımlarla ve aslında tedbir dedikleri baskı yöntemleriyle, içeridekileri de dışarıya çıkarmama, yeni suç tipleri icat etme var.
Son olarak, savcılar üzerine de 2'nci ve 3'üncü maddede vesayet geliyor, yeni bir vesayet geliyor. Savcıların bağımsızlığı -tarafsızlık demeyeceğim- kalmıyor. Takipsizlik kararı verdi savcı, savcı neye göre veriyor? Önündeki ceza usul mevzuatına göre, Ceza Kanunu'na göre veriyor. Hayır, başsavcı beğenmedi onu, itiraz edebilir. Yok efendim, iddianame açtı, iddianameyi zaten değerlendirecek yine başsavcı. Yeni bir denetim mekanizması geliyor. Kesinlikle, bunların hiçbiri... Türkiye'de, bırakın insan hakları alanında iyileştirmeyi, tamamen geriye götüren ve "insan hakları paketi" adı altında insan haklarını lağveden bir yaklaşımla karşı karşıyayız; bunu kabul etmiyoruz.