GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Meclis personelinin mesai saatlerine, Mecliste 4/A'lı çalışan personelin durumuna, Soma Uyar Madencilikte çalışan işçilerin tazminat sorununa ve 13 Mayıs 2014'te Soma'da meydana gelen maden kazasıyla ilgili davaya ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:4
Birleşim:90
Tarih:10.06.2021

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, Meclisimizde çalışan arkadaşlarımızın, birlikte görev yaptığımız arkadaşlarımızın iki önemli sorunu var; bunları sizin, Başkanlık Divanının ve Meclis Başkanının dikkatine sunma ihtiyacı duyuyoruz.

Pandemi tedbirlerinden dolayı, Mecliste görev yapan arkadaşlarımızın çalışma saatleri 08.00-16.00 olarak revize edildi. Bu, idarenin aldığı bir karar; arkadaşlarımız bu karara uyuyorlar ama Meclisin uzun çalışma saatleri olduğu günlerde, örneğin akşamleyin beş saat, fazla mesai yapıyorlar. Arkadaşlarımız fazla mesaiyi hak ettikleri hâlde "Siz, günde ikişerden haftada on saat eksik çalışıyorsunuz." deyip, on saati mahsuplaştırıp gece yarısı 01.00'e kadar çalışanın hakkını vermiyor Meclis. Diyor ki: "Zaten ikişer saat eksik çalıştınız." Bu, idarenin bir kararı; arkadaşlarımız altıya kadar çalışmak üzere göreve geliyorlar "Dörtte eve gidin." deyip gece yapılan mesaiyle bunun mahsuplaştırılması doğru bir yaklaşım değildir, Meclisimizin de böyle bir şeye ihtiyacı yoktur; bu hatalı uygulamanın düzelmesini bekliyoruz.

İkincisi, geçen sene kasım ayında mülakatlı ve sınavlı şekilde 4/A yani memur statüsünde çalışanlar alındı; berber, bulaşıkçı, çaycı, garson ve çok sayıda temizlik işçisi var. 2011'de çıkan 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'den dolayı, aynı işi yaptıkları 4/A'lı diğer personel 7.500 lira maaş alırken bu arkadaşlarımız 4 bin liranın biraz altında ya da biraz üstünde maaş alıyorlar. "Eşit işe eşit ücret" çok temel bir prensipken... Elbette kıdem farklılıkları, kıdem fazlası maaşa yansır ama bu kadar büyük bir farkın oluşmaması gerekir. Sorunlar iletildiğinde hep Meclisin bir teşkilat yasasının çıkarılacağı söyleniyor. 4/A'lı personelin bir kısmı yaş olarak çok ileri, verilen görevi yapamayacak durumda, onlar emeklilikle ilgili teşvik edici bir düzenleme bekliyorlar; genç arkadaşlarımız da "Koşturarak çalışıyoruz, eve gidince kolumuzu kaldıracak hâlimiz kalmıyor, çocuğumu göremeden uykuya dalacak kadar yorgun oluyorum." diyor. 4/A'lı personelin hem emekliliğiyle ilgili hem de eşit işe eşit ücret noktasındaki, teşkilat yasasıyla ilgili bir çalışmanın bir an önce yapılmasını, buna Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak da müspet katkı sağlayacağımızı tutanaklara geçirmek istedim Sayın Başkanım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Dün hem iktidarın hem bizim ziyaretçilerimiz vardı; onlar, Soma maden faciasından sonra dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da görüştüğü ve söz verdiği Uyar Madencilik işçileriydi. Bir hülleyle, bir muvazaayla madenini kapatıp kaçan ama Ermenek'te ve Türkiye'nin dört bir yanında devletten aldığı madenleri işleten, ciddi paralar kazanan ama 800'ün üzerindeki Somalı madencimize hakkını vermeyen Uyar Madencilik var. Bunun içinde, iki gözü kör olmuş, iki ayağı da kopmuş, kazalarda malul duruma düşmüş kişilerin tazminatları da dâhil. O arkadaşlarımız dün buradalardı, görmeyen gözleriyle Mecliste adalet aramaya devam ettiler. Hem AK PARTİ'yi hem MHP'yi hem muhalefet partilerini ziyaret ettiler.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Biz, bu konuda, nasıl Soma'daki diğer şirketteki sorunları hep birlikte çok geç de olsa çözdük ve artık oradan bir şikâyet gelmiyorsa Uyar Madencilik işçilerine verilmiş bu devlet sözünün de tutulması lazım. Sayın Elitaş'la da görüşmüşler; ilk torba yasada bu sorunu çözecek bir düzenleme için biz hazırız, bekliyoruz.

Sayın Başkanım, son olarak da yine Soma'dan bahsedeceğim. 13 Mayıs 2014'te 301 baba, 301 eş, 301 evlat kaybedildi; bütün Türkiye ağladı, aylar değil yıllarca atlatamadığımız bir travmaydı. 22 blok duruşma oldu, seksenin üzerinde gün dava takip ettik biz orada, o dönemin milletvekilleriyle ve şimdiki milletvekillerimizle birlikte. Grubumuz yüksek hassasiyet gösteriyor ancak orada bütün ailelerin razı olduğu bir hâkim karardan hemen önce değiştirilip başka maden kazalarında ölenleri suçlu bulan bir hâkim getirilmiştir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayalım lütfen.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - 301 kez ölüme sebebiyet vermeden cezalandırılması beklenen suçlular -on yıl, on beş yıl, on yedi yıl- yattığı süre göz önünde bulundurularak, iyi hâlden, kravattan indirimlerle hepsi bırakılmıştı, sadece 5 kişi tutukluydu. 30 Eylül 2020'de Yargıtay 12. Ceza Dairesi toplandı, 5-0 bir karar verdi "Bu kadar açık ihmallerin, kusurların olduğu bir davada bu kadar hafif cezalar olur mu?" dedi, bozdu. Dosyanın mahkemeye intikali beklenirken şaşılacak bir şekilde yollanmadı, yollanmadı, yollanmadı; sonra 3 yeni hâkim atandı 12. Ceza Dairesine, bunlardan birisi de meşhur Kenan İpek. Sonra, 30 Eylüldeki kararı -şubat ayında- 5-0'lık kararı yeni 3 hâkimin oyuyla...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Son kez açıyoruz.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - ...yeni oluşturulan heyet 3'e 2 bozdu Sayın Başkanım; Kenan İpek'in de içinde olduğu, 3 yeni üyenin olduğu 5 kişilik yeni heyet 3'e 2 bozdu, tekrar yolladı; apar topar iki duruşma yapıldı, pazartesi son duruşma var. Soma'da suç işlenecek değerli milletvekilleri ve bu iş kapatılacak. Ayrıca bu kararla birlikte 5 tutukluyu da saldılar, hiç tutuklu da kalmadı. Analar ağlıyor, evlatlar ağlıyor, kardeşler ağlıyor ve şimdi "Yattıkları yeter, kravatı da taktılar, iyi hâlleri de var." diye bıraktılar ve Soma davası kapanacak.

Bütün milletvekillerimizi, o günlerde Soma'ya ağlayan herkesi, "Unutursak yüreğimiz kurusun." diyen herkesi, gelebileni Soma'ya bekliyoruz; gelemeyen, sosyal medyada iki satır yazsın "Soma için adalet!" diye.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bitiriyorum Sayın Başkanım.

BAŞKAN - Peki, selamlayın.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Pazartesi sabah ekmek alırken bakkala "Bugün Soma davası var." deseler, metrobüste sıkış tepiş giderken yanındakine "Bakalım bugün Soma davası ne olacak?" deseler; birlikte çalıştığı tezgâhta, iş yerinde, fabrikada, dokuma atölyesinde yanındaki emekçiye "Soma'yı unutmayalım." deseler Soma'nın kaderi değişecek. Ama kamuoyu ilgisi azaldığı için birileri siyaset, sarı sendika ve sermaye üçgeninin yuttuğu 301 evladımızın hakkını yiyecek, analarını ağlatacak. Pazartesi günü için Soma'ya ilgi, alaka, destek, hiçbir şey yoksa insanların dualarını bekliyoruz, Soma'ya ilgi göstermelerini bekliyoruz.

Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım. (CHP sıralarından alkışlar)