| Konu: | Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 87 |
| Tarih: | 02.06.2021 |
MURAT EMİR (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Üzerine söz aldığım 10'uncu maddede meslek odalarının üyelerinin meslek odalarına olan borcu yeniden yapılandırılıyor. Türk Tabipleri Birliğinin, Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliğinin, Türk Mühendis ve Mimarlar Odalarının, Türk Diş Hekimleri Birliğinin borçları yapılandırılıyor ama Türk Veteriner Hekimleri Birliği nasılsa unutulmuş. Bize bu konuda oldukça büyük oranda talepler geldi ve bizim ısrarlı takibimiz sonucunda iktidarın Türk Veteriner Hekimleri Birliğini de bu kanun maddesi içerisine yerleştirecek bir önergede bulunmalarını olumlu buluyoruz, destekliyoruz; yerinde bir karardır.
Değerli arkadaşlar, vaktimi salgın yönetimiyle ilgili kullanmak istiyorum. Nereye elimizi atsak bir skandal, nereye elimizi atsak şaşıracağımız derecede gerçekten bir rezaletle karşılaşıyoruz. En son Sayın Cumhurbaşkanı, dün 3'üncü doz aşısını olduğunu söyledi. O hâlde Sayın Cumhurbaşkanı ilk doz aşısını ne zaman oldu? Çünkü Sayın Cumhurbaşkanı 14 Ocakta hem kameralar önünde hem de örnek olma iddiasıyla, yani sırası gelmemişken örnek olacağım diye, hem de tek başına değil MYK'siyle gitti aşı oldu. Eğer o ilk aşısı ise yirmi bir gün sonra 2'nci aşısını olmuş olması lazım. Eğer öyleyse gerçekten, hatırlatma dozu şu anda Türkiye'de uygulamada değil ama hadi diyelim ki, Cumhurbaşkanı, bir torpil yaptınız, en erken ağustosta olabilir. O hâlde acaba Sayın Cumhurbaşkanı kasım, aralık aylarında mı aşı oldu? Bu soru sizce yerinde bir soru değil mi? Bu soruyu cevaplaması gereken Sayın Cumhurbaşkanı değil mi? Peki, biz aralık ayında "Birileri el altından aşılanıyor, torpilliler aşılanıyor, Türkiye'de nüfuzlu kişiler aşılanıyor." derken "Belgesini göster." demiştiniz. Ben de "Ya, el altından aşılanmanın belgesi mi olur? Hepimiz biliyoruz, siz de biliyorsunuz." demiştim. Bakın, Allah söyletiyor ve Sayın Cumhurbaşkanı bunu itiraf etti. Bununla da kalmadı dedi ki: "Antikor seviyemi ölçmek için de adım attım." Adım atmasına gerek yok, kan vermesi yeterliydi. Peki Türkiye'de aşı olduktan sonra antikor ölçümü diye bir şey var mı uygulamada? Yani insanlar gidip de "Ben bir de antikoruma baktırıvereyim." derlerse o antikora bakılıyor mu zannediyorsunuz? Hayır, bakılmıyor. Hani Cumhurbaşkanı örnek olacaktı ya, örnek olmak için aşı olmuştu ya, öyleyse Cumhurbaşkanının "Ben antikorlarıma da baktırdım, merak ettim." deme hakkı var mıdır? O noktada da örnek olması gerekmez mi?
Peki Sayın Cumhurbaşkanı hangi aşıyı oldu acaba? Bunu da merak ediyoruz. Hatırlatma dozunu acaba yine Sinovac'tan mı oldu, yoksa BioNTech aşısından mı oldu? Bu da çok önemli, Sayın Cumhurbaşkanı bunu açıklamak zorunda ki, kendisi örnek kişi olarak aşılanmış ve örnek de olması gereken bir konumda gerçekten. Öyleyse Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşayan 84 milyon vatandaşımıza örnek olmak üzere ilk aşısını ne zaman olduğunu ve hatırlatma dozunu hangi aşıdan olduğunu da söylemek zorunda.
Bakın, BioNTech aşısını nihayet alıyoruz. Sayın Sağlık Bakanının söylediklerini, çelişkileri ortaya koymaya kalksam ben, en az üç saat konuşmam lazım. Neredeyse birbirini yalanlamayan hiçbir sözü yok. "BioNTech aşısını niye almıyorsunuz?" diye ısrarla sorduğumuzda anımsayın ne demişti: "Orta ve uzun vadeli yan etkilerini bilmiyoruz, geleneksel aşı çok daha iyi." Çünkü Sinovac'la çoktan anlaşmıştı, el altından anlaşmıştı, hem de komisyoncular üzerinden anlaşmıştı. Şimdi, kendisinin inandırıcı olmadığının farkında, Uğur Şahin'le basın toplantısı yapıyor, diyor ki: "Artık bu sefer inanırsınız 30 milyon dozun geleceğine." Peki, o zaman bizim Sayın Sağlık Bakanına sorma hakkımız yok mu? Şimdi, siz BioNTech aşısının orta ve uzun vadeli yan etkilerini hâlâ bilmiyorsunuz. O hâlde, siz mi yanıldınız? Sizi kimler yanılttı? Hangi danışmanlar yanılttı? Hangi danışmanlar yanılttığı için BioNTech aşısını siz aylarca kapıda beklettiniz ve anlaşma yapmadınız? Bu soruların hepsi ortadadır. 8 Ocakta "30 milyon doz anlaştık; 4,5 milyonu garanti, 30 milyon da geliyor." diyen Sağlık Bakanının mayıs ayının 21'inde "30 milyon doz gelecek." demesi... Bakın, arada neredeyse altı aylık bir süre var.
30 binin üzerinde kayıtlı ölüm var -çok ciddi bir şeyden bahsediyorum- yani Bakanlığın açıkladığı ölüm sayısı bile 30 binin üzerinde. Bu gecikmenin hesabını kim verecek? Meclis bunu mutlaka araştırmak zorundadır ve Sağlık Bakanının gelip burada bunun hesabını vermek zorunda olduğunu bilmesi lazım.
Yani haziran ayında BioNTech aşısı getirmek bir başarı değil; başarı, bunu şubat ayında getirmekti ama bu başarısızlık da Sağlık Bakanının hanesine yazıldı.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)