| Konu: | AK PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 86 |
| Tarih: | 01.06.2021 |
HDP GRUBU ADINA MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri ve sevgili halkımız, size skandal 2 tane yargı kararını söyleyeceğim, ona siz karar verin.
Biri, önceki dönem Eş Genel Başkanımız Selahattin Demirtaş'a iki yıl altı ay ceza verildi. Neden? Mahkemedeki savunmasında -tam cümleyi söyleyeyim- diyor ki Yüksel Kocaman için: "Bunların, bu hukuksuzlukların hesabının hepsini yargı önünde vereceksiniz." Buradan savcılık suç duyurusunda bulunuyor, Ankara Asliye Ceza Mahkemesine gidiyor ve bunun için ceza veriliyor mahkemedeki savunmasına. Siyasi ilişkileri dile getirilmiş Yüksel Kocaman'ın bu cümleden hareketle. Savcının siyasi ilişkiler içinde bulunması suç değil, savcının basına konuşması suç değil, talimatla hareket etmesi suç değil, özel uçakla balayına gitmesi suç değil, Beştepe'ye gitmesi, resim vermesi suç değil, bunları sosyal medya üzerinden yayınlaması hiç suç değil. Bunlar halkı etki altında bırakmıyor ama bunu dile getirmek suç, öyle mi? Bunu neresinden tutalım?
Şimdi, "yargı bağımsız" diyenlere söylüyorum: Demirtaş'a verilen bu ceza da karar da hukuk dışıdır ve gerçekten burada mahkeme görevini kötüye kullanmıştır. Evet, kendilerine "Hukukçuyum." diyen bu yargı mensuplarının hepsi ileride adil bir yargının önünde hesap verecek, hesap vereceksiniz. Bu karar siyasidir, bir savunmadan yeni bir dava üretip ceza vermenin hiçbir izahı yoktur.
Diğeri: Ergani Belediyemize -umarım, Başkan bana süre verir, hızlı anlatıyorum- kayyum atandı. Kayyum atanmasına gerekçe olan davada Belediye Eş Başkanımız Ahmet Kaya yargılandı -yargılandı diyorum- savcı beraat istedi, beraat etti, temyiz süresi geçti, beraat kararı kesinleşti -altını çizerek söylüyorum- kesinleştikten sonra kendisi Diyarbakır Valiliğine başvuru yaptı, dedi ki: "Ya, benim hakkımda bir dava açılmıştı, kayyumu bunun için atadınız, bu nedenle beni göreve iade edin." Fakat bilin bakalım, ne dediler? Bu dilekçeyi almadılar, "Kaymakam izinli." dedi Valilik ve hemen sonrasında, bu dilekçe üzerine Diyarbakır Valiliği dava dosyasına dilekçe yazarak "Ben bu davanın tarafıyım. Görevden uzaklaştırmada kayyum yönetiminin menfaati var. Bu karar bizi mağdur edecek. Kesinleşen kararı bozun." diyor. Mümkün değil, hukukta böyle bir yol yok, kesinleşen bir yargı kararı var. Bu karar bozuluyor ve istinafa gönderiliyor; başsavcıya talimat veriliyor, kesinleşen karar istinafa gönderiliyor. Kayyum hırsızlık yapıyor, suç değil...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Vermeyeceksiniz, değil mi?
BAŞKAN - Vermeyeceğim.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - O zaman anlatayım.
BAŞKAN - Sayın Beştaş, milletvekili olarak yani grup başkan vekili olarak yerinizden yeterince tolerans gösteriyorum. Lütfen...
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Bitiriyorum.
Sayın milletvekilleri, umarım, bu skandalı yeterince anlatabilmişimdir. Hırsızların mağdur olduğunu kayyumlar sayesinde gerçekten öğrendik. Şimdi, kayyumun ne menfaati var? Her gün İçişleri Bakanlığı bas bas bağırıyor, "Suç işliyorlar, ben kayyum atıyorum." diyor, biz de ilk günden beri "Darbedir." diyoruz. Ya, belediye başkanımız beraat etmiş, bütün yollar tüketilmiş, beraat kararı kesinleşmiş; Valiliğe "İade edin." diye dilekçe veriyor, Valilik "Senin beraatin benim aleyhimedir, benim menfaatim var." diyor. Bu menfaat nedir sizce? Tabii ki o belediyede çalıp çırpmak ve halk iradesine el koymak. Bu da menfaat değildir, bunu bütün Türkiye duysun. (HDP sıralarından alkışlar)