| Konu: | Gezi direnişinin 8'inci yıl dönümüne, İpek Er davasına, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikasına yönelik operasyona, Bitlis esnafının sorunlarına, Türkiye İstatistik Kurumunun büyüme rakamlarına, eski Van Milletvekili Nadir Yıldırım ile Demokratik Bölgeler Partisi Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek'in başlarına ödül konulmasına ve yargının tamamen siyasetin emrinde olduğuna ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 86 |
| Tarih: | 01.06.2021 |
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Evet, Gezi direnişinin 8'inci yıl dönümündeyiz. Dün her ne kadar bu yıl dönümü kutlamalarına ya da protestosuna, itirazlara izin verilmediyse de biz, buradan şunu ifade etmek istiyoruz: Gezi, iktidarın rantçı ve baskıcı politikalarına karşı Türkiye halklarının ortak bir itirazı ve yaşanabilir bir ülke için yürütülen kolektif bir mücadeleydi. Tüm ezilen, yok sayılan, ötekileştirilen halklarımızla birlikte demokratik bir ülkeyi, demokratik cumhuriyeti inşa edene kadar tabii ki mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu vesileyle Gezi'de hayatını kaybeden tüm canları, Berkin'i, Ethem'i, Ali İsmail'i, Mehmet'i ve adını sayamadığım tüm canları saygı ve özlemle anıyorum.
İpek Er duruşması bugün Siirt'te görüldü. İpek Er kimdir? 7 Temmuzda, Siirt Cumhuriyet Başsavcılığına, Uzman Çavuş Musa Orhan'ın tecavüzüne uğradığı şikâyetiyle...
Ara vereyim mi Başkan?
BAŞKAN - Gök gürledi.
Buyurun.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Devam edeyim.
BAŞKAN - Tabii, tabii.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Neyse, baştan alayım.
Batman'ın Beşiri ilçesinde yaşayan İpek Er, Uzman Çavuş Musa Orhan'ın tecavüzüne maruz kaldı, 7 Temmuzda bunu Başsavcılığa bildirdi, şikâyetçi oldu ve maalesef 16 Temmuz 2020'de de bir mektup bırakarak intihar etti; otuz dört gün hastanede yaşam mücadelesi verdi ama kurtarılamadı, hayatını kaybetti. Bugün 3'üncü duruşması vardı. Musa Orhan hâlâ tutuksuz ve nitelikli cinsel saldırı suçundan açılmış bir dava var. Bu dosyanın nasıl manipüle edildiğini hepimiz gayet iyi biliyoruz. Uzman Çavuşun nasıl koruma altına alındığını da biliyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edin lütfen.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Üniformalı faillerin nasıl korunduğuna bir kez daha İpek Er davasında tanıklık ediyoruz. İşte, İstanbul Sözleşmesi'ni kaldırmak demek, bu katillerin korunması anlamına geliyor. Bizler ve İpek Er'in avukatları erkek adalet değil gerçek adaletin sağlanmasına kadar kesinlikle bu mücadeleden vazgeçmeyeceğiz ve bir an önce, değil Uzman Çavuş Musa Orhan'ın, kim olursa olsun, nitelikli cinsel saldırı suçundan korunmasından vazgeçilmesi ve tutuklanması gerektiğini bir kez daha ifade etmek istiyorum.
Sayın Başkan, pandemi döneminde sağlıkçıları koruması gereken, kayırması gereken iktidar, SES emekçilerine yönelik bir operasyon yaptı ve Eş Genel Başkan Selma Atabey ve önceki Eş Genel Başkan Gönül Erden'in de aralarında olduğu, ayrıca yine bizim PM üyemiz Bedriye Yorgun'un da...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edin lütfen.
SES emekçileri gözaltında. Bugün gözaltı süresinin ardından adliyeye çıkarıldılar, ifade alınmasına bile gerek duyulmadan tutuklamaya sevk edildiler. Kesinlikle, bu, gündemi saptırma dışında hiçbir şey ifade etmiyor. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası emekçilerini derhâl serbest bırakın demek istiyorum.
Şimdi, Bitlis esnafına ilişkin elimizde çok vahim bir tablo var. Pandeminin esnafı ne kadar olumsuz etkilediğini hepimiz gayet iyi biliyoruz. Buna dair bir önlem alınmıyor ama Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Bitlis'te esnaflar çarşısının içinde bulunduğu alanın sit alanı ilan edilmesinin ardından apar topar, büyük bir çöküş içinde olan esnafı dikkate almadan, yıllardır ticari faaliyetlerini yürüttükleri dükkânlarından çıkmaları için tebligat yapılmış. Neden? Çünkü yeni bir proje var.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bu projenin uygulanmasında Bitlis esnafına ne maddi bir yardım ne de gidecekleri yer belirtilmemiştir. Bitlis Dere Üstü Islah Projesi kapsamında yıkılmak isteniyor buralar; yeni yapılan Ziraat Bankası, PTT binası da yıkılacak yerler arasında. Yaşamlarını o dükkânlardan sağlayan ve şimdi dükkânları yıkılmak üzere olan esnaflara, bu konuda taleplerini dile getirdikleri için şimdi de açıklama yapma yasağı geldi ve aynı projenin uygulandığı yerde, daha 2019 yılında, yeni bir proje kapsamında aynı yere 8 milyon harcandığını da not etmek istiyorum. Yani para harcanıyor, bir yıl sonra tekrar yeni bir proje kapsamında o para çöpe atılıyor.
Bitlis esnafı âdeta işsiz bırakılıp göçe zorlanırken diğer yandan ekonomi büyüyormuş.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi lütfen.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - İktidarın hayalî veri kurumu TÜİK'in yaptığı açıklamaya göre, Türkiye ekonomisi 2021 yılının ilk çeyreğinde yüzde 7 oranında büyümüş. Türkiye ekonomisi büyümüyor; TÜİK'in kıblesi saray olduğu için sarayın harcamalarındaki büyümeyi Türkiye büyümesi sanıyor. Büyüyen, yandaş bilançoları, saray israfları, uçan ve yüzen saraylardır. TÜİK'e söyleyelim: Azalan, halkın iş ve aşıdır; büyüyen bir Türkiye varsa sarayın Türkiye'sidir. Bir de azalan iş ve aş karşılığında halkın Türkiye'sinde büyüyen işsizlik, yoksulluk, iflaslar ve icra dosyalarıdır.
Sayın Başkan, son olarak çok önemsediğim bir konuyu ifade edip bitireceğim, umarım "Devam edin." dersiniz. Önceki dönem -biraz önce "Devam edin." diyordunuz da o yüzden- Van Milletvekilimiz Nadir Yıldırım ve Demokratik Bölgeler Partisi Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek hakkında, ne hikmetse dün başlarına 10 milyon TL ödül konulmuş.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Son kez açıyorum, devam edin.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Neymiş? Kobani kumpas davasında bir kumpasla şüpheli yapılıyorlar. Önceki dönem milletvekili, bir partinin eş genel başkanı ve İçişleri Bakanlığı, birilerine koruma verip uluslararası alanda seyahate gönderirken birilerinin de siyaset yaptıkları için başlarına ödül koyuyor. Bu ne yaman çelişki gerçekten. Yani bunu asla kabul edemeyiz. Bu Parlamentoda milletvekilliği yapmış, bu ülkede siyaset yapmış ve sadece haksız ve hukuksuz saldırılar, suçlamalar sebebiyle sürgünde olan siyasetçilerin başına ödül konulması AKP'nin artık daha fazla ne yapacağını da açıkçası ortaya koyuyor. Bu ne çaresizlik, bu ne acizliktir. Yani buradaki davaların nasıl bir yargıyla yürütüldüğünü biliyoruz. Kumpasların nasıl olduğunu biliyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Teşekkür ederim.
Son cümlenizi alayım o zaman, sadece son cümle.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Son cümlem şu Başkan: Yargı tamamen siyasetin emrinde, İçişleri Bakanlığının da maalesef
talimatlarını yerine getiriyor. Bu yargı, ortada çarşaf çarşaf deliller varken bir işlem yapmazken sadece Kürt halkına, HDP'ye ve muhaliflere yönelik çalışıyor. Bunu da bütün Türkiye görsün diyorum.
Teşekkür ediyorum.