| Konu: | Sigortacılık ile Diğer Bazı Alanlara İlişkin Kanunlarda ve Bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 82 |
| Tarih: | 20.05.2021 |
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, kanun teklifinin gerekçesinde, salgın sonrası güçlü ve kaliteli büyümenin sağlanabilmesinin, şeffaf, öngörülebilir ve hesap verilebilir yönetişimin amaçlandığı ileri sürülmektedir. Arkadaşlar, sormak istiyorum: Gerekçede bunları alt alta sıralayanlar hangi ülkede yaşamakta? Bu politikalarla hangi güçlü ve kaliteli büyüme sağlanacak? Hangi şeffaf, hangi hesap verilebilir yönetişim? Madem amaç şeffaflık o zaman tekrar soralım: 128 milyar dolar nerede? Kime, hangi kur üzerinden sattınız? Merkez Bankası Başkanlığına getirdiğiniz kişiyi ne oldu da alelacele görevden aldınız? "Şeffaflık" ve "hesap verilebilirlik"miş! Siz hesap vermeyi helalleşmek olarak mı biliyorsunuz? Salgında en az destek veren 3 hükûmetten biri ol; esnafa "Dükkânını kapat." derken lebalep kongre doldur; sonra çık, milletten helallik iste. Değerli arkadaşlar, orası helallik isteme makamı değil, dar günde milletin yanında olma makamıdır. Esnaf da diyor ki: "Seçimlerde geldikleri zaman tencereye ne koydularsa biz de onu geri vereceğiz." On beş ay sonra esnaf aklınıza geldi de 1 milyon 150 bin esnafa 4,6 milyar TL vereceğinizi açıkladınız, arkasından da bastınız akaryakıt zammını. Bu miktar esnafın bir aylık kirası değil; elektriği, doğal gazı ödeyip nasıl geçinecek bu insanlar? Esnafı kaderine terk ederken 2021 yılı ilk dört ayında "1 kuruş vermeden yapıyoruz." dediğiniz döviz garantili projelere 10 milyar 300 milyon TL ödediniz. Sen bütçeyi götür Cengizlere, 5'li çeteye dök, sıkıntıya düşen milyonlardan helallik iste!
Değerli milletvekilleri, 7'nci maddeyle, 18 yaş altı vatandaşlarımız bireysel emeklilik sistemi kapsamına alınıyor. Bunu kimden bekliyorsunuz, bu ödemeyi kim yapacak hem de salgın döneminde? Tasarruf edecek geliri olması lazım ki vatandaş bunu yapabilsin. Siz hangi ülkede yaşıyorsunuz? Bilmiyor musunuz milyonlarca ücretli çalışanın aylık gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğunu? Kayıt dışı istihdam edilenlerin asgari ücret bile elde edemediğini bilmiyor musunuz? Ücretsiz izne çıkarılanların günlük 50 lira açlık ücretine mahkûm edildiğini, her 4 gençten 1'inin işsiz olduğunu, geniş tanımlı işsiz sayısının 9,2 milyona ulaştığını, halkın çarşı pazarda yaşadığı enflasyonun yüzde 50 olduğunu, vatandaşın karnını bile zor doyurduğunu; bunları bilmiyor musunuz? Siz hangi ülkede yaşıyorsunuz? İnsanlarımızın tasarruf yapacak hâlinin kalmadığını bilmiyor musunuz? Bal gibi biliyorsunuz ancak amacınız, sosyal devletin kamusal bir görev olarak yapması gereken işi vatandaşın sırtına yüklemek; amaç, sosyal güvenlik ve emeklilik sisteminin piyasalaştırılması ve özelleştirilmesi; amaç, çalışanın değil, sermayenin ihtiyaçlarının karşılanması.
Değerli arkadaşlar, size güncel bir örnek vermek istiyorum. Muğla'dan bir kardeşimi aradım geçen hafta, sordum, bana söylediği şu: Bireysel emeklilikte yedi yılda 40 bin lira biriktirmiş, bugün BES'ten çıkmak istediğinde devlet katkısının yüzde 65'i kesiliyor yani 6 bin lira kesinti oluyor. Peki, bu kişinin devlet katkısından yüzde 100 faydalanması için ne gerekiyor diye baktığımızda on yıl ve 56 yaş şartı isteniyor. Zorunlu Tasarruf Fonu gibi, Konut Edindirme Fonu gibi geçmişteki örnekler başarısız olmuştu. Türkiye gibi reel asgari ücretin düşük seviyelerde olduğu ülkelerde bu tasarrufların artırılması akılcı bir yaklaşım değildir. Bunun yerine kullanılabilir gelirin artırılması üzerinden bir politika üretilmelidir.
Değerli arkadaşlar, Sayın Cumhurbaşkanı dedi ki: "Sıkıntıya düşen olduysa hepsinden helallik istiyorum." "Olduysa" ne demek Sayın Erdoğan? Vatandaşı ne kadar desteklediniz de olmayacak?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
SÜLEYMAN GİRGİN (Devamla) - Teşekkür ederim Başkan.
Bu dönemde halk bir yandan canıyla uğraşırken, bir yandan da biriken kiraları, biriken faturalarıyla boğuşurken, "Ya sabır" çekip "Bugünler geçer." diye fedakârlık yaparken siz ne yaptınız? Siz, büyük bir kibirle lebalep kongrelerle düşmekte olan vaka sayılarını yeniden hortlattınız, canları pahasına gece gündüz demeden Covid-19'la mücadele eden sağlık çalışanlarının emeğinin üzerine sünger çekebilme vicdansızlığını gösterdiniz. Sayın Erdoğan, kuruttuğunuz dereler, kestiğiniz ağaçlar, yuvasını bozduğunuz kuşlar bile sizden alacaklı iken yirmi yıldır parasını, umutlarını, hayallerini, gelecek planlarını çaldığınız 83 milyon nasıl helallik versin size? Sermayeye alın terini, kanını, canını helal kıldığınız, emeğini hiçe saydığınız işçi nasıl helallik versin size? Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı da unutmaz, ilk yapılacak seçimde unutamadığını da göreceksiniz.
Saygıyla selamlıyorum herkesi. (CHP sıralarından alkışlar)