| Konu: | Sigortacılık ile Diğer Bazı Alanlara İlişkin Kanunlarda ve Bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 82 |
| Tarih: | 20.05.2021 |
ÖZKAN YALIM (Uşak) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Değerli vatandaşlarımız, başta sizler olmak üzere tüm heyeti selamlıyorum. 262 sıra sayılı Sigortacılık ile Diğer Bazı Alanlara İlişkin Kanunlarda ve Bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'yle alakalı söz almış bulunmaktayım.
Şimdi, ülkemizde tescilli 23,5 milyon araç trafikte hareket etmekte, bunları kullanan yaklaşık 24 milyon vatandaşımız var. Yeni çıkarılacak olan kanunda yani bu kanun teklifinde ciddi anlamda sıkıntılı 2 tane madde var. Tabii ki arkadaşlarımızla gerekli görüşmeleri yaptık, özellikle AK PARTİ'li arkadaşlarımızla görüştük; umarım bu 2 maddeyi çıkaracaklar, eğer çıkarmazlarsa gerçekten vatandaşlarımızın aleyhine ciddi anlamda sıkıntılar yaratacaklar. Çünkü kullandıkları araçların değer kayıpları, kaza yaptığında "ikame araç" dediğimiz yerine verilecek aracın yani o hasarın yapılması aşamasında, süresinde kullanılacak olan aracın tahsisi; buna benzer, aracın hasarını tespit eden eksperin belirleyecek olduğu rakamlar, ödeme şekilleri veya buna benzer, trafikte kaza yapan bir vatandaşın tek başına yaptığı kazadan dolayı mağduriyeti veya geride kalan birinci derece yakınlarının alacağı tazminatlar... Bu 2 maddede gerçekten koskoca bir muğlaklık var. Yani eğer bu 2 madde çekilmezse tamamen vatandaşımıza ciddi anlamda sıkıntı yaratılacak. Burada sigorta şirketlerinin daha fazla zenginleşmesi ama vatandaşlarımızın mağduriyetlerinin artması, alacakları primlerin daha da düşmesi söz konusu. AK PARTİ'li Grup Başkan Vekilleri şu anda burada değiller, birazdan onlar gelecekler ve umarım bu 2 maddeyi çektiklerinde hem eksperler hem sigorta şirketlerinin yetkilileri hem de bu diğer tarafı temsilen gelecek olan yetkili kişilerle başka bir komisyonda görüştükten sonra doğru bir yol bulacağımızı ve de 83 milyon vatandaşımızın mağduriyetini Meclis olarak komple gidereceğimizi ümit ediyorum.
Şimdi, bu 2 maddenin özellikle üzerinde durduk. Geçen yıl Anayasa Mahkemesi bunu iptal etmişti ancak sigorta şirketlerinin Hükûmete baskısı sonucu, maalesef, yerel deyimle, çalının yan tarafından dolaşılıp bu kanun tekrar çıkarılmak isteniyor. Buna kesinlikle bizler izin vermeyeceğiz. Bu sebepten dolayı başta Grup Başkan Vekilimiz Sayın Engin Özkoç'la birlikte gerekli görüşmeleri yaptık. Umarım bu 2 maddeyi vatandaşımızın lehine olacak doğrultuda değiştireceğiz diyoruz.
Burada tabii ki Plan ve Bütçe Komisyonunda olan tüm arkadaşlarımız da bu konuyla alakalı olan bütün gerekli görevlerini özveriliyle yaptılar, onlara da teşekkür ediyoruz.
Şimdi, diğer bir taraftan bu teklifin diğer maddeleri var, burada pozitif olan maddeler de var yani çıkacak olan 15-16 maddenin hepsi negatif değil, doğru olanlar da var. Bunu benden sonra konuşma yapacak olan arkadaşlarımız değerlendirecekler. Ben bu konuyla alakalı çok daha fazla detaya girmeyeceğim. Burada tekrar söylüyorum, bu 2 madde çekildiğinde, inanın, bu maddeler yetkili, uzman arkadaşlar tarafından değerlendirildiğinde 83 milyonun lehine bir durum oluşacaktır.
Şimdi, ben bu maddeyle ilgili olan görüşlerimi açıkladım, gelelim günümüzle alakalı... Değerli arkadaşlarımız, bizi izleyen tüm vatandaşlarımız; Sayın Cumhurbaşkanı esnafımıza, vatandaşımıza bir destek açıkladı; kendisine teşekkür ederiz -bakın, teşekkür etmeyi de biliriz- ancak Sayın Cumhurbaşkanı çay kaşıyla verdi, bugün sabahleyin uyandık, bir baktık ki değil koskoca kazan kepçesiyle, bir operatörün kullandığı iş makinesinin kepçesiyle vatandaştan geri aldı. Ne yaptı? Motorinin, mazotun litresine 65 kuruş zam koydu, 55 kuruş da benzine koydu yani dediğim gibi, 100 lira verdiyse 1 milyon lira olarak geri aldı vatandaştan. Bu, neyi getirecek önümüzdeki günlerde? Bu, zincir marketlerde satılan gıda ürünlerini, alacak olduğunuz otobüs biletlerini, taksimetre ücretlerini, buna benzer motorinle çalışan, akaryakıtla çalışan bütün sektörleri etkileyecektir yani bir enflasyon olacaktır, vatandaşımızın cebinden çıkacak olan rakamların daha da fazla artmasına sebep olacaktır. Onun için -aynen dediğim gibi- Sayın Cumhurbaşkanı çay kaşığıyla verdi ama operatörün kullandığı kepçenin ağzıyla aldı diyorum.
Şimdi, nakliyeciler bu konuda zor durumda, bunun yanında otobüsçüler aynı şekilde, taksiciler aynı şekilde ama en muzdarip kim olacak biliyor musunuz? Çiftçi. Bakın, çiftçi neyle ekip biçiyor? Tabii ki motorinle, mazotla ekip biçiyor. Pandemi zamanındayız, önümüzdeki süreçte hasat yapılacak, hasadı yaparken ne çalıştıracak? Tabii ki biçer-döver çalıştıracak, traktör çalıştıracak. Peki, alacak olduğu mazot bir anda 6,5 TL'den 7,30'lara 7,32'lere çıktı. Yani siz, yine çiftçinin sırtına ekstra yük getirdiniz.
Şimdi, bu konuyu da geçtikten sonra ben yaklaşık bir hafta önce, on gün önce AK PARTİ Eskişehir Milletvekili Sayın Harun Bey'le alakalı bir açıklama yapmıştım, Harun Karacan'la. Kendisi burada ise cevap verme yetkisine sahiptir, kesinlikle onu ilgilendiriyor çünkü. Kapıkule, Hamzabeyli ve İpsala Kapılarımızda yani Avrupa'ya açılan kapılarımızda akaryakıt satılıyor ÖTV'siz, KDV'siz. Bugün mazota zam geldi ancak ÖTV'ye zam geldi. Ben yarın bu rakamları kontrol edeceğim Harun Bey, siz ÖTV'siz sattığınız akaryakıta bu zammı kapılarda uygulayacak mısınız? İlk önce bunu vatandaşımızla, UND'deki yetkililerle biz bugün görüştük, tüm nakliyeci arkadaşlarımızla bunu yarın değerlendireceğiz.
Şimdi, Harun Bey'le alakalı, haksız kazancıyla alakalı açıklama yapmıştım. Üç yıldır bu 3 kapıdaki istasyonları işletiyor, yüzde 8'lik normal hukuki kazancından sonra üç yıllık haksız kazancı toplamda 597 milyon 209 bin 910 TL'ydi. Bunu size daha önce açıkladım; bakın, ben resmî rakamlarla konuşuyorum. Harun Bey gelip kendisi bunu tekrar burada açıklayabilir. Bunun yanında bakın, haksızlığı nereden geliyor, size tekrar açıklayayım: Bu gördüğünüz bizim gümrük kapılarımız, gümrük kapılarında ÖTV'siz, KDV'siz mazot satılıyor. Her nasıl oluyorsa Çeşme'de 4,7; Pendik'te 4,6; Mersin'de 4,97; Yalova'da 4,72; Karasu'da 4,92; bunlar normal yüzde 8'lik kâr payı içerisinde ama nedense Harun Bey'in şirketi çok aç, çok para kazanmak istiyor, yüzde 8'den daha fazla para kazanmak istiyor; İpsala'da 5,235; Kapıkule'de 5,235; Hamzabeyli'de 5,217 yani litrede 55 kuruş fazladan para kazanıyor. Günde bir araç 900 litre mazot alıyor arkadaşlar, günde ortalama 1.100 tane araç geçiyor yani kazancı anormal derecede haksız kazanca devam ediyor.
Ben buradan tabii ki Sayın Harun Bey'e bunların açıklamasıyla ilgili defalarca atıfta bulundum ama her nedense ne basında ne bizim şu anda konuştuğumuz kürsümüzde veya basın açıklamasında herhangi bir cevap vermiyor. Bakın, tüm nakliyecilerin, ülkemizi temsil eden birçok fabrikanın, sanayicimizin ürettiği malı taşıyan nakliyecilerin adına ben burada konuşuyorum. Siz, bizim nakliyecimizin başka ülkelerdeki nakliyecilerle olan rekabet gücünü niye daha fazla akaryakıt fiyatıyla, haksız yere kazançla düşürüyorsunuz ki? Onun için biz nakliyeci arkadaşlarımızın gücünü düşürmeyin.
En önemlisi biz Parlamentodayız. Nasıl ki benim gibi Harun Bey de burada Parlamento üyesiyse haksızlığı durdurmak için bu kürsüde Harun Bey 2 defa yemin etti, ben 3 defa yemin ettim; onun için haksız kazanca "Dur!" demek zorundayız. Gelsin, buradan kendisi açıklamasını yapsın diyorum.
Bu haksız kazanç için de Sayın Enerji Bakanını, Sayın Ulaştırma Bakanını ve Gümrük Bakanını göreve davet ediyorum. Çünkü neden? EPDK Başkanını aradım "Gümrüksüz alanlarda benim yetkim yok." diyor. İyi de bu Hükûmet, bu devletin Bakanları, kim yönetecek orayı, gümrüksüz alandaki akaryakıt istasyonlarını kim kontrol edecek? Gece saat on ikiden sonra rakamları yükseltiyor, sabahleyin normale döndürüyor. Yani içeride çalışan birçok vatandaşımız, birçok işçi kardeşimiz bu haksızlıkları dile getiriyor. Bakın, birisi, Harun Bey'in önceden çalıştığı bütün olayları bilen bir işçi kardeşimiz ne demiş: "Haksızlığa, yoksuzluğa 'Dur!' demek gerekiyor. Firmalardan yakıt parasını yukarı yuvarlayıp daha fazla para alıyor, usulsüz döviz bozuyor."
Ben buradan Harun Bey'e soracağım: Bu 3 gümrük kapısında sizin döviz büronuz var mı? Hangi lisansınız var da döviz bozuyorsunuz?
Buradan soruyorum, Sayın Ticaret Bakanına soruyorum, Gümrük Bakanına soruyorum: Bu 3 kapıda döviz bürosu var mı Harun Bey'in şirketine ait, Karacan şirketine ait, Karacan Enerjiye? Buna cevap bekliyoruz.
Diğer bir taraftan, biraz önce dediğim gibi, vatandaşımız yazmış, litresini 60 kuruş daha fazla satıyor, resmen soygunculuk yapıyor. Yani burada soygunculuk yapan...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
ÖZKAN YALIM (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Buradan özellikle TOBB Başkanı Sayın Hisarcıklıoğlu'na da seslenmek istiyorum: Siz tüm odaların yetkilisisiniz, başısınız. Bugün ulaştırma sektöründe UND'nin de olduğu yani bütün nakliyecilerin, Şoförler Odasının temsilcilerinin haklarını neden yediriyorsunuz? Sayın Hisarcıklıoğlu, bu olaya "Dur." deyin çünkü o gümrük kapılarında kantarı da siz işletiyorsunuz. Bütün olayın farkındayım. Ama yani birilerinin hırsızlık yapmasına resmen çanak tutuyorsunuz.
Bu konuyla alakalı daha nasıl bağıracağım? Tüm bakanları göreve davet ediyorum. Tüm vatandaşlarımızı bu konuyla alakalı bilgilendirdim. Onun için ben tekrar söylüyorum ki EPDK Başkanı bile bu konuyla alakalı herhangi bir adım atamıyor, burada tek adım atacak olan kişiler Sayın Ulaştırma Bakanı, Sayın Gümrük Bakanı, Ticaret Bakanı.
En sonunda da Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a sesleniyorum. (CHP sıralarından alkışlar) Sayın Cumhurbaşkanı, gelin görevinizi yapın, vatandaşımızın, nakliyecimizin gücüne güç katın diyorum, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)