GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Emine ve Ferit Şenyaşar'ın derhâl serbest bırakılması gerektiğine, büyük Çerkez sürgününün 157'nci yıl dönümüne, çocuk işçi ölümlerine, asgari ücretin artırılması gerektiğine, Hakkâri ve Dersim'de onlarca Kürt'ün kaçakçılık gerekçesiyle kolluk kuvvetleri tarafından katledildiğine ve iktidarın Kürtlere yönelik düşmanlık siyasetine son vermesi gerektiğine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:4
Birleşim:82
Tarih:20.05.2021

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Evet, bugün Eş Genel Başkanımız sevgili Pervin Buldan Urfa'da. Urfa'da yetmiş üç gündür adalet nöbetini sürdüren Emine Şenyaşar ve oğlu Ferit Şenyaşar'ı ziyaret etmek istedi fakat maalesef Eş Genel Başkanımızın ziyaretinden kısa bir süre önce Emine ve Ferit Şenyaşar darbedilerek gözaltına alındı ve gözaltına alınma sebepleri olarak da kamu görevlisine hakaret yalanı atıldı. Açıkçası, bir anne ve evladı yetmiş üç gündür "Adalet istiyorum." diye bir yazı tutarak -bir adalet kâğıdıyla- sadece oturuyorlar ve adliyenin önü yirmi dört saat izleniyor, ailenin etrafında yirmi dört saat polis var ve kamu görevlisine hakaret yalanını utanmadan ortaya koyuyorlar. Bu tam anlamıyla bir rezalettir. Meclisin 3'üncü büyük partisinin Eş Genel Başkanının Urfa'da olduğu bir dönemde bunun yapılması ve bir anne ve oğlunu, aileden 3 kişiyi kaybettikleri hâlde failleri elleri kolları serbest hâlde Urfa'da dolaşırken adalet arayan anne ve oğlunu gözaltına almak ve darbetmek tam da bu iktidara yakışır bir pratik olmuştur. Şunu söylemek istiyorum: Açıkçası neyi, kimden gizliyorsunuz? Görüntüleri keşke bütün milletvekilleri ve Türkiye izlese; basın mensupları Eş Genel Başkanımız Sayın Pervin Buldan'ın açıklamasını vermesin diye kolluk güçleri tarafından etten duvar örülmüştür. Bunu reddediyoruz. Emine anneyi ve oğlunu derhâl serbest bırakın, katilleri kovalayın demek istiyorum.

Sayın Başkan, bugün 20 Mayıs ama yarın 21 Mayıs Çerkez soykırımının yıl dönümü, 21 Mayıs 1864 olarak kayıtlara geçmiş, anma günü olarak.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Başkan.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Açıkçası, büyük sürgünün 157'nci anma döneminde Çerkezlerin yaşadıkları soykırımın tanınması, sürgün bir halk olarak çifte vatandaşlık hakkının tanınması, Çerkezlerin ana yurda dönme istemlerine kulak verilerek destek olunması ve Çerkezlerin yaşadıkları sorunların çözümüne dair çalışmaların yapılması çağrısını bir kez daha buradan ifade etmek istiyorum ve Halkların Demokratik Partisi olarak geçmiş felaketlerle hakiki bir yüzleşmenin yollarını inşa etmenin sorumluluğuyla Çerkez sürgünü ve soykırımında zulme uğrayan ve yaşamını yitirenlerin tümünü saygıyla anıyorum.

Çocuk işçi ölümleri konusunda İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi bir rapor yayımladı: Nisan ayında 249 ölüm, bu yılın ilk dört ayında ise 735 işçi yaşamını yitirdi; ölenlerin 19'u kadın, 230'u erkek ve daha vahimi 8 çocuk da yaşamını yitirdi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - MEB verilerine göre 3 milyon çocuk uzaktan eğitime katılamıyor ve 3 milyon çocuğun ne olduğunu herhâlde Millî Eğitim Bakanı hâlâ anlayamadı. Koca bir nesli ziyan ederken iktidar, kendi yandaşlarını zengin etmek peşinde. Onlarca çocuk can veriyor; binlerce çocuk tarlada, fabrikada, inşaatta, torna tezgâhlarında çalışmak zorunda kalıyor ve biz bu patron zorbalığına, fazla mesailere, düşük ücretlere ve ölüm riskine karşı, çocukların burun buruna olduğu bir gerçeğe karşı derhâl onların geleceğini garanti altına almalıyız demek istiyorum.

Sayın Başkan, ekonomi konusunda yine tablo vahametini sürdürüyor, açlık sınırı hızla artıyor. Son on sekiz yılda 6 kat artan açlık sınırı gittikçe daha fazla insanı etkiliyor ve açlık sınırı asgari ücreti yakalayarak 2.816 lira oldu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Asgari ücretin sefalet ücreti olduğunu bir kez daha dile getiriyor ve insan onuruna yaraşır bir yaşam için asgari ücretin en az 4 bin TL yapılması gerektiğini ifade etmek istiyorum. Açıkçası, Türkiye'de yapılması gereken kaynakları geçim sıkıntısı yaşayan halka aktarmak iken iktidar, yine dün gece yarısı yayımladığı Cumhurbaşkanı kararına göre, akaryakıt ürünlerinden alınan özel tüketim vergisini yüzde 54, yüzde 78 ve yüzde 189 oranında artırdı. Açıkçası, bir kara mizah partisi gibi çalışıyor AKP artık. Yine dün dedi ki: "Yeni petrol ve doğal gaz müjdelerine hazır olun." Ama bunu demek, zam ve vergi anlamına geliyor. Bunu da üzülerek paylaşmak istiyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Açıkçası, tüm hikâyeler iflas bayrağıyla sona eriyor ve mağdur ettikleri milyonlar, zengin ettikleri bir avuç müteahhit ve yandaş ama tarihte hiçbir halktan iktidarlar kaçamadı ve kaçamayacaksınız.

Sayın Başkan, çok önemli bir mesele, bilerek en sona bıraktım, umarım hoşgörü gösterirsiniz. Önceki gün yani 18 Mayısta Hakkâri'nin Derecik ilçesi Hacıbey köyünün Derindere mezrasında hayvanlarını otlatan çoban 23 yaşındaki Şahap Şendol ve 17 yaşındaki Celil Ekinci yaralandı. Bu ilk olay değil, mesela Celil Ekinci'nin kardeşi Reşat Ekinci de yine Aralık 2020'de yaralanmıştı. 7 Mayısta yine Ovacık'ın Tilek köyünden Murat Yıldız isimli genç mantar toplamak için gittiği köyde katledildi. Neyle? SİHA ve helikopterlerle. Şimdi, Hakkâri ve Dersim birçok köylünün, Kürt'ün hayvancılık yaptığı yerler; mantar, ışkın gibi yiyecekleri toplamak için insanlar dağlara çıkıyorlar. Zaten savaş bölge ekonomisini felç etmiş durumda.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Toparlıyorum efendim.

BAŞKAN - Tamamlayınız efendim.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Ekonomik açıdan bu, orada yaşayanlar için çok büyük bir önem arz ediyor. Şimdi, onlarca Kürt, kolluk güçleri tarafından katlediliyor ve valilikler hep aynı açıklamayı yapıyor: "Kaçakçıydı." "Dur ihtarına uymadı." Fail katiller ise "Havaya ateş açtık." "Sözlü ikaz edildi." "Silah tutukluk yaptı." diyorlar ve katliamlara ilişkin hiçbir yargılama mekanizması da harekete geçmiyor. Bu, açıkçası, Kürt kentlerini insansızlaştırma politikasıdır. Şu isimleri lütfen bütün milletvekilleri dinlesin: 2016 yılından bu yana sadece Hakkâri'de Sürmi İnce, Aydın Tümen, Serhat Buldan, Nejdet İşözü, Rahmi Sefalı, Sertip Şen, Vedat Ekinci, Şerali Dereli ve Özcan Onay kolluk güçleri tarafından katledildi. İşte "yanı başımızdaki Gazze" dediğimiz budur; Hakkâri'dir, Dersim'dir, Diyarbakır'dır, Mardin'dir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Beştaş.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Dersim'de son altı yılda 11 sivil yurttaş yine kolluk tarafından katledildi. Bunun ayrıntısını diğer önergede ifade edeceğim.

Açıkçası, 3 kuşaktır aynı aileden, kendi topraklarında yaşamakta ısrar ettikleri için Kürtler öldürülüyor. Dersim de öyle, Hakkâri de öyle; kürdistan coğrafyasının birçok ilçesi, ili bu katliamlara tanıklık ediyor. Roboski'de failler hâlâ yargı önüne çıkarılmadı.

Ben kolluk güçlerine sesleniyorum: Kürtlere yönelik suç işlemekten vazgeçin. Hakkâri Valisine ve Dersim Valisine sesleniyorum: Lütfen, failleri aklamayın. İktidara sesleniyorum: Kürtlere yönelik yürüttüğünüz bu düşmanlık siyasetine son verin.

Çok teşekkür ediyorum Başkan.