| Konu: | 14 Nisan Enfal Kurbanlarını Anma Günü'ne, Ezidilerin Çarşema Sor Bayramı'nı kutladığına, yandaşların usulsüz ihalelerle kalkındırılmaya devam edildiğine ve öğrencilere yönelik baskıların Türkiye açısından utanç tablosu olduğuna ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 72 |
| Tarih: | 14.04.2021 |
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Bugün insanlığın ve tarihin tanık olduğu en büyük trajedilerden biri olan Enfal katliamı üzerinden onlarca yıl geçmesine rağmen yaşanan acılar ilk günkü tazeliğini koruyor. Enfal katliamı, Saddam döneminde Irak Kürdistan bölgesinde yaşayan Kürt halkına yönelik geliştirilen ağır kıyımların en bilineni ve görünen yüzü olarak tarihe geçti. Enfal katliamıyla Kürt halkının tarihî, kültürü, varlığı yok edilmek istendi. 14 Nisan Enfal Kurbanlarını Anma Günü vesilesiyle bütün katliam kurbanlarını anıyorum. Bir halka yönelik geliştirilen bu insanlık suçunu bir kez daha lanetliyorum. Haklı ve meşru direnişleri ve duruşları nedeniyle katledilen insanların anıları önünde saygıyla eğildiğimizi belirtmek istiyorum.
Diğer bir anma -diyeyim- ve kutlama: Bugün "..."(x) yani Çarşema Sor. Ezidi halkının, ilkbaharın başlangıcı olarak kabul ettiği, mutlak iyiliği temsil eden bir bayram olarak bilinir. Ezidi halkının Çarşema Sor'unu kutluyorum; bayramın kin ve nefretin yerine sağlık, barış ve kardeşliğin habercisi olmasını diliyorum. İnançları gereği önce 72 millet için, ardından kendileri için dua eden Ezidiler; Kürt dili, kültürü, kimliği ve Ezidilik inancı sebebiyle 73 defa katliama uğramışlardır. Son olarak, 74'üncü fermanla, tüm dünyanın gözü önünde imza atılmış bu fermana ve Şengal'de IŞİD tarafından kıyımdan geçirilmişlerdir. Hâlen IŞİD çetelerinin elinde esir tutulan binlerce kadın ve çocuğun akıbeti belirsizdir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Beştaş.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Türkiye'de bulunan, kurtarılan çocuk ve kadınların varlığı onlar için daha sistematik bir çalışmanın yürütülmesi gerektiğini de ortaya koymaktadır. Tüm insanlık ailesini Ezidilere dayatılan fermanlar silsilesine karşı durmaya ve bu yaşanan insanlık suçlarına karşı dayanışmayı yükseltmeye çağırıyoruz. Orta Doğu coğrafyasının Ezidi halkı başta olmak üzere tüm halkların özgürlük, eşitlik, adalet ve barış içerisinde yaşayacağı günlere kavuşmasını umut ediyor, kadim Ezidi halkının bayramını kutluyorum.
Evet, Sayın Başkan, milyonluk bir ihale daha verildi. Tabii, kime? Yine tanıdık bir isme. Karayolları Genel Müdürlüğünün 127 milyon TL'lik yol ve köprülü kavşak yapımı ihalesi son aylarda milyonlarca liralık ihaleleri peş peşe alan ve Cumhurbaşkanlığı saraylarının müteahhidi olan Rönesans Holdingin içerisinde yer aldığı iş ortaklığına verildi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Beştaş.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bilindiği üzere Cumhurbaşkanlığı sarayı, MİT yerleşkesi, Okluk yazlık sarayı ve birçok şehir hastanesinin müteahhidi olan, ayrıca otoyol ihalelerini de alan Rönesans Holdinge milyonlarca liralık bir ihale pazarlık yöntemiyle verilmişti. Diğer bir ihale, Kamu İhale Bülteni'nde yer alan bilgilere göre, Karayolları Genel Müdürlüğü 12 Mart tarihinde Ankara-Balâ yolu, yine ayrıca İncek bağlantı yolunda köprülü kavşağı yapım işi için bir ihale düzenledi ve 127 milyon 737 bin TL'lik bu ihale, SHN İnşaat ve Rönesans İnşaat İş Ortaklığına verildi. Milyonlarca liralık ihale, Kamu İhale Kanunu'nun doğal afetler, salgın hastalıklar, can veya mal kaybı tehlikesi gibi ani ve beklenmeyen olayların ortaya çıkması durumunda kullanılması tartışmalı olan 21/(b) maddesinde düzenlenen pazarlık usulüyle yapıldı ve bu uygulama maalesef artık bir rutine dönüşmüş durumda.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, toparlayın Sayın Beştaş.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Tanıdık isimlere ihale vermek için her yerde usulsüzlükler yapılıyor. En son Siirt Güres Caddesi'nin düzenlenmesi için açılan ihale 3 kere iptal edildi sırf yandaş bir müteahhit alabilsin diye. Peki, Erman Ilıcak, Rönesans Holdingin sahibi, ne oluyor bu arada, servetine ne oldu? 2'ye katladı ve 2016 yılında 2 milyar dolar olan serveti, 2018'de 4 milyara çıktı ve Forbes dergisinin Türkiye'nin en zenginleri araştırmasında Murat Ülker'den sonra 2'nci sıraya oturdu. Yani yandaşlar, ihaleler ile usulsüzlüklerle kalkındırılmaya devam ediyor ve halkın cebinden giden bu paralar maalesef halka geri dönmüyor.
Son konu Sayın Başkan: Öğrencilere yönelik baskı tüm hızıyla devam ediyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, toparlayın Sayın Beştaş.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Türkiye İnsan Hakları verilerine göre, beş yılda 3.012 öğrenci hak ihlaline uğradı, bu öğrencilerden 2.077'si polis operasyonlarıyla göz altına alındı, 152 öğrenciye beş yüz yıldan daha uzun süreli hapis cezaları verildi ve bunların tümü toplantı ve gösteri, ifade özgürlüğü kapsamındaki hakları sebebiyle bu haksızlığa maruz kaldılar. 152 öğrenciye toplamda beş yüz altı yıl bir ay hapis cezası verildi, 720 öğrenci yaralandı. Hakikaten öğrencilerin örgütlenme ve gösteri haklarına yapılan müdahale aslında muhalefete yönelik baskılardan, haksızlıklardan bağımsız değildir; hepsi birbiriyle ilintilidir.
Yükseköğretim Kurulunun 2019 yılı raporlarına göre, sadece 2018 yılında 10 bin öğrenciye rektörlükler tarafından soruşturma açılmıştır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayalım Sayın Beştaş.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bitiriyorum Başkan, teşekkür ediyorum.
Rektörler, Cumhurbaşkanı tarafından atanıyor, rektörler iktidar dışında hiçbir politikaya uygun tutum sergilemiyor, tamamen iktidara bağlı ve kendileri de öğrencilere yönelik bu soruşturma raporlarıyla aslında iktidarın devamı niteliğinde bir faaliyete imza atmış oluyorlar. Açıkçası, bu konuda öğrencilerin bizzat hedef gösterilip yargıya talimat verildiğini de biliyoruz. Yüzlerce gencin eğitim hakkı ve gelecekleri elden alınıyor. Bu, Türkiye açısından hakikaten büyük bir utanç tablosudur. Öğrencilerden eller çekilsin diyoruz, baskıya son verilsin.
Teşekkür ediyorum.