| Konu: | Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkan Vekili Mahir Ünal'ı tebrik ettiğine, ramazan ayını kutladığına, intihar olaylarına acil çözümler üretmemiz gerektiğine, pandemi döneminde cezaevinde yatanların sorunlarına, yüz yüze eğitim sonrası pandemi nedeniyle öğretmen ölümlerinin arttığına, İstanbul Sözleşmesi'nden vazgeçmeyeceklerine ve istismarcıların karşısında olduklarına ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 71 |
| Tarih: | 13.04.2021 |
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Ben de Sayın Mahir Ünal'ı yeni seçildiği görevinden dolayı tebrik ediyorum, hayırlı olsun demek istiyorum.
Bir de ramazan ayı başladı; bu ramazan ayı vesilesiyle biz de düşünce ve duygularımızı paylaşmak isteriz: Ramazan ayı, hakikati görmek isteyenler için önemli bir fırsattır; adaleti, eşitliği, vicdanı, ahlakı anlayabilmek için, içselleştirebilmek için de yine önemli bir olanaktır. Bu değerleri kazanmamıza vesile olsun diyorum ve ramazan ayının tüm insanlığa, hepimize mübarek olmasını temenni ediyorum.
Sayın Başkan, intihar meselesi Türkiye'nin temel gündemlerinden biri. Doğrusu, psikolojik olarak intiharları konuşmanın tersten bir etki yarattığı konusunda da bazı bilimsel çalışmalar var. O yüzden, ayrıntıya girmekten de çokça endişe ediyorum yani bunu, izleyen halkımız için söylüyorum. Bunları ifade etmemiz, intiharları kesinlikle doğru bulmadığımızı, ne olursa olsun yaşamın bir seçenek olduğunu ve yaşamak için mücadele etmek gerektiğini belirterek sözlerime başlamak istiyorum.
Şimdi, Siirt'te son bir hafta içinde 4 kişi intihar etti, vekili olduğum ilde ve maalesef, yoksulluk, işsizlik, yoksunluk ve umutsuzluk Türkiye'nin diğer bütün illerindeki gibi Siirt'te de yansımasını buluyor. Mesela, Siirt'in Kurtalan ilçesinde 47 yaşındaki R.E. asılı olarak bulundu; dört gün önce Şahin Ç. isimli şahıs yine Kurtalan'da, 6'ncı kattan atladı. Uzman görüşleri farklılık arz ediyor bu konuda ancak intiharlarda altta yatan duygunun çaresizlik ve umutsuzluk olduğunu hepimiz gayet iyi biliyoruz. Siirt'teki bu mikro örnekler, Türkiye'deki umutsuzluk ve çaresizlik ikliminin makro düzeyinin bir ifadesidir aynı zamanda.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bu intiharları münferit vakalar olarak değerlendirmemiz mümkün değildir; bu, toplumsal kaosun, yoksulluğun, işsizliğin ve açlığın da yansımasıdır. Bu nedenle, bu konunun üzerinde durmamız gerekiyor ve acil çözümler üretmemiz gerekiyor. Bu konudaki adreslerin başında da Türkiye Büyük Millet Meclisi geliyor.
Sayın Başkan, cezaevlerindeki sorunlar maalesef hız kesmeden devam ediyor. Pandemiyle birlikte hasta mahpusların durumu vahamet düzeyinde artış gösteriyor. Günde onlarca mektup alıyoruz hasta tutuklu ve hükümlülerden, sevkleri yapılmıyor, tedavi edilmiyor, ameliyat edilmesi gerekenler ameliyat edilmiyor ve acil hastalarla da idareler ilgilenmiyor. 2 tane örnek vereceğim sadece: Eyvaz Akıncı 76 yaşında ve akciğer kanseriyle mücadele ediyor; aynı zamanda KOAH hastası, kalp hastası, astım ve mide rahatsızlığı var fakat buna rağmen Eyvaz Akıncı 21 Mart Cumartesi günü tedavi gördüğü hastaneden evine giderken tutuklandı ve şu anda Metris Cezaevinde, tedavisi maalesef yapılmıyor ve raporları olmasına rağmen tutukluluk hâli devam ettiriliyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Beştaş.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Diğer bir tutuklu Elâzığ Cezaevinde Seher Dayan adlı 57 yaşında bir kadın, bir anne. On iki aylık propaganda cezası sebebiyle tahliye olması gerekiyor fakat cezaevlerindeki bu yeni uygulama sebebiyle disiplin gerekçeleriyle altı ay geçmesine rağmen tahliye hakkı engelleniyor ve haksız yere cezaevinde tutuluyor. Biz, bu konularda daha fazla mağduriyet yaşanmaması için özellikle iktidar grubuna seslenmek istedik.
Çok vahim diğer bir mesele öğretmen ölümleri Sayın Başkan. Yüz yüze eğitimin başladığı 1 Marttan bu yana 26 öğretmen coronavirüs sebebiyle yaşamını yitirdi ve pandeminin başından bu yana 250'ye yakın eğitimcinin aynı sebeple yaşamını yitirdiği tahmin ediliyor ve maalesef, "bulaşıcı hastalık" ya da "kalp durması" gibi ölüm raporları düzenleniyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Beştaş.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Şimdi, diğer yandan, şu anda "Virüs sebebiyle öldü." deniliyor 26 öğretmen için ama artış da çok ciddi, aşıyla birlikte düşünürsek, aşılanan öğretmen sayısı yüzde 7-8'lerde ve Millî Eğitim Bakanı söz verdiği hâlde öğretmenler hâlâ aşılanmıyor ve öğretmenler yüz yüze eğitim yapıyor. Öğretmenlere dair vaka artış oranı şöyle: 15 Şubat-5 Mart arasında 95 öğretmende görülen vaka sayısı 6 katına çıktı, 97 öğrencide görülen vaka sayısı ise 10 katını aştı. Bu elim tablonun ve öğretmen ölümlerinin sorumlusu tabii ki iktidar...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Beştaş, toparlayalım.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Toparlıyorum.
Bu vahim ve elim tablonun sorumlusu, bu coronayla mücadeleyi yönetemeyen iktidardır, öğretmelerin sesine kulak vermemiz lazım.
Son olarak, çocuk istismarları ve İstanbul Sözleşmesi'ne dair birkaç şey söyleyip bitireceğim. Maraş'ın Pazarcık ilçesinde 14 yaşındaki bir kız çocuğunun 7-8 yaşlarından itibaren -maalesef- 7-8 erkek tarafından sistematik olarak istismar edildiği ortaya çıktı. Ben, istismar edenlerin, ettikleri iddia edilenlerin de adını vermeyeceğim, basın-yayın organlarında sıkça geçiyor. Bu olay, N.A. isimli kız çocuğunun intihar girişiminden sonra savcılık soruşturmasıyla ortaya çıktı. İntihar girişiminde bulunmasaydı bu istismar vakası da ortaya çıkmayacaktı ve sonrasında Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı davaya müdahale talebinde de bulundu.
Yine, önceki gün 2 yaşındaki bir çocuğa cinsel istismar...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bitiriyorum efendim.
BAŞKAN - Buyurun Sayın Beştaş.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Önceki gün 2 yaşındaki bir bebeğin cinsel istismara maruz kaldığı bilgisi yer aldı. Şimdi, açıkçası şunu söylüyoruz: Bu hadiseler karşısında İstanbul Sözleşmesi'nin ne kadar önemli olduğunu hiçbir zaman akıldan çıkarmamak gerekiyor. Bu olaylar, bu vahim olaylar olurken iktidar "Biz çekildik." diyebiliyor İstanbul Sözleşmesi'nden. "İstanbul Sözleşmesi'nden çekildik." denildikten sonra bu istismar vakalarının artışını Türkiye kamuoyunun ve herkesin dikkatine sunmak istiyorum. Biz, İstanbul Sözleşmesi'nden vazgeçmeyeceğiz. İstanbul Sözleşmesi bizimdir ve istismarcılara güç vermesini de... Özellikle, önemle altını çizmek istiyorum: Biz, istismarcıların karşısında, çocukların yanındayız.
Teşekkür ediyorum.