GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Konya 3. Ana Jet Üs Komutanlığında eğitim uçuşu sırasında düşen Türk Yıldızları uçağında şehit olan pilota Allah'tan rahmet ve Türk Hava Kuvvetlerine başsağlığı dilediğine, Avrupa Halter Şampiyonası'nda altın madalya kazanan Muhammed Furkan Özbek'i kutladığına, Soma Uyar Madencilikte çalışan madencilerin mağduriyetinin giderilmesi gerektiğine, 8 Nisan Dünya Romanlar Günü'ne, 7 Nisan Dünya Sağlık Günü'nü kutladığına ve Bilim Kurulunun üstünden siyasetin elinin çekilmesi gerektiğine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:4
Birleşim:69
Tarih:07.04.2021

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Kötü bir haber aldık tabii; Konya'da 3. Ana Jet Üssünden havalanan Türk Yıldızları'na ait gösteri uçağımızın düştüğünü ve pilot için arama kurtarma çalışmalarının yürütüldüğünü öğrendik. Ümit ederiz, sağlıkla kurtulur, kurtulmuştur.

LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) - Haberi geldi, vefat etmiş.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Öyle mi?

Şimdi de üzülerek öğrendik ki pilotumuzu kaybetmişiz, şehit olmuş; Allah'tan rahmet diliyorum ve hem bütün Hava Kuvvetlerine hem tüm milletimize başsağlığı diliyorum. En son 19 Mayıs 2019 günü Atatürk'ün Samsun'a çıkışının 100'üncü yıl dönümünde İlkadım Belediyesi sınırları içinde izlemiştik gösteri uçuşlarını. Gerçekten, dünya çapında hepimizin gururu olan ve hem çok başarılı hem de yaptıkları çok anlamlı görev olan Türk Yıldızları'nın bir kez daha başı sağ olsun; üzüntülerimizi ifade ediyoruz.

Halter şampiyonumuz Muhammed Furkan'ı tebrik ediyoruz, kendisiyle gurur duyduk. Her alanda, sporcularımızdan benzer başarıların gelmesini ümit ediyoruz.

Sayın Başkanım, Soma Uyar Madencilikle ilgili bir uyarıyı bir kez daha hatırlatmam lazım. Soma faciasından sonra dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ı ziyaret eden madencilere 10 söz verilmiş ve imza altına alınmıştı. Bunlardan 10'uncusu Uyar Madencilikteki mağduriyetin ortadan kaldırılacağıydı. Şirketin sahibi mallarını başka yere kaçırmış, Ermenek'te maden işletiyor, başka yerlerde işleri var, devletten ihale alıyor, para alıyor ama...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Başkan.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - ...700-800 arası arkadaşımızın kazanılmış haklarını ödemiyor, kıdem tazminatlarını vermiyor, ihbar tazminatlarını vermiyor ve uzuvlarını kaybeden, gözleri görmeyen arkadaşlarımız var, onların tazminatlarını vermiyor. Yıllardır uğraşıyoruz bu işle, en son Sayın Özlem Zengin bu konuda gayret göstermişti, randevu vermişti ve ilerleme sağlıyorduk. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da Manisa'ya yaptığı bir ziyarette bu arkadaşlara söz vermişti ve "15 Ocağa kadar bu sorun çözülmezse kendi yöntemlerimle çözeceğim." demişti. O yöntemleri bilmiyoruz ama verilen devlet sözü ortada duruyor. Devletin başının sözü var, İçişleri Bakanının sözü var. Özlem Hanım her ne kadar görevi devrettiyse de yerine gelen arkadaşlarımızın bu devamlılık esasına ilişkin olarak bu sözü tutmaları gerekiyor. Uyar Madencilik Ankara'da, bu konuda katkı sağlamamız gerekiyor arkadaşlarımıza.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - 7-8 Nisan Dünya Romanlar Günü. Dün çok özel konuklarımız vardı; bütün dezavantajlı durumlarına rağmen Romanya'daki bir vakfın bursuyla desteklenerek Türkiye'de ve yurt dışında iyi eğitim almış 40 Roman gençle bir aradaydım. Onlar Romanlarla ilgili verilen sözlerin tutulmadığını, geçmişte bu konudaki açıklanan eylem planlarının, yaklaşımların sonuca ulaşmadığını, dağın fare doğurduğunu söylüyorlar. Bu konuyu tüm gruplara, tüm siyasi partilere, Roman hakları, nefret suçuyla, nefret söylemiyle mücadele ve dezavantajlı gruplara karşı alınması gereken sosyal tedbirler noktasında hatırlatıyoruz.

Sayın Başkan, Dünya Sağlık Günü 1950'den beri kutlanır ve bir farkındalık günüdür sonuçta ve herhâlde en çok üzerinde konuşulması gereken yıl da bu senedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bir pandeminin içindeyiz. Bu noktada, öncelikle, canla başla çalışan bütün sağlık emekçilerine saygılarımızı, sevgilerimizi sunuyoruz. Onların meslek örgütleriyle ve örgütlü oldukları sendikalarla dayanışma duygularımızı ifade ediyoruz. "Hakkınız ödenmez." deyip sağlık çalışanlarının haklarını ödemeyenleri görevlerini yapmaya davet ediyoruz. Ve geldiğimiz noktada, sağlık konusunda Türkiye'deki herkesin kulak kabarttığı Bilim Kurulunun... Ki Sağlık Bakanı dün söylemiş: "Bilim Kurulunu siyasetin içine taşımayalım." diye -herhâlde beni uyarmamıştır- tahmin ediyorum başka bir yere uyarı yapıyor çünkü Bilim Kurulunun başına bir partili bakan atamamak lazımdır. Bilim Kurulunun -ilk günden beri söylüyoruz- kendi içinden bir sözcüsünün olması lazımdır. Samimi, bilimsel önerilerinin söylenmesi, yerel ve genel yönetim tarafından uygulanması lazımdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Başkan.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Türkiye'nin Sağlık Bakanının Bilim Kurulu ile şahsıbilir kurulu arasında sıkışmaması lazımdır. Örneğin, geçen sene günde 4 bin vaka varken Bilim Kurulu Cumhuriyet Halk Partisine, önce "Kongre yapma." deyip erteleyip sonra 4 bin vaka varken sosyal mesafeyi hem de 2 katına çıkarıp "Seyircisiz kongre yap." diyorsa ve bu sene bir siyasi parti, Adalet ve Kalkınma Partisi, 4 bin değil, vaka tam 40 bin olduğu gün seyircili kongre yapıyorsa Bilim Kurulunun verdiği öneriler değil, şahsıbilir kurulunun aldığı kararlar uygulanıyor demektir. Kongre yaptığınız Karadeniz kırmızıya boyanıyorsa on beş gün sonra, sonra siz bütün Türkiye'den vakaları toplayıp kalp gibi 81 ile pompalayacak 3 büyük kongreyi seyircili yapıyorsanız ve şu anda bütün Türkiye kıpkırmızı olduysa burada sorumlusunuz demektir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun efendim.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Dünya Sağlık Günü'nde öneriyoruz. Bilim Kuruluna artık kendi içinden bir sözcü seçilsin ve o sözcü Bilim Kurulunun kararlarını açıklasın. Bilim Kurulu, meslek örgütleri, Türk Tabipleri Birliği, Türk Eczacıları Birliği, Türk Dişhekimleri Birliği, Veteriner Hekimler Derneği ve Türk Hemşireler Derneği tarafından takviye edilsin. Bilim Kurulunun talep ettiği bütün imkânlar kendilerine verilsin, yapacakları, sağlığa dair sağlıklı değerlendirmeler parti çıkarı, siyaset düşünülmeden uygulansın; aksi hâlde, dün 211 kişi vefat etti ama tarihin en yüksek vaka sayılarındayız -50 bine geldi- on dört gün sonra 300'ün üzerinde kişiyi kaybedeceğimiz çok açık ve buradan bir kez daha hatırlatıyoruz: Bu işin şakası yok. Biz Soma faciasının travmasını yıllarca atlatamadık; bu ülkede her siyasi görüşten anneler, babalar, 81 ilden, ekran başından haftalarca ağladı. Her gün bir Soma faciası yaşanıyor memlekette, bu ölenlerin de anaları, babaları, çocukları var ve burada alınması gereken tedbirler belli ancak şu anda çok kötü bir noktadayız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Son sözlerim Başkanım.

BAŞKAN - Tamamlayalım efendim.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Geçen sene Sağlık Bakanının söylediği sözlere nasıl olumlu katkılar sağlıyorduk, nasıl teşvik ediyorduk. Biz Sağlık Bakanına 40 öneriyi kapalı zarfta verip üç hafta hiç dile getirmiyorduk uygulanmasına siyaset karışmasın diye ama bugün gelinen noktada vaka olmuş 50 bin ve geçen seneki duyarlılığın onda 1'i yok, ölümler artıyor ve üç dört gün sonra en yüksek ölüm rakamlarına geleceğiz ve çıkış trendindeyiz. Korkarız, günde 300-400-500 kişiyi kaybettiğimiz günler gelir. Bunu istemiyoruz. Bu konuda, Allah aşkına, Bilim Kurulunun üstünden siyasetin eli çekilmelidir.

Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.