GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Kâtip Üye Mustafa Açıkgöz'e babasının vefatından dolayı başsağlığı dilediğine, Mustafa Elitaş'ı yeni görevinden dolayı tebrik ettiğine, Covid'e yakalanarak yaşamını yitiren Profesör Doktor Cemil Taşcıoğlu'nu ve tüm sağlık emekçilerini saygıyla andığına, Covid -19'un sağlık çalışanları açısından meslek hastalığı sayılması için uzlaşıya ihtiyaç duyulduğuna, İkinci İnönü Zaferi'nin yıl dönümüne, devre mülk mağdurlarına, Tarım Kredi Kooperatifi borçlarının yapılandırılması gerektiğine, esnafın zincir marketlerden şikâyetçi olduğuna; AK PARTİ'nin gündeminde, 1'inci sıraya, gündemden düşen Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu Teklifi'nin konulmasının Meclis üzerine kurulmuş tahakkümün itirafı olduğuna ve Meclis Başkanlığı makamının tehdit savurma, had bildirme değil adalet dağıtma makamı olduğuna ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:4
Birleşim:67
Tarih:01.04.2021

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Çok teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Başarılı bir çalışma günü diliyorum.

Öncelikle Adalet ve Kalkınma Partisinin Kâtip Üyesi Değerli Milletvekilimiz ve meslektaşım Mustafa Açıkgöz'ün babasının vefatından dolayı bir kez daha başsağlığı diliyorum.

Sayın Elitaş salonda şimdi, dün yokluğunda tebrik etmiştik yeni görevi için. Yeni görevinde başarılar diliyorum mevkidaşımıza.

Coronavirüsle mücadele sırasında ilk vakalara bakan ve bu sırada Covid'e yakalanarak yaşamını yitiren Profesör Cemil Taşcıoğlu'nu ve Taşcıoğlu nezdinde yaşamını yitiren tüm sağlık emekçilerini bir kez daha saygıyla anıyorum.

Covid-19'un sağlık çalışanları açısından meslek hastalığı sayılmasına ilişkin teklifimizi ve kamuoyu beklentisini bir kez daha hatırlatıyor, tüm parti gruplarının bu konuda katkı sağlayacağı bir uzlaşıya ihtiyaç duyulduğunu ifade etmek istiyorum.

Sayın Başkan, bugün kurtuluş mücadelemizde çok kritik bir öneme sahip İkinci İnönü Zaferi'nin yıl dönümü. İnönü Zaferi'nin önemini kurucumuz ve kurtarıcımız Mustafa Kemal Atatürk "Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makus talihini de yendiniz." cümlesiyle özetlemiştir. Ayrıca bu zafer, Gazi Meclisin ilk zaferidir. Ulusal kurtuluş mücadelemizde şehit olan tüm yurttaşlarımızı bir kez daha rahmetle, minnetle, saygıyla anıyorum.

Elbette, gündeme ilişkin çok kritik değerlendirmeler hepimizin olacak ancak vatandaşlarımızın önemli beklentileri var. Örneğin, kamuoyunda devre mülk mağdurları olarak bilinen bir kesim var. Uygulanan çeşitli yöntemler nedeniyle kamuoyunda aileleriyle birlikte 2 milyona yakın devre mülk mağduru ya da termal mülk mağduru olduğu belirtilmekte. Mağduriyetlerinin giderilmesiyle ilgili Mecliste çare aramaktalar. Biz bu konuda bir araştırma komisyonu kurulmasını teklif ettik, günü gelince de gündeme alınmasını isteyeceğiz. Bu konuda tüm grupların çalışma yapmasını ve Ceza Kanunu başta olmak üzere mevzuata yönelik birtakım boşlukların giderilmesini de Parlamentonun takdirine sunuyoruz.

Geçtiğimiz hafta, Ardahan'da bir çiftçi yolumu kesti ve burnundan soluyarak tüm borçların yapılandırıldığını ancak Tarım Kredi borçlarının yapılandırılmadığını, 90 bin TL kredi çektiğini, şu ana kadar 146 bin TL ödediğini, hâlen 220 bin TL borcunun olduğunu çünkü sürekli temerrüt faizleriyle muhatap olduğunu ifade ediyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sanıyorum tüm partilerden milletvekillerimize Tarım Kredi mağdurları aynı sorunları dile getiriyorlar. Çekilmiş bir zirai kredinin tarlaları, traktörleri sattırır noktaya geldiğini, insanların evlerine haciz götürdüğünü tüm milletvekillerimiz duyuyorlar, bu konuda çare geliştirmek gerekiyor.

Yine, geçtiğimiz hafta Ardahan'da ve Kars'ta önümüze çıkan görüntü, Türkiye'nin dört bir yanına Esnaf Masamızın gidip oradan getirdiği raporlar, 81 ilde milletvekillerimizin raporladıkları şikâyetler hep karşımıza zincir mağazaları çıkarıyor. Üç harfli mağazalar var. İktidar tarafından kollanan, kayırılan mağazalar var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Recep Tayyip Erdoğan'ın on dokuz yıl önce verdiği söz var "Zincir marketlerin yenilerini açtırmayacağız, belli bir süre içinde bunları şehrin belli kilometre dışına çıkaracağız." diye. Şimdi, artık köylerde, eskiden köyken yeni mahalle olmuş büyükşehrin mahallelerinde, beldelerde zincir mağazaların küçük küçük temsilcileri var. Bunların sahibi uluslararası şirketler ya da Türkiye'nin kayırılan zenginleri. Bunlar esnafın azıcık tenceresine kaşık sallıyorlar, kepçe sallıyorlar, buna engel olmak lazım. Biz bu esnafların sözü, sesi olmalıyız. Uluslararası sermayenin ya da iktidara yakın çıkar çevrelerinin yapacağı işler, kazanacağı paralar var zaten.

Sayın Başkan, birazdan... Görülüyor ki elimizde iki tane gündem taslağı var, her parti bunu yapar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Cumhuriyet Halk Partisi bir gündem bastı, üyelerine dağıttı. Ne zaman? Ne zamanki Başkanlık Divanı toplantıya başladı... Dağıttığımız gündem açık: "Başkanlığın Genel Kurula Sunuşları"nda alabilecekleri bir karara binaen kırmızıyla "TBMM Başkanlık Tezkeresi" yazmışız. Grup önerilerini yazmışız. Sonra "Kanun Teklifleri İle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmında -dünkü kanun teklifi, maddelerine geçilirken reddedildiği için gündemden düşmüştü, siz de bir sonraki kanun teklifine geçmiştiniz haklı olarak- 253 sıra sayılı Kanun Teklifi'ni yazmışız ama altına da "Önemli not" yazmışız. Ne yazmışız: "Dün gerçekleştirilen oylamada 220 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin maddelerine geçilmesinin reddedilmesi hakkında kararın görüşüldüğü TBMM Başkanlık Divanı devam etmektedir."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - "Başkanlık Divanının bir karar alması ve Genel Kurulda oylanması durumunda 220 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırma Kanun Teklifi gündeme gelebilir." diye de önemli not yazmışız.

AK PARTİ'nin hepinizin önünde olan gündemine bir bakın arkadaşlar, bir bakın. Toplantı yapılmış bitmiş, 1'inci sıraya güvenlik ve arşiv araştırmasını koymuş grubunuz. Ne diyor grubunuz? O toplantının sonucundan emin, Başkanlık tezkeresi okunacak, konuşulacak, üzerinde oylama yapacağız; verilecek oydan emin, diyor ki: "Gündeme bu gelecektir." Önünüzde, grubunuzun bastığı... Bir tanesi millî iradeye saygının özeti, diğeri Meclis üzerine kurulmuş tahakkümün itirafı. Daha başka bir şey demeye gerek yok. (CHP sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Teşekkür ederiz.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, son bir sözüm de...

BAŞKAN - Son sözünüzü alalım.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Son konum, son sözlerim Sayın Başkan.

Sayın Meclis Başkanına dün içeride de söyledim, eskiden Meclis başkanları ayda 1 kere... Bir önceki Meclis Başkanı bana gelen gündemde yer alırdı. Mevcut Meclis Başkanı bazen günde 2 yerde konuşuyor. Hiç eleştirmedim, dedim ki: Sayın Başkan, basın toplantımda da bunu övmüştüm geçmişte, Meclis Başkanının aktivizmi Meclisin itibarını artırır. Hâlâ öyle düşünüyorum. Yeter ki Türkiye'nin genel konularında, Türkiye'nin çıkarları, Meclisin itibarı, hele hele, ne bileyim, çevre, hayvan hakları, insan hakları, bunları geliştirmek için konuşsun. Onun aktivizmi bizim itibarımızdır ama siyasete taraf olduğunda itiraz edip söylüyoruz. Dün görevlendirdiği Başkan Vekili -birazdan konuşacağımız o konunun içeriğine girmeyeceğim- bir kararını ilan etti.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım Sayın Özel. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Başkanım, yeter artık, bu ne ya?

EMRULLAH İŞLER (Ankara) - Böyle bir usul var mı ya, yeter artık!

(AK PARTİ sıralarından "Başkanın böyle bir hakkı yok." sesi)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Var, var; kaç dakika konuşuldu.

BAŞKAN - Devam edin Sayın Özel, buyurun, devam edin. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

EMRULLAH İŞLER (Ankara) - Sayın Başkan, on dakikadır konuşuyor, yeter ya! On dakikadır konuşuyorsun, utan biraz artık ya!

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ben on bir yıldır el kaldırıyorum sizin yaptıklarınıza "hayır" demek için.

(AK PARTİ sıralarından "Bağırma lan!" sesi)

NURHAYAT ALTACA KAYIŞOĞLU (Bursa) - O ne biçim bir seviye be!

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ne karar verilirse o karara uyuyoruz. Bir kez bir kanununuz geri yollandı, buna itiraz ediyorsunuz.

EMRULLAH İŞLER (Ankara) - Başkanım, ne biçim yönetiyorsunuz Meclisi ya! On dakikadır söz veriyorsunuz ya! Nerede yazıyor bunlar? İç Tüzük'te var mı?

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Benim itirazım şuna: Meclis Başkanı koşa koşa geldi müdahale etti, ben de bunu eleştirdim. Tutmuş bugün açıklama yapıyor: "Özgür Özel'i pişman ederim." Sayın Başkanın makamı pişman etme değil, adalet dağıtma makamıdır, tarafsızlık makamıdır. (CHP sıralarından alkışlar) Benim hakkım ile Cahit Özkan'ın hakkını eşit savunma makamıdır.

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Orada oturan da eşit davransın!

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Aynısını onun yapması lazım ya! Aynısını onun yapması lazım.

BAŞKAN - Bitirin lütfen.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bitiriyorum Başkanım.

Meclis Başkanlığı makamı bana tehdit savurma, had bildirme değil, Meclis Başkanlığı makamı adalet dağıtma makamıdır. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Hadi oradan!

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Beni perişan edecek adam önce kendi durumuna bakacak, yeminine sadık olacak, ondan sonra meydan okuyacak.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından gürültüler)