GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Konya Milletvekili Leyla Şahin Usta'nın sataşma nedeniyle yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:4
Birleşim:66
Tarih:31.03.2021

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, gerçekten, duyduklarımdan hem çok üzgünüm hem de daha sonra bu tartışmanın bir katkısı oldu, bir miktarı düzeltildi ifadelerin. Çünkü, ilk başta, bugün, bizim de hem sosyal medyadan hem açılış konuşmalarında kınadığımız, terör örgütü olduğunu söylediğimiz, lanetlediğimiz DHKP-C, Selim Kiraz'ı öldürdü, savcımızı şehit etti.

"Boğaziçi Üniversitesinde eylem yaparken suçüstü yakalanan, terör örgütü ile bu aynıdır." diyor. Oradaki sıkıntı şu: DHKP-C'nin terör örgütü olduğuna bir şüphe yok ama sorun şu ki Boğaziçi Üniversitesinde yakalanan -"Boğaziçi Üniversitesinde" dediği için- öğrencilerden Doğu Demirtaş, Selahattin Can Uğuzeş, Beyza Buldağ, Şilan Delipalta'yı Bakırköy Kadın Cezaevinde ve Metris Cezaevinde...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - ...Anıl Akyüz, Necmettin Erdem, Ömer Şengel ve Akın Karakuş'u Maltepe Cezaevinde bizzat ziyaret ettim. Bunlardan şu an sadece 2'si tutuklu, onlar da davaya kavuşamadıkları için. Diğerleri ilk davada salındılar, Anıl Akyüz ile Şilan'ın da bu cuma davası var. Dosyalarına baktığımızda, Doğu ile Selahattin'de halkı kin ve nefretle düşmanlığa sevk etmek -Kâbe resmi meselesi- diğerlerinin tamamında Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet; bir tane "terör örgütü" ifadesi yok.

Ayrıca "455 kişi DHKP-C..." falan diyor ya...

LEYLA ŞAHİN USTA (Konya) - Biz öğrencilere bir şey demiyoruz ki!

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Dediniz.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - ...onlar da tutulmuş -tutuksuz, birçoğunun hakkında dava da açılmadı- gözaltına alınıp serbest bırakılmış kişiler. Bu sefer döndü, onlara söylüyor, Boğaziçinde bir coğrafi tanımlamaya bu sıkıştığı için.

Ben bu çocukların hepsini ziyaret ettim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

PAKİZE MUTLU AYDEMİR (Balıkesir) - Ceza Kanunu mu öğreteceğiz size?

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bir dinleyin Hanımefendi, bakın, mahcup olursunuz.

PAKİZE MUTLU AYDEMİR (Balıkesir) - Niye? İki yıldan aşağı olanlar tutuklanır.

BAŞKAN - Lütfen müdahale etmeyin.

Siz devam edin Sayın Özel. Müsaade eder misiniz konuşsun, lütfen!

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Arkadaşlar, Yürüyüş Kanunu'na muhalefetten Doğu Demirtaş'ı...

PAKİZE MUTLU AYDEMİR (Balıkesir) - Kaç yıl?

BAŞKAN - Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Allah'tan kork, ya! Bir dinle, Allah'tan kork! Doğu Demirtaş'ın annesini bir arar mısın?

Doğu Demirtaş'ın annesi Gamze Demirtaş AK PARTİ Sarıyer Kadın Kolları Başkanıydı, babası Sertaç Demirtaş taş gibi bir AK PARTİ'liydi. Ben gittim, Doğu'yu gördüm, aklım almadı; Selahattin Can'ı gördüm, arada duvar var, ezberden satranç oynuyorlar; tek tercih Boğaziçi Fizik.

PAKİZE MUTLU AYDEMİR (Balıkesir) - Tamam.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Anneleri, babaları diyor ki...

Şimdi ne olduğunu söyleyeyim, ne olduğunu. Ben bir sayın milletvekiline, kadın milletvekiline "müfteri" "iftiracı" "yalancı" veya "kul hakkı yiyen", bu sıfatları yakıştırmam, olmadığını düşünürüm. O zaman nedir? O ilk günlerde bütün toplumu trollerken Süleyman Soylu sizi de trollemiş.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, son kez.

Toparlayın lütfen.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Çünkü bu çocuklar gözaltına alındıklarında bilinen bilinmeyen bütün terör örgütlerini saydılar. "Bu örgütlerle iltisaklı." dedi Süleyman Soylu, herkes öyle oldu.

RADİYE SEZER KATIRCIOĞLU (Kocaeli) - İçişleri Bakanına mı inanacağım, sizin dediklerinize mi inanacağım?

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ben bildiğim için -Süleyman Bey yalan bitmeden doğru konuşmaz- iddianamelere baktım, gözaltı fezlekelerine baktım; hiçbirinde bir terör örgütü yazmıyor. Savcının...

ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elâzığ) - Siz yalancısınız, sizin hayatınız yalan!

SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Ya, ne yalanı, ben takip ettim!

BAŞKAN - Sayın Kadıgil...

SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Ne anlatıyor ya! "Yalan söylüyorsun." diyor.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sera, bir dakika, bir bitireyim de sonra.

ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elâzığ) - Sizin hayatınız yalan ya, hayatınız yalan sizin!

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, şimdi, bakın, eğer gerçekten dürüstlükle bir iş yapacaksanız savcının iddia etmediği bir şeyi... Savcı iddia etmemiş. Bırak, mahkeme kabul edecek.

HÜDA KAYA (İstanbul) - Ayıp, ayıp! Koskoca insansın, ayıp! Nasıl vekilsiniz! Saygısız! Saygısız insan!

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bir dinler misiniz, Allah aşkına ya! Bir müsaade eder misiniz!

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Siz devam edin Sayın Özel, devam edin.

Son kez buyurun ve bitirin lütfen.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, dünya kadar hukukçu var, dünya kadar. Savcı iddia etmemiş, hâkim kabul etmemiş, polis bunları söyleyip de fezlekede savcının önüne koymamış, bu çocuklardan birinde "terör örgütü" adı yazmıyor; Gösteri Kanunu derseniz, hangimiz o kanundan yargılanmadık, yargılanmıyoruz? Bu TCK'de suç mu, değil mi? Suçsa bile DHKP-C'yle ne alakası var? Biraz vicdanlı olun. Gidin de Demirtaş ailesinden, Elâzığ Palulu Demirtaş ailesinden, biricik evlatlarına "DHKP-C'li" dediğiniz AK PARTİ'li o Demirtaş ailesinden bir helallik isteyin bakalım, bir helallik isteyin. (CHP sıralarından gürültüler)