GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Grup Başkan Vekilliği görevinden ayrılan Özlem Zengin ile Mehmet Muş'a siyasi hayatlarında başarılar dilediklerine, Grup Başkan Vekilliğine seçilen Mustafa Elitaş ile Mahir Ünal'a başarılar dilediklerine, diğer 3 Grup Başkan Vekilini bir kez daha tebrik ettiklerine, şehit edilen Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz'ı rahmetle andıklarına, Halit Akçatepe'yi vefatının 4'üncü yıl dönümünde saygıyla andıklarına; ortaöğretim mezunu sağlıkçıların, ön lisans anestezi bölümü mezunu anestezi teknikerlerinin ve güvenlik korucularının sorunlarına; Uyar Madencilik mağduru Somalı işçilere verilen sözün tutulması gerektiğine ve Biga Madencilikten Ahmet Şentürk'ün küstah yaklaşımından iktidar partisi milletvekillerinin kendilerine düşen payı aldıklarını umduğuna ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:4
Birleşim:66
Tarih:31.03.2021

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Çok teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Geçtiğimiz hafta Adalet ve Kalkınma Partisinin kongresi yapıldı. Tabii, kongrede pek çok eleştirdiğimiz husus vardı ama o kongrenin doğurduğu bazı sonuçlar var bizim açımızdan. Sayın Özlem Zengin ve Sayın Mehmet Muş -uzun süredir birlikte görev yapıyoruz- Grup Başkan Vekilliği görevlerinden ayrıldılar. Sayın Zengin yeni bir görev üstlendi, başarılar diliyoruz; Sayın Muş'un da mutlaka daha önemli görevler alması için böyle bir tercihin yapıldığını düşünüyoruz; ikisine de siyasi hayatlarında başarılar diliyoruz.

Bugün yapılan seçimle Sayın Mustafa Elitaş ve Sayın Mahir Ünal'ın Grup Başkan Vekilliklerine seçildiklerini öğrendik; kendilerine görevlerinde başarılar diliyoruz, partileri için de hayırlı olsun.

3 değerli mevkidaşımız da görevlerini sürdürdüklerine göre onları da bir kez daha tebrik ediyoruz.

Sayın Başkan, İstanbul Adliyesinde 2015 yılında DHKP-C terör örgütü üyeleri tarafından makamında önce rehin alınan, ardından da şehit edilen, katledilen Savcımız Mehmet Selim Kiraz'ı katlinin 6'ncı yıl dönümünde bir kez daha rahmetle, minnetle anıyoruz Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak.

Sinema ve tiyatromuzda hafızalara kazınan, sayısız karaktere hayat veren değerli sanatçımız Halit Akçatepe'yi vefatının 4'üncü yıl dönümünde saygıyla anıyoruz.

Sayın Başkan "Ortaöğretim Sağlıkçılar ve Hemşireler Platformu" adında 25 bin üyeli bir platform geçtiğimiz hafta bizleri ziyaret etti. 80 bine yakın ortaöğretim mezunu sağlıkçının atama beklediğini, 2017 yılından bu yana ortaöğretim hemşirelik bölümünün mezun vermediğini, kamuya atamalarda da sadece lisans mezunu hemşirelerin tercih ediliyor olması nedeniyle 80 bin kişinin çaresiz bir işsizlikle karşı karşıya olduğunu öğrendik. 2020 yılında, pandeminin yılında bile sadece 3.500 kişilik bir alım yapılmış, 2021 yılında da herhangi bir alım öngörülmediği için 80 bin kişi işsizlikle, açlıkla, mesleklerini yapamamakla karşı karşıyalar. Burada bir konuya dikkat çekmek gerekiyor: 2005 yılında kapatılan sağlık meslek liseleri 2008 yılında Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından yeniden açıldı ve özendirildi, teşvik edildi, çocuklara garantili iş yolu olarak gösterildi. Burayı tercih edenleri şimdi yüzüstü bırakmak doğru değil. Böyle bir pandemi koşulunda sağlıkçılara bu kadar çok ihtiyaç varken, sağlık emekçileri yıpranırken, tükenirken, ölürken ve artık birazcık nefes almaya ihtiyaç duyduklarında bu arkadaşlarımızın göreve davet edilmeleri, başlatılmaları, atanmaları son derece yerinde olacaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Adalet ve Kalkınma Partisinin, görevi devretmeye hazırlandıkça arkasında bir enkaz bıraktığını fark ediyoruz. Tüm meslek grupları mağdur, onlardan bir tanesi de anestezi teknikerleri. Üniversitelerin ön lisans anestezi bölümünden mezun olan 80 bin anestezi teknikeri var, ancak bu sayıya yakın bir atama kesinlikle gerçekleştirilmiyor. 2018-2019 yıllarında 4 binin üzerinde, 5 bine yakın öğrenci mezun olmuşken ayrı ayrı, 2018'de sadece 645 kişinin ataması yapıldı. Mezun sayısının beşte 1'i, altıda 1'i kadar yapılan atamalar, bu alanda da bir kronik işsizlik noktasına dönüşmüş durumda. Pandeminin artarak devam ettiği böyle bir süreçte hak ettikleri ölçüde atanmaları gerekliliği açıktır, bu konuyu da ilgililerin dikkatlerine sunuyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Yine, geçtiğimiz hafta, Mecliste güvenlik korucularının temsilcileri vardı. Bizim güvenlik korucularıyla ilgili yaklaşımımız ortada. Biz, mevcut güvenlik korucularının mağdur edilmeden ve geleceklerine ilişkin hakları, edinimleri kendilerine ödenerek bu suistimallere açık sistemin değiştirilmesi gerektiğini hep düşündük, düşünüyoruz ama bu, mevcut güvenlik korucuların sorunlarına kör bakmamızı gerektirmiyor. İktidar partisinin övünçle anlattığı terörle mücadele edilen bir dönemde en zor görevlerin verildiği güvenlik korucuları, şu an asgari ücretin altında çalıştırılıyorlar. Özlük hakları talepleri, emekli olduklarında kıdem tazminatları, beklentileri hep boşa çıkıyor; zam bekliyorlar, zam alamıyorlar. Bu taleplerini Cumhur İttifakı'nın temsilcilerine ilettiklerini ancak sonuç alamadıklarını söylüyorlar ve muhalefet partilerini gezdiler.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bu konunun da altını çizmek istiyoruz.

Sayın Başkan, bir söz var, ortada duruyor yıllardır, sözün esas sahibi Recep Tayyip Erdoğan. Soma faciasından sonra işçiler oturma eylemi yapıyordu. Oraya giden AK PARTİ heyeti "Gelin Ankara'ya, Başbakanımızla görüştürelim sizi." dediler. İşçiler geldi, işçiler görüşmeden sonra bir tutanak imzaladılar, altında imzaları var işçilerin -işçilerimizin hepsi sağlıklı, hayattalar şükür- sorulsun, son maddenin altında imzası olan bütün işçiler şöyle imza atmışlar, 10'uncu madde: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan "Uyar Madencilik sorununun derhâl çözüleceğini söyledi."

Uyar Madencilik faciadan önce kapanmış bir maden işletmesi, inanılmaz mağdurları var. Örneğin, Ali Kandemir'in iki gözü birden kör, İdris Sarıkaya'nın da iki ayağı birden yok. O günden beri birlikteler; birisi dinamite basmış, birisi de yerleştirirken dinamit patlamış. O günden beri birbirlerine göz olmuş, ayak olmuş bu iki sembol isim geçtiğimiz haftalarda yine buradaydılar, Meclisteydiler.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Son kez açıyoruz Sayın Özel.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Özlem Zengin'in kendilerine kıymetli bir yaklaşımı olmuştu. Ardından, sorunun çözülmesiyle ilgili de tam bu hafta işaret edilmişti ancak bu haftaya geldiğimizde herhâlde Özlem Zengin'in sözünü AK PARTİ "Özlem Hanım gitti, biz bu sözü tutmuyoruz." demeyecektir.

Zira, Süleyman Soylu, Manisa'nın bir ilçesinde yürüyüş yapan Uyar Madencilik işçilerini Gölmarmara'da ziyaret etmişti ve işçilerin ifadesine göre "Namus sözü veriyorum, 15 Ocağa kadar çözeceğim." demişti. İşçilere verilen bu söz hâlen tutulmadı. Hatta şu ifade var -ben neyi kastettiğini bilmem, bir bakan böyle şey söyler mi ama- işçilere: "Gerekirse kendime özel yöntemlerle sizin paranızı o kişiden alıp size vereceğim." dedi. Uyar Madencilik, hülle şirketlerle Konya'da, Ermenek'te, orada burada iş yapmaya, lüks arabalarda gezmeye, ortalıkta dolaşmaya devam ediyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bitireceğim Sayın Başkan.

BAŞKAN - Tamam, bitirelim lütfen.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - AK PARTİ Grubuna Özlem Hanım'ın sözünü ve AK PARTİ'ye Süleyman Soylu'nun sözünü hatırlatıyoruz.

Son sözüm de -kalan süremde- Biga Madencilikten Ahmet Şentürk'e. Efendim, madem bilmem kaç milyon yıl beklemiş, kendileri de otuz yıl beklemişler, dört yüz yirmi beş gündür eylem varmış "Üç, dört ay daha bekleriz." diyor. Neye güveniyorsa; üç, dört ay sonra ne olacak? Çoğu son derece üstten, ukala, küçük gören bir anlayış; onu izleyen direnişçi olur. Onu izledim, milletvekilliğini bırakıp, gidip orada dört yüz yirmi beş gün de kendim direnesim var. Umarım, iktidar partisi milletvekilleri de bu küstah yaklaşımdan kendilerine düşen payı, dersi almışlardır; bu küstah beyefendiye gereken dersi verirler. Kaz Dağı'nın altını üstündeki zeytinidir.

Teşekkür ediyorum Sayın Başkan. (CHP sıralarından alkışlar)