GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Ücretsiz izne çıkarılan Migros işçilerinin yanında olmaya devam edeceklerine, Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminin milyonlarca genç için umutsuzluk ve yandaşlar için çoklu maaş sistemi yarattığına, KADES uygulaması ile bütün hizmet alanlarına Kürtçe ve diğer dillerin eklenmesinin kadınlar için hayati önemde olduğuna, Kaz Dağları'nda mücadele eden çevrecilerin arkasında olduklarına ve üniversitelerde rant alanlarının yaratılmasına derhâl son verilmesi gerektiğine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:4
Birleşim:66
Tarih:31.03.2021

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Evet, Migros işçileri eylemlerinin, direnişlerinin 86'ncı gününde. Nasıl olmuştu? DGD-SEN'de örgütlendikten sonra ücretsiz izne çıkartılan, ardından da kod 29'la işten atılan işçiler, bunların Yönetim Kurulu Başkanı, Migrosun Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan'ın İstanbul Beykoz'da bulunan villası önünde eylem yapmak istediler ancak işçiler çok sayıda Çevik Kuvvet ekibinin etraflarını sarması üzerine gözaltına alındılar ve ne oldu? Özilhan'ın evi koruma altına alındı. Oysa ki korunması gereken, Özilhan değil Migrosun işçilerinin gasbedilen haklarıdır. Hakikaten, işçiler, kod 29 baskısıyla işten çıkarılıp tüm hakları yok sayıldıkça daha çok açlığa ve yoksulluğa mahkûm ediliyorlar fakat öte yandan sermaye korunuyor ve ekonomik çıkarlar gözetiliyor. Migros depolarında günde on altı saat çalışmayla tacize, mobbinge, ağır çalışma koşullarına, kölelik dayatmasına işçiler karşı çıkıyorlar. Pandemi koşullarında açlıkla terbiye edilmek istenen işçilerin yanındayız. Ücretsiz izne çıkarılmalarıyla sendika üyesi olan işçiler âdeta cezalandırılıyor. İşçilerin yanında olmaya devam edeceğiz.

Evet, çoklu maaş uzunca bir süredir tartışılıyor çünkü işsizlik yüzde 30'lara dayanmışken, 10 milyon işsiz varken, her 2 gençten 1'i işsiz iken yani milyonlarca genç umutsuz işçi varken bu karanlık tablonun sebebi tartıştırılmak istenmiyor. Bu karanlık tablonun tek sebebi Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemidir. Bu sistem milyonlarca genç için umutsuzluk, yandaşlar için ise çoklu maaş sistemi yaratıyor. Daha geçtiğimiz günlerde Borsa İstanbulda zam kararı alındı. Aralarında Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun'un da bulunduğu Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Üyelerinin huzur hakları yüzde 33'lük zamla yirmi dörder bin TL'ye çıkarıldı. Saray şürekâsına çoklu maaş yetmiyor, şimdi çoklu zam alıyorlar. Fahrettin Altun, Yiğit Bulut, Ömer Fatih Sayan, Metin Kıratlı, Nureddin Nebati... Say say bitmiyor, saymakla bitiremediğimiz bir de milyonlarca işsiz gencimiz var. Bu sistem on milyonlarca genç işsiz üretiyor, bir de bol sayıda Kürşatlar. Ortada bir mektup var. Bu mektup Fahrettin Altun olmanın, Yiğit Bulut olmanın yol haritasını anlatıyor; her Fahrettin, her Yiğit yaşlanmış birer Kürşat Ayvatoğlu oluyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Biz yine de Tevfik Fikret'in bir dizesiyle söyleyelim: "Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin/

Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin/ Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak!" Giderayak talan ettiğiniz halkın kaynaklarının hesabını kuruş kuruş soracağımızın sözünü bir kez daha veriyoruz, yetim hakkıyla dolan her boğaza zehir, zıkkım olsun diyoruz.

Evet Sayın Başkan, KADES uygulamasını geçmişte, burada, kürsüde ifade ettik. Kürtçe ana dile sahip olan ve Türkçe bilmeyen kadınların KADES'e başvuru yapamadıklarını ifade ettik ve bunun için Diyarbakır Barosu dava da açtı. Dava henüz devam ediyor ama KADES uygulamasının kadınların yaşamını ortadan kaldırdığına ilişkin çok çarpıcı bir örneği paylaşmak istiyorum. Fatma Altınmakas, ana dilde hizmetin erkek şiddetiyle mücadelede...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Fatma Altınmakas cinayeti, ana dilde hizmetin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya çıkardı. Fatma Altınmakas tecavüze uğradıktan sonra şikâyet etmek için gittiği karakolda Türkçe bilmediği için ifadesi alınmadı ve ardından eşi Kazım Altınmakas tarafından öldürüldü ve bugün davanın ilk duruşması var. Tabii ki, bu davada adil bir karar verilmesini içtenlikle temenni ediyoruz. Ama Fatma Altınmakas'ın karakolda ifadesi alınabilseydi eşi tarafından öldürülmeyecekti belki. Bu nedenle, KADES uygulamasına ve bütün hizmet alanlarına Kürtçe ve diğer diller de -bilinmiyorsa Türkçe- mutlaka eklenmelidir; bu, kadınlar için hayati önemdedir. Kürt kadınları ya da Türk kadınları ya da herhangi bir kimlikteki kadınlar şiddetten muaf değildir.

Sayın Başkan, son olarak Kaz Dağları var. Kaz Dağları'na ilişkin...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Kaz Dağları'nda çevre savunucuları, su ve vicdan nöbeti eylemleriyle dört yüz yirmi beş gün direnerek Kaz Dağları'nda altın madeni aranması engellenmişti. Evet, yaklaşık 350 bin ağacı katleden Alamos Gold'un yerli iştiraki Doğu Biga Madencilik Genel Müdürü Ahmet Şentürk ne demişti? Siyanür kullandıklarını itiraf etti ama sadece içilmesi hâlinde öldürücü olduğunu söyleyerek çok vahim bir açıklamada bulundu ve "Dört yüz yirmi beş gün bekledik daha da bekleriz, biz bundan vazgeçmeyeceğiz." şeklinde de açıklama yaptı, evet "Üç beş ay daha bekleriz." dedi ama Kaz Dağları'nda çevre örgütleri aylardır hepimizin hakkını savunuyorlar ve doğa katliamına karşı çok önemli bir duruş sergiliyorlar. Biz, Kaz Dağları'nda mücadele eden çevrecilerin arkasındayız ve madenci talancılara diyoruz ki: Biz de Kaz Dağları'nı korumak için dört yüz yirmi beş gün değil...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Son kez, buyurun.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - ...dört yüz yirmi beş yıl yine bekleriz. Kaz Dağları ekolojik denge ve canlı yaşam için paha biçilmezdir.

Son olarak, Sayın Başkan, Boğaziçi yerleşkesinde TOKİ'ye yeni alanlar açılıyor, Çevre ve Şehircilik Bakanlığıyla bir anlaşma yapıldı Uçaksavar Lojmanlarının yıkılması konusunda. Kayyum Rektör Melih Bulu, akademisyenlere bir mail göndermiş ve Çevre Bakanlığıyla mutabakata vardığını ifade etmiş. Sözde, deprem riski altındaki lojmanların yıkılıp yerine yenilerinin yapılması... Oysaki orası, Uçaksavar Lojmanlarının bulunduğu arazi Boğaziçi Üniversitesine ait ve son derece kıymetli bir arazi, orası TOKİ'ye peşkeş çekilecek ve oraya yeni binalar yapılacak. Açıkçası üniversiteleri rant alanı olarak değerlendiren iktidar, bilimi değil kendi bekasını ve rant kaynaklarını düşünüyor ve asla kabul edilecek...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Son cümlem zaten.

BAŞKAN - Peki, son cümlenizi alayım.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Biz Boğaziçi Üniversitesinin ve diğer alanların da rant alanı olarak kullanılmasını kesinlikle kabul etmiyoruz, karşısında durmaya devam edeceğiz. Bu uygulama, aynı zamanda Melih Bulu'nun göreve niye getirildiğini de çok net bir şekilde açıklıyor. Üniversiteler üzerindeki kayyum egemenliğine de rant alanları yaratılmasına da derhâl son verilmelidir.

Çok teşekkür ediyorum, sağ olun.