| Konu: | AK PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 65 |
| Tarih: | 30.03.2021 |
HDP GRUBU ADINA MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, evet, İstanbul Sözleşmesi'ni bir kere daha konuşalım çünkü biz "Bitti." demeden İstanbul Sözleşmesi'nin tartışmaları bitmeyecek, bu sözleşme yürürlüktedir; ilk başta bunu söylemiş olayım.
İstanbul Sözleşmesi niye imzalandı? Niye ilk imzacı Türkiye'ydi? Çünkü Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Nahide Opuz davasında Türkiye'yi mahkûm etti ve dünyada ilk mahkûmiyet kararıydı. Neydi o karar biliyor musunuz Opuz davasında? Türkiye'yi yaşam hakkını korumadığı için mahkûm etti ve Türkiye'ye dedi ki... Kadın cinayetleri karşısında ailenin kutsallığı takıntısından da mahkûm etti. Bu ne demek? Şu demek: "Aile içi şiddet özel yaşamdır." diye savunmalar yapıyordu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Türkiye ve "Biz karışamayız." diyordu özel yaşama ama AİHM ne dedi? "Özel yaşama şiddet olduğu zaman müdahale etmek senin, devletin görevidir." dedi ve "Türkiye'de kadına yönelik ayrımcılık vardır." dedi. İlk defa Türkiye'de... Türkiye'yi mahkûm eden karar dünyada bir ilktir ve Nahide Opuz'un avukatıyım ben. O davayı yıllarca takip ettim Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde. 36 defa şiddete uğrayan Nahide Opuz'un, annesinin öldürülmesinden sonra eşi tutuklandı ancak, kendisi her an ölüm tehdidi altındaydı.
Peki, İstanbul Sözleşmesi'nden neden Cumhurbaşkanı çekildi? Uzun süredir hedef alıyordu çünkü "Kadın kırımına artık ses çıkarmayalım." dedi. Kadın özgürlüğü perspektifine, kadınların istihdamda, yaşamda, hayatın her alanında var olmasına AKP tahammül etmiyor. AKP iktidarı, kadın düşmanı bir iktidardır. İstanbul Sözleşmesi'nden tek imzayla çekildiğini ilan etmek "Kadınlar öldürülmeye devam etsin, kadınlar şiddet görsün, kadınlar tecavüze maruz kalsın, kadınlar istismara maruz kalsın; devlet bunu korumayacak." demektir. Uluslararası bir sözleşmeden, ilk imzacı olduğu sözleşmeden Meclisin iradesine rağmen "Çekildim." diyor. Hukuki bölüme gelmeyeceğim. Bu kararname geçersizdir. Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayladığı bir uluslararası sözleşmeyi bir adam kaldıramaz; adam olduğu için değil, bir kadın da kaldıramaz, herhangi bir vatandaş kaldıramaz. O buraya gelir, o sözleşme nasıl onaylandıysa onun ortadan kaldırılması usulü de aynı yönteme tabidir. Geçenlerde bir yerde okumuştum. Şu anda Türkiye'nin taraf olduğu birçok uluslararası sözleşme var. Bu durumda, biz "Lozan'dan bilmem başka sözleşmelere kadar Recep Tayyip Erdoğan kararname imzalayıp çekilebilir." mi diyeceğiz?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Bu, kabul edilemez bir durum; bu, kadınlara açılmış bir savaştır aynı zamanda; bu, iktidarın, Türkiye'nin en dinamik, en hareketli ve taleplerini en net ifade eden kadınlarına savaş ilanıdır. Ve bu sözleşmeden imza çekildikten sonra -kabul etmemekle beraber, parantez içinde söylüyorum- kadın cinayetleri arttı. Yargı daha çok cezasızlık uygulayacak, erkekler daha çok güçlü hissedecek kendini ve ayrımcılık artık iktidarın desteğiyle toplumun her alanına yayılacak. Biz kadınlar olarak -Türkiye'de yaşayan bütün kadınlar adına söylüyorum, AK PARTİ'li kadınlar adına da söylüyorum- kesinlikle bu sözleşmeden çekilmedik, bu sözleşmenin gereklerinin yerine getirilmesi için her gün, her saat, her saniye mücadele etmeye devam edeceğiz. "İstanbul Sözleşmesi yaşatır ama AKP iktidarı öldürür!" diyeceğiz.
Teşekkür ediyorum. (HDP ve CHP sıralarından alkışlar)