| Konu: | Mahir Çayan ve 10'ların katledilmesinin yıl dönümüne, 130 duruşmadan sonra sonuçlandırılan Hrant Dink davasının kendileri için kapanmadığına, öğretmen ve öğrencilerin coronavirüs riskiyle karşı karşıya olduklarına ve Şenyaşar ailesinin Şanlıurfa Adliyesi önündeki adalet arayışında hastane kayıtları ile videoların bir an önce yargıya teslim edilmesi gerektiğine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 65 |
| Tarih: | 30.03.2021 |
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Bugün 30 Mart. Bundan kırk dokuz yıl önce Deniz Gezmiş ve yoldaşlarının idamını engellemek için yola çıkan Mahir Çayan ve 10'ların katledilmesinin yıl dönümü. Evet, kırk dokuz yıl geçti ama acısı hâlâ dipdiri ve kanayan bir yara olmaya devam ediyor. Geçen dönemlerde milletvekilimiz olan Ertuğrul Kürkcü olaya tanıklığını, Parlamentoya aslında bütün ayrıntılarıyla anlatmıştı. Fakat o günden bugüne katliamlarla yüzleşmeyen siyasi otoriteler, bunları hep yok saymayı tercih ettiler. Bizler ise geçmişle yüzleşmenin toplumsal yaraları saracağına olan inancımızı bir kez daha ifade etmek istiyoruz.
Sevgili Mahir Çayan'ın sözlerini tekrar anımsatmak istiyorum: "Onlar bir avuç, biz ise milyonlarız. Kaybedeceğimiz hiçbir şey yoktur, kazanacağımız koca bir dünya. Asıl siz teslim olun, biz buraya teslim olmaya değil, ölmeye geldik." diyen Mahir Çayan ve 10'ları saygıyla anıyorum. (HDP sıralarından alkışlar)
Sayın Başkan, Hrant Dink davası 130 duruşmadan sonra 26 Mart 2021 tarihinde sonuçlandırıldı. Ama nasıl sonuçlandırıldı? Birçok soru işaretiyle, tartışmalı beraat kararlarıyla ve olayın cemaate yıkılma çabasıyla, arkasında birçok soru bırakarak tamamlandığı açıklandı. Evet, 76 sanık yargılanıyordu, bunlardan İstanbul eski İstihbarat Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer ve Emniyet Genel Müdürlüğü eski İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek'e ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Ancak bunun haricinde birçok firari sanık olduğunu da not etmek istiyorum. Bazı isimler de cinayette sorumluluğu var ve delillerle ispatlanmış olduğu hâlde, bilinçli bir şekilde beraatle sonuçlandırılmıştır.
En sonunda, cemaate yüklenmesi aslında bir kanaat değil, bir talimat gibi, bir karar gibi önümüzde duruyor. Oysa bizler biliyoruz ki Hrant, devletin, yargının hedef göstermesiyle zaten tehdit altındaydı. Bu dava, sadece "Artık ayyuka çıkmış olan sanıkların cezalandırılması şeklinde sonuçlandı." denilebilse de sorumluların bir kısmı dosyada yer almadı; bazıları beraat etti, göstermelik de cezalar verildi.
Evet, devlet, Hrant Dink'in yaşam hakkını korumadığı için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde ihlal cezası aldı çünkü Dink'in katilleri o dönem Hrant'ı hedef gösterenlerdir. Tıpkı Tahir Elçi'nin katlinde sorumlu olanlarla aynı zihniyet Dink'in de katilidir ve bu dava biz "Bitti." demeden bitmeyecek ve bu dava bizim için kapanmamıştır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Sayın Başkan, diğer bir mesele, öğretmenler ve öğrenciler ve okulların açılıp kapanma durumu; tüm Türkiye'yi ilgilendiriyor. Mağdur olan, pandeminin en büyük mağdur kitlesinden biri olan öğretmenler ve öğrenciler bu mağduriyetle daha çok yüzleşmeye devam ediyorlar. Okulların açılması, öğretmenlerin yüz yüze ya da on-line eğitim yapması gibi birçok tartışma yapılıyor ama hâlâ okulların ne olduğu konusunda muamma ve soru işaretleri uçuşmaya devam ediyor. Öğretmenler normalde öncelikli gruplar arasında olmasına rağmen, böyle bir gereklilik olmasına rağmen Millî Eğitim Bakanı sömestir tatili öncesinde "Aşılanmayan öğretmen kalmayacak." dedi ama bugün aşılanmayan öğretmenlerin çoğunlukta olduğunu üzülerek ifade etmek istiyorum ve öğretmenler aşılanmadıkları hâlde okullara gitmek zorunda kaldı ve coronavirüs riskiyle çalışmaya devam ediyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Eskişehir'de, Muğla'da ve daha pek çok yerde okulların karantinaya alındığına dair haberler geliyor. Daha Ankara henüz sarı renkteyken 2 okulun karantinaya alındığı bilgisi geldi. Şu anda -dünkü açıklamayla- tüm ülke kırmızıya boyandı ancak okulların nasıl olacağı, nasıl yönetileceği, açılıp açılmayacağı bile belli değil. Üstelik yeni mutant virüsün bilhassa çocukları etkilediği bilinmesine rağmen sırf günü kurtarmak adına, hem öğretmenler hem de öğrenciler ateşe atılıyor. Millî Eğitim Bakanı hiçbir sorumuza cevap vermedi, burada sorduğumuz sorulara da cevap vermedi ve Millî Eğitim Bakanına bir kez daha söylüyoruz: Lütfen, milyonlarca öğrencinin, öğretmenin sesine kulak verin, sadece özel okul sahiplerini dinlemekten vazgeçin demek istiyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Sayın Başkan, aslında Türkiye'nin temel gündemi olması gereken başka bir mesele Şenyaşar ailesinin adalet arayışı. Ne olmuştu? Şunu hatırlatmak istiyorum: 14 Haziran 2018'de AKP Urfa Milletvekili İbrahim Yıldız'ın korumaları ve akrabaları tarafından baba ve 2 oğul katledilmişti. Olayın olduğu gün cenaze merasimine katıldığım için ayrıntıları çok yakından biliyorum. Yıldız ailesi o günden bugüne korunmaya devam ediyor, aileden 120 kişiye koruculuk verildi ve aile silahlandırıldı. Aradan üç yıl geçti, sağlam hastaneye giden Şenyaşarların hastanede katledildiğine dair görgü tanıkları var ama kamera kayıtları hâlâ ortaya çıkmadı ve katiller korunmaya devam ediyor. Herkesin gözü önünde katliam yaptıkları hâlde adalete teslim edilmeyenler...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - ...herkesin gözü önünde bir aileden 3 kişiyi katledenler herkesin gözü önünde adaletten kaçmayı başarıyorlar ama Şenyaşar ailesinden Emine ve Ferit Şenyaşar Urfa Adliyesinin önünde adalet ararken bugün, bir kez daha gözaltına alındılar.
Evet, bu ülkede şu bir tutum ve karar olmaya başladı: Katiller değil, katillerden hesap soranlar ve adalet arayanlar yeni bir baskıya ve işkenceye maruz bırakılıyor. Emine anneyi ve oğlunu serbest bırakın; demokratik haklarını kullanıyorlar. Katilleri korumaktan vazgeçin, hastane kayıtlarını ve videolarını bir an önce yargıya teslim edin demek istiyorum.
Teşekkür ediyorum.