| Konu: | CHP Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 62 |
| Tarih: | 23.03.2021 |
CHP GRUBU ADINA GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle, bu uyarma cezasını şahsım ve tüm kadınlar için bir şeref madalyası olarak kabul ettiğimi açıkça ifade etmek isterim. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Mor örtü demek, Anadolu'nun geleneği mor cepken demektir.
OSMAN NURİ GÜLAÇAR (Van) - Yalan.
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Devamla) - Kadına şiddete hayır demektir.
OSMAN NURİ GÜLAÇAR (Van) - Yalan.
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Devamla) - Kadına zulme hayır demektir. İşte, bu nedenle bir gece Meclis iradesine darbe yaparak...
BAŞKAN - Sayın Karaca, lütfen konuşmanıza örtüyü kaldırarak devam edin.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Gerekçesini anlatıyor efendim, gerekçesini anlatıyor.
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Devamla) - ...kadına şiddetin önlenmesi, durdurulması, kadının korunması, şiddetin cezalandırılmasını amaçlayan İstanbul Sözleşmesi'ni anında, gecenin karanlığında ortadan kaldırmak isteyen...
BAŞKAN - Sayın Karaca, lütfen örtüyü kaldırarak devam edin.
SEMİHA EKİNCİ (Sivas) - Olmaz ki böyle.
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Devamla) - ...feshetmek isteyenlerin karşısında kadına şiddete hayır demek için bu örtüyü, mor örtüyü kürsüye... (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
BAŞKAN - Mikrofonu keselim, kesin mikrofonu.
SUZAN ŞAHİN (Hatay) - Şu anda sizi reddettiğimizi beyan ediyoruz.
BAŞKAN - Kavas arkadaşlar, yardımcı olun ki mikrofonlar zarar görmesin.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Yok, yok, hayır.
BAŞKAN - Açalım mikrofonu, tamamlayın sözlerinizi.
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Devamla) - Değerli arkadaşlar, 11 Mayıs 2011'de iktidar, Adalet ve Kalkınma Partisi İstanbul Sözleşmesi'ni imzaladı, 24 Kasım 2011'de de bu kürsüde bütün milletvekilleri, bütün parti grubu adına konuşanlar İstanbul Sözleşmesi'nin imzalanmasına övgüler düzerek oy birliğiyle bu Meclisten 6251 sayılı Uygunluk Kanunu'nu geçirdik. O gün Milliyetçi Hareket Partisinin milletvekili ne demişti? "Bu kanundan dolayı, bu sözleşmeden dolayı herkese teşekkür ederiz." demişti, Adalet ve Kalkınma Partisi adına Sayın Canikli ne demişti? "Tarihi anın yansımasıdır, bu gurur hepimizindir, tüm Türkiye'ye ait olacaktır." dedi. Adalet ve Kalkınma Partisinin Genel Başkanı ne dedi? "Kadına şiddet bir insan hakkı ihlalidir. Sözleşme Türkiye'nin öncülüğünde hazırlanmıştır." Yani bugün inkâr ettiğiniz sözleşmeyi Sayın Genel Başkanınız Türkiye Cumhuriyeti devletinin öncülüğünde hazırlandığını ifade etti. Sonra ne oldu? Kasım 2019'da bir proje hazırladınız, Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddete Karşı Kapsamlı Kurumsal Müdahale Geliştirme Projesi. Hemen soluğu Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliğinde aldığınız. "Biz bu projeyle İstanbul Sözleşmesi'ni uygulayacağız ve etkin uygulanması için de sizden destek istiyoruz." dediniz. 800 bin avroyu cebe indirdiniz. 800 bin avroyu alarak dediniz ki: "Üç yıl içinde, otuz altı ayda yani 22 Mayıs 2022'ye kadar İstanbul Sözleşmesi'nin etkin uygulanması için Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı birlikte çalışacağız, milleti eğiteceğiz." Henüz daha aldığınız 800 bin avronun uygulanmasının süresi bitmeden, bir yıl kala, bir gece yarısı, tam da zihniyetiniz gibi kapkaranlık bir gecede Meclis iradesine darbe yaparak "İstanbul Sözleşmesi'nden bir Cumhurbaşkanlığı kararıyla çekiliyoruz." dediniz. Değerli milletvekilleri, bunun adı dolandırıcılıktır. 800 bin avroyu alıp uygulama süresi bitmeden "Biz caydık." deyip bu paranın üzerine çökmek dolandırıcılıktır, başka bir şey değildir.
Sayın milletvekilleri, İstanbul Sözleşmesi kadına şiddeti önlemek içindir. İstanbul Sözleşmesi kadına şiddeti önlemek, durdurmak, korumak ve cezalandırmak ve bunun için de politika üretmektir ama siz ne yaptınız? "Kadınlar şiddete uğrasın, kadınlar cinayete kurban gitsin ama yeter ki bizim oyumuz azalmasın." dediniz. Ama tek çareniz, tek çıkarınız şeyhlerin, tarikatların, müritlerin, şıhların bir avuç oyuna muhtaç olduğunuz için İstanbul Sözleşmesi'ni onların talimatıyla geri çekmeyi yeğ gördünüz. Ama 42 milyon kadın, emin olun, bunun hesabını size Mecliste verecek; korkmayan, susmayan ve itaat etmeyen kadınlar, bu İstanbul Sözleşmesi'nden vazgeçmenin, bir gecede Meclis iradesine darbe yaparak "Feshediyorum." demenin hesabını, emin olun, sandıkta soracak. (CHP sıralarından alkışlar)
Gidişiniz, korktuğunuz, çekindiğiniz, özgür, şiddete hayır diyen, kadın cinayetlerine hayır diyen kadınların elinden olacak. Bu an itibarıyla katledilen tüm kadınların, şiddete uğrayan tüm kadınların vebali her birinizin üzerinedir. (CHP sıralarından alkışlar)
Buradan açıkça ilan ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)