| Konu: | Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 57 |
| Tarih: | 10.03.2021 |
CHP GRUBU ADINA HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Tüm kadınların Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nü kutluyorum. Yine, Türkiye'nin ve tüm İslam âleminin Miraç Kandili'ni kutluyorum.
Değerli arkadaşlar, bu teklif Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonuna geldiğinde, baktığımda, gerçekten hayretler içinde kaldım. Bu, torba yasa. 1, 3, 6 numaralı maddeleri aslında Tarım Komisyonuna gitmesi gereken bir teklif ama ne hikmetse, bu maddelerin hepsini Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonuna getirdiniz ve orada görüşüldü. Neden? Sebep şu arkadaşlar, işin gerçeği bu: Yani birinci bölümdeki 2 numaralı maddeyi geçirmek için bunu... Bir pasta getirdiniz; üstü şeker, altı şeker, içinde zehir var; işin gerçeği bu. Bu nedenle, teklifteki -hâlen Başkan burada, orada mücadele ettik, bütün siyasi partiler karşı çıktı AKP dışında- bu 2'nci maddeyi çıkarabiliriz.
Değerli arkadaşlar "Bu 2'nci madde nedir?" derseniz, bu 2'nci madde, ihalesi olmuş, sözleşmesi olmuş bir firmaya özel yapılan bir kanundur. Yani, bu teklif geçtiği zaman şunu diyor: "15/3" diyor. Yani bu teklif... Allah rahmet eylesin, kimsenin arkasından konuşmak istemiyorum ama bu Mecliste, Unakıtan Maliye Bakanıyken bir gecede mısır ithalatı kanununu değiştirdi, ertesi günü tekrar yerine koydu; bu kanun da aynı şekilde yani bu firmaya özel hazırlanmış ve uygulanan bir kanun değerli arkadaşlar.
Bu yap-işlet modelleri... Dün Mehmet Bey'i dinlerken -AK PARTİ Grup Başkan Vekili- hayretler içinde kaldım, diyor ki: "Ankara, İstanbul, İzmir... Bizde hazine kefil oldu." Şimdi, elma ile armudu birbirine karıştırıyor. Bu maddeyle özel şirkete -devlete ait olmayan bir şirkete- kredi uygulanıyor. Ankara, İstanbul, İzmir'deki hazine kefilliği... Zaten belediyelerin vergiden dolayı hazineden bir alacakları oluyor. Yani, belediyeler devletin bir kuruluşu -herhâlde Cumhuriyet Halk Partisinin belediyeleri değil- yani sonuçta Türkiye Cumhuriyeti'nin belediyeleri. Orada hazine kefil olduğu zaman halkın malı oluyor. Ama burada Sayın Başkanım, Sayın Bakanım; buradaki sistemde bu firmaya özel hazırlanmış ve Türkiye Cumhuriyeti'nin Ulaştırma Bakanlığı tüzeli kefil oluyor. Peki, bu 2'nci maddede kefillik yaptığı zaman bu firma orada yazıyor mu "valör artı bir" diye, "borçlanacak" diye? Hayır yazmıyor. Yani, sınırı yok. O firma gidip yüzde 3'le de bulabilir, yüzde 5'le de, yüzde 6'yla da bulabilir. Ve biz Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak, hazine olarak 83 milyon insan buraya kefil oluyor ve bu şekilde, bu süreçte, bu teklif Anayasa'ya aykırıdır her şeyden önce değerli arkadaşlar. Biz "Hazine kefil olmasın." demiyoruz; tabii ki, olsun; "İşler yapılmasın." demiyoruz; tabii ki olsun ama burada şu var değerli arkadaşlar: Hazine gider, proje bazında... Yine, bir arkadaşım burada söyledi, Dünya Bankasından proje bazında kredi veriliyor ama o krediyi verirken Dünya Bankası, projesinden tam bitimine kadar hep kontrol eder. Çünkü Dünya Bankasından gelen bir parayla asla ve asla iktidar partisi X bir firmaya ihale veremez çünkü denetimi onların elinde, yolsuzluk yapamaz, yandaş şirketlere ihale veremez, hak neyse o hak doğru verilir ve gerçek borçlanma da budur değerli arkadaşlar.
Değerli arkadaşlar, şimdi, yine, ikinci bölümde 6, 7, 8, 9 ve 10'uncu maddeler... 6'ncı madde zaten bu sorunu çözer mi? Çözmez. Çünkü daha on beş gün önce Afyon Başmakçı'daydım. Orada bir besici bana ne dedi biliyor musunuz? "Sayın Vekilim, 30 tane süt ineğim vardı, götürdüm kestirdim. Eskiden bana bir gübre kâr kalıyordu, o gübreyi de elimden aldılar. İcralardan kurtulmak için ben süt veren ineklerimi götürdüm kestirdim." Bu madde sorunu halleder mi? Halledemez. Doğru mu? Doğru ama bu, çiftçinin, besicinin sorununu çözmez. Sizlerin çiftçiye destek vermeniz gerekiyor, aksi takdirde bu maddeyle siz sadece çok az bir önlem alabilirsiniz. O yüzden, önemli olan, burada besicilere destek vermemiz lazım. Süt... Sayın Tarım Bakanı zam verecekti, tam iki yıl geçti, hâlâ üreticiler, sütçüler prim bekliyor.
Değerli arkadaşlar, yine, 7 ve 8'inci maddede, Ulaştırma Bakanlığına, Demiryollarına hazineden para aktarılması var. Değerli arkadaşlar, 1 Mayıs 2013'te bu yasa çıktı, beş yıl süre verildi size -Sayın Ulaştırma Bakan Yardımcısı burada- beş yıl boyunca burada bir iyileştirme yaptınız mı? Hayır. Ne oldu? 2018'de doldu. 2018'den sonra tekrar iki yıl uzattınız 31/12/2020'ye. Tekrar bürokratlar unuttu, üç ay sonra getirdiniz, yeniden 2023'e uzatıyorsunuz. Biz buna karşı değiliz ama değerli milletvekilleri, 2013'te çıkan bir yasa yani yedi yıldan beri siz bu iyileştirmeyi yapamamışsanız bundan sonra hiç yapamazsınız, net söylüyorum. Şimdi, burada "2023" yazıyor Bakanın süresi ama Cumhurbaşkanına on yıl yetki veriyor. Şimdi, Cumhurbaşkanına on yıl yetki verdiğiniz zaman, değerli arkadaşlar... 2023'te seçime gitmiyor muyuz Sayın Muş? Seçime gidiyoruz. Seçime giderken neden Cumhurbaşkanının yetkisini on yıl uzatıyorsunuz, sebebi ne onun açıklayın bari. En azından bunu 2023'e aynı şartlara getirmeniz gerekiyor.
Yine, değerli arkadaşlar, 9 ve 10'uncu maddeler... Değerli arkadaşlar, bu 9 ve 10'uncu maddeler doğru bir işlemdir. Ama yeterli mi? Değil. Şimdi, TUREB diye bir yer var yani Rehberler Birliği; bu Rehberler Birliğinin 11.310 üyesi var. Şimdi, bunu yaparken en azından bu insanları çağırarak bu işi yapmanız gerekiyordu. Yeterli mi? Yeterli değildir. Ama yine de biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak -Komisyonda da söyledik- bu maddeye destek veriyoruz.
Değerli arkadaşlar, ben özellikle kendi bölgemden, turizm bölgesinden bahsedeyim. Şimdi, bu konu geldiği zaman, Numan Kurtuluş Turizm Bakanıyken bir çalışma yaptı paydaşlarla beraber; otelciler vardı, TÜRSAB vardı, TUREB vardı, bütün bu paydaşlar toplandı; 1618 sayılı Kanun'a göre 1972'de çıkan bir kanunu değiştirmek için bir yıl boyunca her yerde toplantı yaptılar, biz de o toplantıları takip ettik, hatta bir toplantı da Kuşadası'nda oldu, kendi bölgemde. Ama maalesef, 2018'de seçime gittikten sonra, Turizm Bakanı, o yapılan çalışmayı aldı, kendisi götürdü, rafa koydu. Daha önce birkaç sefer söylemiştim Sayın Turizm Bakanına "Sayın Bakanım, bu yasa tam bir yıl çalışıldı, neden getirmiyorsunuz Meclise?" dedim. Aynen şunu söyledi, net ve öz söylüyorum: "Benim şirketimin müdürünü ikna edin, ben getireyim." Şimdi, o yasada ne var? O yasada teknik bir sorun var, yani -Türkiye'de 12 bin acente var- bu acenteler otelle anlaşma yaptığı zaman diğer acenteyle yapabiliyorlar ama orada kanunda bir yeri var, diyor ki "Eğer bir acente bir otelin odalarını kiralamışsa diğer acente giremez." Bu ne demektir? Etstur'un sahibi, şu anki Turizm Bakanı, maalesef kendi şirketlerini büyütmeye çalışıyor, başka hiçbir şey değil, net söylüyorum. Turizm Bakanına hem Komisyonda bunu dile getirdim hem Genel Kurulda getiriyorum.
Değerli arkadaşlar, biz 2015'ten beri buradayız, eski sistemde bakanlar buradaydı ve bu bakanlarla kendi bölgemizin sorunlarının yüzde 50'sini burada çözebiliyorduk ama öyle bir sistem getirdiniz ki ya boş verin muhalefet partisinin milletvekillerini, kendiniz, sizler bile bakanlara ulaşamıyorsunuz. Şimdi, bu sorunu, Türkiye'nin bu sorununu nasıl çözeceğiz?
Önümüzde turizm sezonu var. Ben geçen hafta Kuşadası, Didim, Bodrum bölgelerinde çalışma yaptım, şu an coronadan en çok etkilenen kesim turizm değerli arkadaşlar. Turizm bölgesinde dükkânların hepsi kapalı. Şimdi, bir yasa çıkardınız, sabah yedi-akşam yedi, sonra kapanacak. Ya, size soruyorum arkadaşlar, hepiniz restoranlara gidiyorsunuz, ya sabah yedide restoran çorba mı satacak? Size soruyorum ya, sabah yedi de çorba mı satacak restoran? Yasak varsa da en azından dokuza kadar o restoranların açık olması gerekiyor.
İkincisi, diyorsunuz ki: "Sayın Cumhurbaşkanımız İngiltere Başbakanını aradı, turizm konusunda konuştu." Eyvallah, konuşması da gerekiyordu. Şimdi, İngiltere karar aldı, 15 Mayıstan sonra vatandaşlarını seyahate gönderecek ama şart var orada, şartı şu: "O gidilen ülkelerde aşılanma olmak şartıyla." diyor. Şimdi, turizm bölgelerine bakalım, İngilizler nereye geliyor? Kuşadası, Didim, Bodrum, Fethiye, Marmaris... O bölgelerdeki turizmciler aşılandı mı arkadaşlar? Hayır. Rehberler aşılandı mı? Hayır. Otel çalışanları aşılandı mı? Hayır. Peki siz o İngilizleri nasıl buraya getireceksiniz değerli arkadaşlar?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz.
HÜSEYİN YILDIZ (Devamla) - Değerli arkadaşlar, yaptığınız işlerin yüzde 99'u yanlış. Turizm Bakanı bu konuda acilen, yarın sabahtan itibaren çıkacak diyecek ki: "Ey Sağlık Bakanı, sahil kesimindeki, turizm bölgelerinde çalışanların, esnafın, otelcilerin, rehberlerin, seyahat acentelerinin acilen aşı vurulması gerek." Aksi takdirde -2020 gitti- önümüzdeki sezon, 2021'de de yok oluruz ve bir dahaki dönemde, göreceksiniz, turizmin bir daha bu ülkede olma şansı yok. Otellerin, iş yerlerinin hepsi el değiştirecek, bir daha esnaf bulamazsınız.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)