GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: AK PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:56
Tarih:09.03.2021

HDP GRUBU ADINA MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.

8 Martı bir kez daha kutluyorum.

Şimdi, 8 Mart vesilesiyle KADES bir açıklama yaptı -şu tabloya lütfen herkes iyi baksın, uygulamanın reklamını yapıyor- Türkçenin yanı sıra, Farsça, Arapça, İngilizce, Rusça ve Fransızca dil seçenekleriyle hizmet vermeye başladığını duyurdu. Ancak bu dillerin arasında Türkiye'de en çok konuşulan 2'nci dil Kürtçe yok. Şimdi, bu ülkede Kürtler yok mu, Kürt kadınları yok mu, Kürt kadınları şiddet görmüyor mu? Emniyete başvurmak istese Rusça mı konuşması lazım, Fransızca mı yoksa Arapça mı yani hangi dilde konuşacak? Hakikaten bunu anlamak mümkün değil. Yani Kürt kadınları şiddet gördüğünde Emniyete başvuru yapamayacak ya da diğer dilleri öğrenmek zorunda kalacak, bu dilleri bilmiyorsa uğradığı şiddetle baş başa kalacak; hatta, gerekirse yaşamını da yitirecek. Yani bunu zaten her gün yaşıyoruz.

Bir dili inkâr etmek, yok saymak, aslında bu dili konuşan kadınların haklarını da yaşamlarını da yok saymak anlamına geliyor. Ama öte yandan, Kürtlerin yaşadığı illerde Kürtlerin Kürtçe konuştuğunu ve bunu iktidar için bir reklam malzemesi yaptığını görüyoruz -o afişi getirecektim, yetişmedi- Kürtçe propaganda yapıyor AKP iktidarı. Ne diyorlar, biliyor musunuz? "..."(x) "Erdoğan'ı seviyoruz." cümlesi Kürtçe, surların üstünde koca koca afişler asılmış. "Biz propaganda yapınca Kürtçe kullanabiliriz, bizi Kürtçe sevebilirsiniz ama bize kendi dilinizde hitap edemezsiniz, öldürülseniz de şiddet de görseniz bu dille bize başvuru yapamazsınız." Neymiş? Kürtçe Kürtlere yasakmış yani bir halka kendi ana dilini yasaklamak anlamına geliyor. Bu ayrımcılık Kürtçeyi sadece kriminalize etmiyor, bir dil ayrımcılığı ve dil kırımı anlamına geliyor. Özellikle KADES uygulamasında Kürtçenin olmaması konusunda bir an önce iktidardan açıklama bekliyoruz.

Sağlık Bakanı pandemiyle ilgili, birçok dilde broşür yayınlıyor, Kürtçe yok. Birleşmiş Milletler Kürtçe broşür hazırladı ama bu iktidar en çok konuşulan 2'nci dili görmüyor ama söze gelince de "Kardeşiz." diyor milyonlarca insana. Yine, 112 Acil'i arayan bir Kürt, ana dilinde, Kürtçe -Türkçeyi bilmiyorsa- derdini anlatamıyor ama dünyanın bütün dillerinde anlatabiliyor; İngilizce, Fransızca, Arapça, Farsça anlatabiliyor. Adalet Bakanlığı çalışma yürütüyor, yine Kürtçe yok.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun efendim.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Türk Hava Yolları ihtiyaca göre anons yapıyor; hiç İngiliz yok, İngilizce anons yapıyor ama orada Kürtçe bilen bir vatandaş kendisini nasıl koruyacağını anlayamıyor. Defalarca sorduk niye Kürtçe hizmet yapılmıyor diye, buna da cevap yok.

Şimdi, size Kürtçe var ama bize yok. "Bizi sevdiğinizi sadece biz yazabiliriz, surlara asabiliriz." Açıktan soruyorum: Hakikaten Kürt dernekleri ya da herhangi bir kurum Diyarbakır Surlarına Kürtçe bir pankart, afiş asabilir mi? Hayır, asamazlar, yasak ama Erdoğan'ı sevdiğini söyleyen bir afiş yazılabilir, sadece propagandaya serbest. Bu ayrımcılık, hakikaten artık herkesin canına tak etmiş durumda. KADES gibi bir uygulamada, kadına yönelik şiddet gibi hepimizin çok önemli bir meselesinde bile kadınların kendilerinin yaşadığı şiddeti kendi dillerinde anlatamaması, bunun önünün açılmaması...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Ne diyeyim bilmiyorum; aslında ırkçılıktır diyeceğim, faşizmdir diyeceğim ama bunu soruyorum.

Teşekkür ediyorum. (HDP sıralarından alkışlar)