| Konu: | 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nün bayram gibi kutlanabileceği günlerin gelmesi ümidiyle kadın milletvekillerini selamladığına, vefat eden, tiyatronun bir önceki Kavuklusu Rasim Öztekin'e Allah'tan rahmet dilediğine, gazeteci Levent Gültekin'in 25 kişilik bir grubun saldırısına uğradığına, yakın geçmişte Milliyetçi Hareket Partisine ve liderine yönelik en ufak eleştiride bulunan gazetecilerin, siyasilerin mafyavari yöntemlerle sokak ortasında dövüldüğüne, bu tip olayların yaşanmaması için Milliyetçi Hareket Partisine önemli bir görev düştüğüne ve bu konuda inisiyatif almaları gerektiğine, Oda TV'nin 5 Mart 2020 günü BTK kararıyla kapatıldığına, internet sitelerinin kapalı olmasının ülke için bir ayıp olduğuna, bu konuda Parlamentonun kendi çıkardığı kanunun arkasında durup durmayacağını öğrenmek istediğine, Hakan Atilla'nın istifasının ABD Başkanı Biden'a Türkiye'nin yaptığı bir jest olduğunun söylendiğine, en etkili bakanlardan birisinin aylardır ortada olmadığına, İMKB Başkanının |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 56 |
| Tarih: | 09.03.2021 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, 8 Martla başlayan bu haftada -kadınlar, kadına karşı şiddet, kadın cinayetlerinin önlenmesi- 8 Martın, adına yakışır şekilde, bir bayram gibi kutlanabileceği günlerin özlemiyle, yüce Meclis çatısı altında faaliyet gösteren tüm siyasi partilerin -ve bağımsız milletvekillerimizin- kadın milletvekillerimizi, Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nü kutlayabileceğimiz günlerin gelmesi ümidiyle selamlıyorum. Bu konuyla ilgili AK PARTİ grup önerisinde daha detaylı açıklamalarda bulunacağız.
Dün akşam saatlerinde acı bir haber aldık. Geleneksel tiyatromuzun önemli isimlerinden, tiyatromuzun bir önceki Kavuklu'su Rasim Öztekin kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Çok değil, eylül ayında kavuğunu sağlık sorunları nedeniyle Şevket Çoruh'a devrettiği törende kavuğun bir usta-çırak ve bir liyakat ilişkisi olduğunun, bugün Türkiye'nin en önemli sorununun liyakat olayının tamamen unutulmuş olduğunun altını çizmişti. Rasim Öztekin'in yaşamını yitirmesinin üzüntüsünü yaşıyoruz. Kendisine Allah'tan rahmet, tüm sanat camiasına da başsağlığı diliyoruz.
Dün akşam saatlerinde Halk TV'de program yapan, yorumcu olan Levent Gültekin, televizyon önünde, 25 kişi olduğu belirtilen bir grubun vahşi saldırısına uğradı. Levent Gültekin'in parmaklarında kırık tespit edilmiş. Yakın geçmişte, Milliyetçi Hareket Partisine ve liderine yönelik en ufak eleştiride bulunan gazetecilerin, siyasilerin mafyavari yöntemlerle sokak ortasında dövüldüğü bu kaçıncı olay? Bu konuda Sabahattin Önkibar, Ahmet Takan, Orhan Uğurlu, Yavuz Selim Demirağ, Levent Gültekin, Selçuk Özdağ, isimlerini sayabildiğim birkaçı. Burada birlikte, siyaset yaptığımız, aynı çatı altında olduğumuz, Mecliste temsil edilen önemli bir siyasi geleneğin bu konuda bir tutum almasını bekliyoruz, bir açıklama yapmasını bekliyoruz, yaşanan bu tip olaylarla ilgili ciddi bir kınama ve men edici söylemleri bekliyoruz.
Sayın Devlet Bahçeli'nin Genel Başkan olduğu ilk dönemlerde partisine gönül veren gençlere yönelik çok olumlu telkinleri vardı; bunlar kamuoyunda çok takdir toplamıştı. Bence şimdi böyle bir zamana ihtiyaç var. Siyasi polemik için, birilerini hedef göstermek için, "Siz yapıyorsunuz, siz yaptırıyorsunuz." demek için demiyorum -böyle düşünen olursa bunu şimdiden söylüyorum, açıkça bunu kastetmiyorum- ama kendisi bugün Milliyetçi Hareket Partisini eleştiren bir köşe yazarı, birkaç gün sonra patır kütür dayak yiyor ve bununla ilgili kamuoyunda çok ciddi bir rahatsızlık var.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Başkan.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sürekli bu konuda birilerinin inisiyatif alması gerektiğini ifade ediyoruz. Buradan açık çağrımızdır: Sayın Devlet Bahçeli'nin Genel Başkan olduğunda gençlere yönelik, kendi partisinde siyaset yapanlara yönelik takdir toplayan pek çok açıklaması çok olumlu karşılık bulmuştu. Bu tip olayların yaşanmaması için Milliyetçi Hareket Partisine önemli bir görev düştüğünü, bu konuda inisiyatif almaları gerektiğini açıklıkla ifade etmek istiyoruz buradan.
Oda TV, bir haber gerekçe gösterilerek 5 Mart 2020'de BTK kararıyla kapatıldı. Bir senedir kapalı Oda TV. İnternet sitelerinin kapalı olması ülke için bir ayıp, hepimiz için ayıp ama 23 Temmuzda burada sosyal medyayla ilgili düzenlemelerin olduğu kanun görüşülürken Adalet ve Kalkınma Partisi adına Ankara Milletvekili Sayın Zeynep Yıldız şunları kayda geçirmişti.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - "Problematik bir içerik var, o içerik dolayısıyla mahkemeye başvuruluyor ve sonrasında bütün site külliyen kapanıyor. Böyle bir problemli içerikten dolayı bütün site kapanmamalı. Dolayısıyla, biz oradaki içeriğin çıkarılmasını sağlamak suretiyle, oradaki siteye ilişkin, vatandaşların girişini aslında güvence altına almış oluyoruz." Bu sözler Komisyon tutanaklarında var, Genel Kurul tutanaklarında var! Bir yılı aşkın süredir Oda TV kapalı. Kanun koyucu "Biz artık, siteler kapanmasın diye içerik engelleme maddesi getiriyoruz." diyorsa, bu madde kabul oluyorsa, bu kanun onaylanıp Resmî Gazete'de yürürlüğe giriyorsa, burası hukuk devletiyse, kanun devletiyse Oda TV niye kapalı? Bu keyfiyet nedir? Bu konuda bu Parlamento kendi kararının, kendi kanununun arkasında durmayacak mı?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bu konudaki son sözüm de, son ifade etmem gereken konu da Hakan Atilla meselesiyle ilgili. Bir süredir, Hakan Atilla'nın Biden yönetimi tarafından istenmediğini... Ve istifasının da, Biden'a Türkiye'nin yaptığı bir jest olduğu söyleniyor Amerikan basını tarafından. Berat Albayrak istifa etti, istifası yirmi iki saat duyurulamadı, ancak kabul edilene kadar. O günden sonra ortada yoktu, bütün Türkiye merak etti "Damat nerede?" dedi, kendisinden yine bir açıklama olmadı. Sonra, 128 milyar doların hesabı soruldu, AK PARTİ'den yine bir açıklama olmadı, Sayın Albayrak'ın avukatı açıklama yaptı. Avukatlık Kanunu'nu dikkatli okursanız, avukatlar, müvekkillerinin sözcüsü değildir, çok özel şartlarda müvekkilleri adına bazı açıklamaları yapabilirler.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Onlar, müvekkillerinin savunucularıdır ama sözcüsü değildir; müvekkili söz söyleyemeyecek durumdaysa, çok özel şartlarda bu görevi üstlenebilirler. Bu ifade, hepimize, Berat Albayrak'ın hangi özel şartlarda olduğunu düşündürüyor, kendisi de yok. Ve şimdi ortada olmayan bir başkası, Hakan Atilla, kendi isteğiyle, kendi takdiriyle istifa etmiş. Memleket ne hâle geldi, görebiliyor musunuz memleket ne hâle geldi? Ülkenin en etkili bakanlarından birisi aylardır yok, hâlâ yok, açıklamayı avukatı yapıyor. İMKB Başkanı, Biden istedi diye kendi ortada olmadan istifa ediyor, "Merak etmeyin, kendi istedi." deniliyor. Ve gazeteciler, televizyoncular sokak önünde dayak yiyerek linç ediliyorlar. Bu mu on dokuz yıl sonra Türkiye'yi getirmekten gurur duyduğunuz manzara, bu mudur? Bunu kabul etmemizi mi bekliyorsunuz?
2021 yılında olduğumuzu hatırlatırım, buranın bir hukuk devleti olduğunu hatırlatırız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bitiriyorum.
Herkesin canının, malının, yürütmedekilere, bakanlara, emirlerindeki kamu bürokrasisine emanet olduğunu hatırlatırız. Ve burada artık ülkeyi bir hukuk devleti gibi yönetme sorumluluğunu taşımayanların, eğer bu sorumluluklarını hatırlamayacaklarsa bu devlet yönetiminden artık aflarını istemelerini, aksi takdirde önlerine gelecek ilk sandıkta milletin onlara gerekli cevabı nasıl vereceğini hep birlikte göreceğiz.
Teşekkür ediyorum.