| Konu: | Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 49 |
| Tarih: | 18.02.2021 |
POLAT ŞAROĞLU (Tunceli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle terör örgütü tarafından Gara'da şehit edilen 13 vatandaşımızı rahmetle anıyor, acılı ailelerine sabırlar diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun.
Değerli milletvekilleri, Millî Savunma Komisyonu olarak son dönemde Türk Silahlı Kuvvetleri ve Jandarma bünyesinde fedakârca görev yapan askerî personelin etkin bir şekilde görev yapmalarını sağlamak ve özlük haklarını iyileştirmek amacıyla çeşitli kanunlar, düzenlemeler yapılmasını sağladık ancak Türk Silahlı Kuvvetlerinin genel yapısı hakkında ve personelinin yaşadığı mağduriyete ilişkin itirazlarımızın ne yazık ki dikkate alınmadığını görüyoruz.
Gelinen nokta itibarıyla ordumuzun eğitim, yargı, sağlık, atama ve liyakat sistemlerinde yaşanan köklü sorunlar nedeniyle birlik ve bütünlüğü bozulmuştur. Genelkurmay ve kuvvet komutanlıkları ayrı ayrı Millî Savunma Bakanlığına bağlandığı için sıkı emir komuta bağı parçalanmış ve Genelkurmay Başkanının yetkileri budanmıştır. Askerî mahkemeler ve disiplin mahkemeleri kaldırılarak ordunun yargı sistemi bozulmuştur. Bu konuda, askerî mahkemeler korunarak Askerî Yargıtay ile askerî yüksek idare mahkemeleri Danıştayın içinde birer daireye dönüştürülmelidir. 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrası YAŞ yapısı değiştirilmiş ve çoğunluğunu Hükûmet üyelerinin oluşturduğu bir yapıya büründürülmüştür. Siyasi müdahalelere açık, millî ordu yerine parti ordusu kuran mevcut YAŞ yapısı yerine bunun değiştirilerek ülkemizin güvenlik ihtiyaçlarına göre yeniden tasarlanması gerekmektedir. Ordudaki eğitim sisteminde ciddi aksaklıklar yaşanmaktadır. Harp Akademileri teşkilatının Millî Savunma Üniversitesine, harp okullarının kuvvet komutanlıklarına bağlanması sağlanmalı ve askerî liseler tekrardan açılmalıdır.
Bir diğer önemli sorun, askerî hastanelerin 2016 yılında OHAL kararnamesiyle kapatılarak Sağlık Bakanlığına devredilmesiyle sağlık hizmetlerinde aksama yaşanmış ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin doktor ihtiyacı devlet hizmet yükümlüsü sivil doktorlar tarafından karşılanmıştır. Ordudaki sağlık sisteminin bozulmasına sebep olan bu yanlıştan dönülerek kritik önemdeki hastanelerin tekrar açılarak Millî Savunma Bakanlığına devri muhakkak sağlanmalıdır.
Yine, aynı şekilde ordu içerisinde atama ve terfi sistemi komple yeniden düzenlenmiş, rütbelerde bekleme, emeklilik süreleri değiştirilmiştir. Bu durumun bir sonucu olarak, öğrenci alımlarında komisyonlarda yaşanan usulsüzlükler ve yandaş kayırmacılık sebebiyle liyakat sistemi bozulmuştur.
Ardı arkası kesilmeyen millî kurumların özelleştirme politikalarının verdiği zarar ortadayken askerî fabrikalar gibi kritik önemdeki tesislerin özelleştirmelerine, Tank Palet Fabrikası'nın bedelsiz olarak yabancılara devredilmesiyle devam edilmektedir.
Diğer tarafta, Silahlı Kuvvetler personelinin özlük haklarının eksikleri göze çarpmaktadır. Diğer üst subaylara verilen görev, makam tazminatı yine bir üst subay olan binbaşılara verilmediği gibi görevdeki binbaşılara başka adlar altında yapılan iyileştirmeler emekli binbaşılığa yansıtılmamıştır; bunun sonucunda, emekli binbaşılar için emekli-çalışan maaş oranı hiçbir asker ve sivil emekli durumunda görülmeyen yüzde 41 oranına kadar düşmüştür.
Astsubayların da makam ve tazminat ile kademe, derece sorunları çözüme kavuşturulmamıştır. Bu sorunlar çözüldüğü takdirde emeklilik maaşları daha makul seviyeye gelecektir.
Aynı şekilde 6000 sayılı Kanun mağduru uzman çavuşlarla ilgili düzenlemede yaşanan hak kaybının tam olarak giderilmediğini görüyoruz. Uzman çavuşlar, daha önce çıkarılan kanunla uzman erbaşlığa sağlanan aylık artışı, ek gösterge, eğitim ve sicil yoluyla derece ve kademe intibakından yararlanamamıştır ve aynı şekilde emsalleri gibi 52 yaşına kadar çalışmadıkları için derece ve kademeleri eksik kalmış ve geçmişe dönük ciddi bir hak kaybı yaşamışlardır. Uzman çavuşlar, subay ve astsubaylara verilen bir derece ve geçmişe dönük kayıplarının telafi edilmesini talep etmektedirler. Sözleşmeli erlerse refakat izni, asgari geçim indirimi, yol harcırahı, komando tazminatı ve iyileştirme zammı haklarından mahrum kalmaktadırlar, eş atamalarında da büyük sorunlar yaşamaktadırlar. Aynı şekilde, sağlık yönetmeliği düzenlenmeli ve yedi yıl görev yaptıktan sonra memur kadrolarına geçişi sağlanmalıdır.
Askerî kurumlarda sivil memur olarak görev yapan binlerce personel, mevcut mevzuata göre asker ve polis gibi sorumlulukları olduğu hâlde özlük ve tazminat haklarından aynı şekilde yararlanamadıkları gibi yaşadıkları mağduriyete ilişkin bu kanun teklifinde de hiçbir düzenleme yapılmamıştır. Yaşanan bu hak kayıplarını gidermeye dönük daha kapsayıcı, adil düzenlemeye ihtiyaç duyulmaktadır.
Saygılarımla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)