| Konu: | Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak üç ayların habercisi Regaip Kandili'ni kutladıklarına, bir günde 3 hekimin intihar ederek hayatını kaybettiğine, bunun bu Meclis çatısı altında tartışılmasının gerektiğine, Sağlık Komisyonu Başkanından hem Türkiye'deki intihar vakalarını hem de sağlık çalışanlarının içinde bulunduğu psikolojik durumu araştırmalarını beklediklerine, Metin Akpınar ve Müjdat Gezen'in Cumhurbaşkanına hakaretten yargılandıkları davada savcının dörder yıl sekizer aya kadar hapisle cezalandırılmalarını istediğine, Cumhurbaşkanına hakaret suçunun artık aydınları, muhalifleri, farklı düşünenleri, sosyal medya kullanıcılarını sindirme aracına dönüştüğüne, bu yasanın tarafsız Cumhurbaşkanına göre yapılmış bir yasa olduğuna, şimdi bir siyasi partinin genel başkanının yararlanmasının adalete uygun olmadığına ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 49 |
| Tarih: | 18.02.2021 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Bugün Regaip Kandili, ülkemize ve insanlığa barış ve huzur getirmesini diliyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak üç ayların habercisi Regaip Kandili'ni kutluyor, tüm Müslümanların bu kutlu gecede gönüllerince ve hak ettikleri gibi yaşayacakları mutlu, sağlıklı, güven dolu yarınlara kavuşmalarını talep ediyoruz ve bir kez daha, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak Regaip Kandili'ni kutluyoruz.
Sayın Başkan, çok üzücü bir haber var. Bir günde 3 hekim hayatını kaybetti ama intihar ederek hayatını kaybettiler. Dün Meclis grubunda gündem intiharlardı. Bugün Bursa'da Kalp Damar Cerrahı Mustafa Yalçın, Söke'de Uzman Doktor Levent Mumbuç ve Antalya'da Doktor Onur Kaan Bozkurt'un hayatlarına son verdiklerini, intihar ettiklerini öğrendik. Bu konuda bir çağrı yapmak gerekiyor. Dün de tartışıldı, çok farklı sebepleri olabilir. Bunun, bu Meclis çatısı altında tartışılması lazım. Sağlık Komisyonundan, Sağlık Komisyonu Başkanından, bu konuda bir çalışma yapmalarını ve tüm partilerdeki uzman milletvekili arkadaşlarımızın bu uzmanlıklarından yararlanarak hem Türkiye'deki intihar vakalarını hem de sağlık çalışanlarının içinde bulunduğu psikolojik durumu, buhrana dönen bu durumu araştırmalarını ve bu konuda katkı sağlamalarını bekliyoruz.
Sayın Başkanım, dün, bu ülkenin yüz akı 2 sanatçının -biri Metin Akpınar, biri Müjdat Gezen- Cumhurbaşkanına hakaret suçundan yargılandıkları davada savcı esas hakkında mütalaasını açıkladı ve Gezen ve Akpınar için dörder yıl sekizer aya kadar hapisle cezalandırılmalarını istedi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Özel, buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Cumhurbaşkanına hakaret suçu, artık, aydınları, muhalifleri, farklı düşünenleri, sosyal medya kullanıcılarını sindirmek için kullanılan bir araca dönüşmüş durumda. Bu konuda defalarca çağrıda bulunduk ancak bir kez daha hatırlatalım: Bu yasa tarafsız Cumhurbaşkanına göre yapılmış bir yasa. Bu zırhtan, şimdi, bir siyasi partinin genel başkanının yararlanması adalete de uygun değil, hakkaniyete de uygun değil, eşitlik ilkesine de uygun değil. Örneğin, dün Cumhurbaşkanı sıfatıyla, Cumhurbaşkanı forsuyla Ankara İl Kongresi'ne gidiliyor, orada siyasi muhataplarına, diğer partilerin genel başkanlarına, Ana Muhalefet Partisinin Genel Başkanına eleştiri değil, hakaret değil, artık küfür ediliyor. Siz buna aynı düzeyde mukabele ettiğinizde onun elinde Cumhurbaşkanına hakaret suçunu düzenleyen zırh var ve dava açıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Böyle bir şeyi kabul etmek mümkün olabilir mi, yani hangi vicdana sığar? Siz düşünün, iktidar değişti, Cumhurbaşkanı bir başka siyasi partinin genel başkanı -sizin gibi partili Cumhurbaşkanlığını biz savunmuyoruz ama uygulandığını düşünelim- size aynı ağır hakareti edecek, en ağır küfrü edecek, cevap verince Cumhurbaşkanına hakaret suçu. Ya, hakikaten sembolik olarak söylediğimizi yapın, 2 tane şapkası olsun, kafasında AK PARTİ Genel Başkanı şapkası varken söylediklerine cevap verdiğimizde eşit kurallara tabi olalım; Cumhurbaşkanı şapkasını taksın, Cumhurbaşkanı gibi konuşsun, tarafsızlığa, devleti temsile uygun şekilde konuşsun, ona karşı söz söylediğinde de bu kanun uygulansın; böyle bir saçmalık olmaz, böyle bir zırha ihtiyaç duymak gücün değil âcizliğin, cesaretin değil...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bitiriyorum.
BAŞKAN - Buyurun Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Siyasi muhataplarında olmayan bir zırhı alıp da sonra kendinden önceki Cumhurbaşkanlarının 70 katı vatandaşa dava açarsanız, sanatçılara dava açarsanız, parodisini yapanlara dava açarsanız, gazetecilere dava açarsanız bu cesaretten kaynaklanmaz, bu adaletli bir şey değil, hakkaniyetli bir şey değil; bu gücü değil acziyeti, cesareti değil korkaklığı gösterir.
ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elâzığ) - Allah Allah! Sen kendi liderine söyle.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bir kez daha hepinizin vicdanlarına bu maddeyi sevk ediyoruz.
Teşekkür ederim Sayın Başkan. (CHP sıralarından alkışlar)