| Konu: | Kendilerine karşı, hiçbir yargı kararı olmadan, saldırı ve terörize etme söyleminin her yerde devam ettiğine, Parlamentoda 3 milletvekilinin milletvekilliğinin düşürüldüğüne, Kadri Enis Berberoğlu'nun geri döndüğüne, Leyla Güven ve Musa Farisoğulları'nın şu anda hapiste olduğuna, Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve İdris Baluken'in de niye cezaevinde olduğunun sorgulanması gerektiğine, ayrımcılığın en temel hak ihlallerinden biri olduğuna, bu ayrımcılıkla mücadele edeceklerine, ülkede halkların gerçekten kardeş olması için her şeyden önce eşit olması gerektiğine, buradaki günahın sadece iktidar partisinin olmadığına ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 46 |
| Tarih: | 11.02.2021 |
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Gerçi burada değil ama iktidar partisinin Grup Başkan Vekili bir söylemde bulundu. Bu söylemi çok yakından tanıyoruz açıkçası çünkü hiçbir yargı kararı olmadan, saldırı, terörize etme, kriminalize etme söylemi bize karşı, sürekli, her yerde devam ediyor.
Biraz önce de söylemiştim, bu Parlamentoda 3 milletvekilinin milletvekilliği düşürüldü; 1'i geri döndü, Enis Berberoğlu; Leyla Güven ve Musa Farisoğulları şu anda hapiste ve belki bizi izliyorlar. Onlar tabii ki bizim milletvekillerimiz, tabii ki halkın iradesiyle buraya gönderildiler ama tamamen ayrımcı, tamamen hukuksuz, tamamen çifte standarda dayalı bir yargılamayla yerelden istinafa, istinaftan Yargıtaya, Yargıtaydan Anayasa Mahkemesi kararına kadar Kürt'e vurmak, Kürtlere düşmanlık temel pusuladır.
Tabii, şu anda Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, İdris Baluken niye cezaevinde, bunu da sorgulamak lazım. Buradaki tek günah iktidar partisinin değil, aynı zamanda ana muhalefet partisinin. Cumhuriyet Halk Partisi "Anayasa'ya aykırı ama evet." demeseydi bugün Figen Yüksekdağ cezaevinde olmayacaktı, Demirtaş da olmayacaktı ve diğer milletvekillerimiz de hukuksuz bir şekilde cezaevinde olmayacaktı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın Sayın Beştaş.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - İşte, halkların kardeşliği adına halkların temsilcilerini cezaevine gönderme politikasının da sonuçlarını bugün yaşıyoruz.
Son olarak şunu söyleyeyim: Evet, hakikaten ayrımcılık en temel hak ihlallerinden bir tanesidir. Şu anda bizi izleyen Halkların Demokratik Partisi seçmenleri çok büyük bir tepki ve öfke içinde, "Bizim milletvekillerimiz niye dönemiyor?" ya da "Bizim önceki dönemki eş genel başkanlarımız, vekillerimiz neden cezaevinde?" diye soruyorlar. Bunu bu Parlamentoya soruyorlar, buradaki iradeye soruyorlar, buradaki halk iradesine soruyorlar ama burada da bir eşitlik yok, burada da hukuk yok; burada Kürt'e ayrımcılık var, HDP'ye ayrımcılık var ve biz bunun her gün altını çizmeye devam edeceğiz. Bu ayrımcılıkla mücadele edeceğiz ve bu ülkede halkların gerçekten kardeş olması için her şeyden önce eşit olması lazım. Kardeşlikten önce eşitliği sağlayalım, ondan sonra kardeş olma koşullarını yaratırız. (HDP sıralarından alkışlar)