| Konu: | Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Enerji Alanında İşbirliğine İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 45 |
| Tarih: | 10.02.2021 |
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Sayın Başkan, değerli halkımız; Meclis salonu boş, o yüzden ekranları başında bizi izleyenleri saygıyla ve sevgiyle öncelikle selamlamak istiyorum.
Konumuz hukuk, alt başlığımız ayrımcılık, eşitsizlik, çifte standart. Yani bu ülkede hukuk devleti ilkesi ayaklar altında, Anayasa artık yürürlükte değil, hiçbir yasa tanınmıyor ama bazılarına hiç tanınmıyor. Hani, bu ayrımcılığı dikkatinize sunmak istiyorum.
Leyla Güven ve Musa Farisoğulları bu sıralarda bizimle birlikte milletvekilliği yapan 2 arkadaşımızdı. Leyla Güven ve Musa Farisoğulları, şu anda ikisi de hapishanede. Farisoğulları Vekilimiz Diyarbakır T Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevinde, Leyla Güven Vekilimiz ise Elâzığ Kadın Kapalı Cezaevinde, ikisine buradan grubumuz adına öncelikle sevgi ve selamlarımızı göndermek istiyorum. (HDP sıralarından alkışlar)
Evet, o gün 3 milletvekilliği düşürüldü, biri Enis Berberoğlu'ydu, ikisi de bizim milletvekillerimiz. Enis Berberoğlu'yla ilgili gelişmeleri memnuniyetle karşılıyoruz, anlattıklarım asla şöyle yorumlanmasın: Enis Berberoğlu'na yani sonuçta olumlu bir sonuç çıkacak; niye çıktı değil, niye ona çıkan sonuç Leyla Güven ve Musa Farisoğulları'na çıkmıyor? Bizim derdimiz bu. Şimdi, şunu söyleyeyim öncelikle: Leyla Güven ve Musa Farisoğulları, KCK ana davasından yargılandılar biliyor musunuz? Ben o dosyanın avukatlığını yaptım ve o davada görev yapan bütün hâkim ve savcılar -altını çizerek söylüyorum- görev yapan mahkeme heyeti ve savcıların tümü -9 tane- hepsi şu anda tutuklu, hepsi. İsimlerini kişilik hakları sebebiyle ben yine de söylememiş olayım, merak edenlere söyleyeceğim.
Neydi? KCK davası bir kumpas davasıydı evet, aslında bu, Cumhurbaşkanlığı internet sitesinde de yayınlandı, ne zaman yayınlandı? 15 Temmuz 2019 tarihinde yayınlandı ve dediler ki, o sitede şöyle yazıyor: "Ergenekon, Balyoz, KCK, Selam Tevhid, Tahşiye ve askerî casusluk davalarında sahte delil ve kurgu mahkemelerle rakiplerini tasfiye etti." diye bir bilgi geçti. Saatler sonra, beş altı saat sonra bu kumpas davaları arasından -ne olduysa artık- KCK davaları çıkarıldı. Bu sözünü ettiğim davaların tümünün sanıkları beraat etti ama KCK davalarında yargılananlar, onları yargılayanlar tutuklu oldukları hâlde, bir kumpas davası olduğu yüzde yüz sabit olduğu hâlde maalesef onlar çıkarıldı ve cezalar infaz ediliyor.
Şimdi, bu vekilliğin düşürülmesi meselesine gelince; kumpas bir davada verilen bir cezayla karşı karşıyayız. Anayasa 83 ve devamı hiçbir şekilde dikkate alınmadı Güven ve Musa Vekilin davalarında. Bütün itirazlar istinafta, Yargıtayda reddedildi, en son da Anayasa Mahkemesinde reddedildi. Anayasa Mahkemesi dedi ki: "Vekillik düşürülmesini ben değerlendiremem." Ama Berberoğlu kararında başka bir yorum var, onu daha uzun bir zamanda anlatacağım; onun özgün konumunun hukuk açısından tartışılması gerekiyor, ayrıntı gerektiriyor yani.
Size aslında hiç şaşırmayacağınız bir bilgi daha vereyim: Bugüne kadar, yaptığımız araştırmaya göre, 23 Nisan 1920'den bu yana kesin hüküm sebebiyle kaç kişinin vekilliği düşürülmüş biliyor musunuz? 15 kişi. Biri, Berberoğlu -gelecek umarız en yakın zamanda- 2'si, Farisoğulları ve Leyla Güven ve 11'i, geçen dönem milletvekillerimiz. Bir kişi daha var, Nuri Beşer, Adalet Partisi Milletvekili. Onun da suçu şuymuş yani yüz kızartıcı bir şey: 1960 darbesini gerçekleştiren subayların eşleriyle ilgili ağır tahkir ve tezyif edici beyanlar gerekçesiyle bir yıllık cezası kesinleşmiş ve okunmuş. Şimdi, bu tabloda 13 milletvekilinin tamamının partimize ait olması tesadüf olabilir mi, hepsinin Kürt olması tesadüf olabilir mi? Kumpas davasında hiçbir talebin kabul edilmemesi tesadüf olabilir mi? Anayasa Mahkemesinde bunun reddedilmesi tesadüf olabilir mi? Hayır, hiçbiri tesadüf değil.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Bunların tamamı, bu kararların tamamı kesinlikle yargıda asla ve asla eşitlik ilkesine uygun davranılmadığının, ayrımcı uygulamalarla yargının siyasal faaliyet olarak bunu âdeta siyasi bir iş gibi yürüttüğünün, muhaliflere karşı bunu ağır yürüttüğünün ama Kürt muhaliflere karşı çok daha ağır yürüttüğünün belgesidir bu bilgiler. Evet, hani o bir ünlü söz var ya: "Alavere dalavere, Kürt Mehmet, Kürt Ayşe nöbete." "Fetullahçılarla kavga ediyorum." diyen bir iktidar, Fetullahçıların açtığı davalarla vekillik düşürüyor. Türkiye tarihinde ilk defa Cumhurbaşkanına hakaretten bir arkadaşımızın milletvekilliği düşürüldü, o da bir ilk; Ahmet Yıldırım, geçen dönem bizim Muş Milletvekilimizdi, hakaretten vekilliği düşürüldü, sözü de "padişah bozuntusu" lafıydı. Çok iyi anımsıyoruz ve bu sıralarda geçen dönemde milletvekili olan arkadaşlarımız gayet iyi bilir, ayda bir, bir arkadaşımızın vekilliği düşürülüyordu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın Sayın Başkan.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Tamamlıyorum Başkanım.
Talimatla soruşturma, talimatla yargılama, talimatla kesinleştirme, talimatla düşürme, sonra da cezaevi... Şimdi, burada hak yok, burada hukuk yok, burada adalet yok, burada eşitlik yok, burada demokrasi yok, burada -en önemlisi- kamu yararı yok. Halkı temsil eden vekilleri hapishaneye göndererek hiçbir zaman alnından silemeyeceği bu kara tabloyu yaratan bu Meclistir.
İşte, şimdi, bizim Musa Farisoğulları ve Leyla Güven vekillerimizin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde davası var, belki bu dönem bittikten sonra tamamlanacak ve iadeleri gerekecek ama o zaman zaten yasama dönemi sona ermiş olacak.
Evet, Kürt düşmanı bir iktidar blokunun Kürt düşmanı yargısı birbirine böyle sirayet ediyor ve etki ediyor. Bu davaları yakından bilen ve takip eden bir yerden şunu gayet rahat söyleyebilirim ki Ergenekon davası neyse KCK en az odur, Balyoz davası neyse KCK en az odur. En az diyorum çünkü bunu yaşadık, deneyimledik ve bunlar tarihe not olarak düşsün.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Yani, söyleyecek çok şey var ama dersimiz hukuk ve hukukta eşitlik yok, hukukta ayrımcılık var.
Teşekkür ediyorum. (HDP sıralarından alkışlar)