GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: AK PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:44
Tarih:09.02.2021

HDP GRUBU ADINA MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Evet, hakikaten ekonomik kriz temel gündem olmaya devam ediyor. Esnafların sesini duymaya davet ediyorum. Dün Ankara'da da esnaflar eylemdeydi, geçen hafta İstanbul'da da esnaflar "Borç ve faiz altında eziliyoruz, dükkânlarımızı, mağazalarımızı, lokantalarımızı kapatmak zorundayız." diyor ve bu sesi duyuramıyor, yandaş kanallar bu sesi vermiyor. Cep telefonuna takılmış bir iktidar aklı var; "Cep telefonu varsa ister 24 taksitle alsın ister 36 taksitle o vatandaşın keyfi yerindedir." diyor.

Bir de çok garip bir tablo yaşıyoruz; Takvim'deki listeyi herhâlde herkes görmüştür, sadece 2 öneriyi söylemek istiyorum -halkın aklıyla alay ediliyor ve halk bunun farkında- diyorlar ki: "Açken markete gitmeyin ki canınız bir şey istemesin. Aman yanınızda çocuğunuzu götürmeyin ha! Çocuğunuz bir şey ister, satın alamazsınız." Ya, ekonomik krizde yoksullukla, işsizlikle, açlıkla mücadele yöntemini bu şekilde bulan bir iktidar aklı, kaybetmiştir zaten.

Diğeri, Temel'in çok sevdiğim bir fıkrası var. Aslında teşbihte hata olmaz. Rivayet bu ya, Temel altını ıslatıyormuş, bir ara psikiyatra gitmiş ve sonrasında arkadaşları onu çok mutlu görmüşler, demişler ki: "Hayırdır Temel, hastalığın bitti mi? Demiş ki: "Hayır, hastalığım bitmedi, altımı ıslattığım hâlde mutlu olmayı öğrendim."

Şimdi, AKP'nin işi bu, diyorlar ki: "Sizin yaşadığınızı biz daha iyi biliyoruz. Siz 'Açım.' demeyin, biz sizin tok olduğunuzu biliyoruz. Sizin mutfağınızda dolabınız dolu." Hâlbuki boş olduğunu biz yaşıyoruz. Bu konuda söylenecek 1 milyon şey var. Vazgeçin bu akıldan. Gerçekleri yaşayanlar bilir.

Çok önemli bir mesele var. 7 Şubat 2016'da Cizre'de büyük bir katliam yaşandı, insanlığa karşı suç olarak kayıtlara geçti ve bu, Birleşmiş Milletler raporlarında da insanlık suçları olarak soruşturma talep edilen bir meseledir. İki gün geçti yıl dönümünden ve "vahşet bodrumları" olarak anıldı, toplumsal hafızaya böyle kazındı. 3 bodrumda 177 sivil yurttaş yaşamını yitirdi. Bu kürsüden o sivillerin 36 tanesini okudum, biliyor musunuz? O günü bugün gibi hatırlıyorum ve bir tanesi de Mehmet Yavuzel'di, bizim parti meclisi üyemizdi, dedim ki: "Yaşıyor ve telefonla görüşüyorum." Bu Meclise "Bunlar ölmesin." diye çağrıda bulundum ama bir tarafta İçişleri Bakanlığı telefonda, bir tarafta Sağlık Bakanlığı, bir tarafta da içeridekilerle görüşürken kulaklarımla işlenen katliama tanıklık ettim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Kulaklarımda o katliamın sesini duydum ve o ses kaydı sadece kayıtlarda değil, hafızamda ölünceye kadar silinmeyecek bir ses kaydıdır. Ve bugün -iki gün geçti yıl dönümünden- hâlâ tek bir kişi tutuklanmadı. O 177 insanı bodrumlarda öldüren zihniyet hâlâ hesap vermedi. Üstelik, Cizre'de görev yapanların hepsi "cemaatçi" diye tutuklandı, biliyor musunuz? O dönem MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ne demişti, kulak verin: "Güneydoğu'da olaylar başlayınca ben 'Hemen oralarda sıkıyönetim ilan edin.' dedim ama sonradan gördüm ki iyi ki benim o sözümü dinlememişler çünkü biz orada o gün 'Komutanlar terörle mücadele ediyor.' diyorduk, meğer darbe planı yapıyorlarmış. Bir de ellerinde sıkıyönetim yetkisi olsaydı facia olabilirdi." Yine dönemin İçişleri Bakanı Efkan Ala "Emirlerimizi dinlemeyen bir grup var." diye sokağa çıkma yasaklarında yaşanan katliamı...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Çok özür dilerim, normalde toparlayacaktım.

BAŞKAN - Tamamlayalım Sayın Başkan.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Yaşanan katliamı ve vahşeti bu iki alıntıyla da ve yaşadıklarımızla da birleştirerek lütfen bir daha düşünün. Bu katliamın sorumluları cezaevinde ama öldürdükleri tek bir insan için soru sorulmadı, "Siz o bodrumlarda insanları neden yaktınız?" sorusu sorulmadı. Darbe için soru soruldu, darbe için soruşturma yapılıyor, kovuşturma yapılıyor ama o soru sorulmuyor. Bu, iktidarı sorumluluktan kurtarmaz, suçtan, cezadan kurtarmaz.

Ve şimdi Taybet ananın katledildiği yerde yandaşlarca dikilen fotoğrafları paylaşan bir İçişleri Bakan Yardımcısı var. Evet, oralarda TOKİ'lerle işlenen katliamı silemezsiniz, bu hafızalarda ve kayıtlarda yerini alıyor. Ölenleri de saygıyla anıyorum.

Teşekkür ediyorum. (HDP sıralarından alkışlar)