GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Trakya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanının attığı "tweet" ile Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerini alenen tehdit ettiğine, Çorlu tren kazasında oğlunu kaybeden Mısra Öz'e sosyal medyadaki bir paylaşımı nedeniyle 8.800 lira ceza verildiğine, cezaevlerindeki işkencelere karşı 107 cezaevinde 2 binden fazla siyasi tutuklu tarafından başlatılan süreli, dönüşümlü açlık grevinin 75'inci gününde devam ettiğine, Adalet Bakanlığı başta olmak üzere ilgili mercileri yetmiş beş gündür devam eden bu grevi görmezden gelmeden açıklama yapmaya ve hukukun gereğini yerine getirmeye davet ettiklerine, 15 Mayıs 2020'de Siirt ilinde Kurtalan, Siirt merkez ve Baykan ilçe belediyelerine kayyum atandığına, Siirt Belediye Eş Başkanları ve diğer eş başkanlarının gözaltına, ardından da ev hapsine alındığına, "Herkes için adalet." kampanyası başlattıklarına, İçişleri Bakan Yardımcısının "Bu kampanya talimatını nereden aldığınızı da yakında açıklayacağız." dediğine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:4
Birleşim:44
Tarih:09.02.2021

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Evet, yani ülke gündemi oldukça yoğun. Ben, ilkin Trakya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanından başlamak istiyorum. Çünkü "tweet"i okuduğumda doğrusu inanmak istemedim; bir daha okudum, bir daha okudum ve ne yazık ki "tweet" doğruymuş ve kendisine aitmiş. Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerini alenen tehdit etmiş. Ne demiş biliyor musunuz? "Biz eylem falan yapmayız, biz gece vakti işi bitirir, ertesi gün işe gideriz." Kimin işini bitiriyor, nasıl bitiriyor; kamuoyunun bilgisine sunuyoruz. Gerçekten bu vatandaş, bu zat Dekan mı, çete mi, mafya mı, silahlı bir gücü mü var? Bunu, biz, Türkiye adına soruyoruz: Hangi yetkiyle bu ülkenin çocuklarını tehdit ediyor? Ve "Biz, abdestimizi almaya gerek yok, her zaman abdestliyiz." diyor. Ve hâlâ o Dekan, o koltukta oturuyor. Halkı kin ve düşmanlığa tahrik bile değil bu; alenen, kitlesel olarak öğrencileri öldürmekle tehdit ediyor. Derhâl o koltuğun boşalması gerekiyor. Dekanlık yapma vasfından değil insanlık olma vasfından çıkmıştır.

Diğer bir mesele, Sayın Başkan, Çorlu tren kazasında oğlunu kaybeden Mısra Öz'e 8.800 lira ceza verildi. Ya, ne diyelim adaletsizliğin boyutları hakkında? 7'si çocuk 25 kişi yaşamını yitirmişti Çorlu tren kazasında, katliamında; Mısra Öz de oğlu Oğuz Arda'yı kaybetmişti. Evet, sosyal medya paylaşımında ne demiş biliyor musunuz? Sadece şu cümle: Mahkeme heyetine "Üç maymunu oynamayı tercih eden..." dediği için bu ceza verilmiş.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Şimdi, şunu söylüyorum: Tren katliamında üç yıldır adalet işlemiyor, gerçek sorumlular bulunmuyor, göstermelik 4 sanıkla dava yürütülüyormuş gibi yapılıyor ama bir annenin isyanı söz konusu olunca ceza veriliyor. Adalet sadece kendilerine işliyor ve Çorlu tren katliamında yaşamını yitirenler için adalet maalesef işlememeye devam ediyor.

Diğer bir mesele açlık grevleri. Söylemekten vazgeçmeyeceğiz. İmralı'da yirmi iki yıldır sürdürülen mutlak ve derinleştirilmiş tecride karşı ve cezaevlerindeki sistematik işkencelere karşı 107 cezaevinde 2 binden fazla siyasi tutsak tarafından başlatılan süreli, dönüşümlü açlık grevi bugün 75'inci gününde; Mahmur'da başlatılan eylem 54, Yunanistan'da ise 37'nci gününde devam ediyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Evet, talepler ne? Talepler "Tecrit bitsin, hukuk uygulansın, haklarımızı verin." Haklı ve meşru talepler. Bu grevin dönüşümsüz ve süresiz bir evreye evrilmeden, Adalet Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm mercileri, 75 gündür devam eden bu grevi görmezden gelmeden açıklama yapmaya ve hukukun gereğini yerine getirmeye davet ediyorum.

Diğer bir mesele, Sayın Başkan, vekili olduğum Siirt iline ilişkin. Siirt'te 15 Mayıs 2020'de Kurtalan, Siirt merkez, Baykan ilçe belediyeleri gasbedildi, kayyum atandı ve hemen akabinde Siirt Belediye Eş Başkanları ve diğer eş başkanlarımız gözaltına alındı. Beş günlük bir gözaltı süresinden sonra ev hapsi kararı verildi. Ne kadar oluyor artık hesaplayalım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - 15 Mayıs 2020 Sayın Başkan ve hâlâ Belediye Eş Başkanımız Berivan Helen Işık, Baykan Belediye Eş Başkanlarımız Özden Gülmez ve Ramazan Sarsılmaz, Kurtalan Belediye Eş Başkanımız Baran Akgül ev hapsinde tutulmaya devam ediyor. Neymiş suçlama? Belediyede işçi alımları ve basın açıklamalarında kullanılan sözler; "Niye Siirt'ten aday oldunuz, Batman'dan aday olmadınız?" gibi absürt, ucube sorular.

Yine, Eş Başkan Özden Gülmez'in süren ev hapsinde günde 2 kez gelip imza alıyorlar ve gece 2'de bile sırf rahatsız ve taciz etmek için eve gelip imza alıyorlar. Belediye Eş Başkanımız Berivan Helen Işık'a yine kelepçe takılmış durumda. Dün, İstanbul İl Eş Başkanımız Elif Bulut hakkında ev hapsi kararı verildi. Artık, sadece cezaevleri değil evler cezaevine dönüştürülüyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Sokaklar, ilçeler, mahalleler hapishaneye dönüştürülmüş durumda. Yani biz bu konuda, özellikle bu ev hapsi uygulamasının artık bilinçli bir şekilde siyaseti sokaktan almak, muhalefeti etkisizleştirmek için bir yöntem olduğunun farkındayız tabii ki.

Sayın Başkan, yani çok önemli konular var, bir konuya daha dikkatinizi çekmek istiyorum. Dün "Herkes İçin Adalet" kampanyamızı başlattık. Evet, Türkiye'nin her yerinde yükselen temel çığlık: Adalet. Herkes adalet istiyor; işçi de istiyor, köylü de istiyor, memur da istiyor, kadın da istiyor, esnaf da istiyor, bir bütün olarak toplum istiyor. Peki, İçişleri Bakan Yardımcısı zat dün ne demiş? Çok ilginç, "tweet"ini okudum, diyor ki: "Bu kampanya talimatını nereden aldığınızı da yakında açıklayacağız." Şimdi, güler misin ağlar mısın?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Gerçekten, bu cümlelere gülelim mi, ciddiye mi alalım emin olamadım; ciddiye almıyoruz önce onu söyleyeyim. Bizim MYK'ye bağlı bir AİHM Demirtaş çalışma grubu var, o komisyonda ben de varım, diğer Grup Başkan Vekilimiz Saruhan Oluç da var. Biz MYK'ye talimat veremeyiz ama MYK'ye bu kampanyayı biz önerdik, "Adalet" kampanyasını önerdik, bilmiyorsa, gelsin -dinliyorlar bizi- nasıl önermişiz, onu öğrensin bir yani şimdi, Bakanını taklit ediyor, atanmış Bakanın atanmış Yardımcısı, bir de bizim Eş Genel Başkanımıza -ne mevkidaşı ne yaşıtı ne de dengi- dil uzatıyor, utanmaktan söz ediyor. Utanmaktan söz edecek son insanlarla biz muhatap olmayız gerçekten. Herkes yerini, mevkisini ve haddini bilsin diyorum.

Teşekkür ediyorum.