| Konu: | CHP Grubu olarak yeni yılın Meclisin millet için daha iyi çalışmalar yapabileceği bir yıl olmasını dilediklerine, Hakkâri ilinde teröristlerce döşenen el yapımı patlayıcının patlaması sonucu yaralanan ve sevk edildiği hastanede şehit olan Piyade Er Selim Gedik'e Allah'tan rahmet dilediğine, Nijerya açıklarında korsanların saldırısı sonucu esir alınan gemicilerle ilgili gelişmeleri takip ettiklerine, Kurtuluş Savaşı'nda Doğu Cephesinde çok önemli görevler üstlenmiş önemli bir komutan ve Meclisin 5'inci Başkanı Kâzım Karabekir'i 73'üncü ölüm yıl dönümünde rahmetle ve minnetle andıklarına, Cumhuriyet gazetesi yazarı Uğur Mumcu'ya düzenlenen suikastten bir süre sonra dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar'ın Güldal Mumcu'ya "Bir tuğlayı çekersem duvar yıkılır." dediğine, bugüne kadar hiçbir hükûmetin, Adalet ve Kalkınma Partisi hükûmetlerinin de bu tuğlayı çekmeye cesaret edemediğine, önceki yasama dönemlerinde de faili meçhul cinayetlerin araştırılmasına yönelik önergelerinin reddedild |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 41 |
| Tarih: | 26.01.2021 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Yeni yılın Meclisimize milletimiz için daha iyi çalışmalar yapabileceği, uzlaşı kültürünün gelişeceği, iktidar muhalefet çelişkilerinin dışında toplumun ortak talepleri adına hep birlikte yasama faaliyetlerinde bulunabileceği bir yıl olmasını diliyoruz Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak.
Geçen hafta, Selim Gedik kardeşimizi terör örgütünün el yapımı bir patlayıcısının patlaması sonucunda kaybettik. Kendisine Allah'tan rahmet diliyoruz, ailesine ve milletimize sabır diliyoruz.
Gemimiz Nijerya açıklarında korsanların saldırısına uğradı. 3 gemicimiz kurtuldu ancak esir olanlar var ve Azerbaycan vatandaşı bir kardeşimizin de hayatını kaybettiğini büyük bir üzüntüyle takip ettik. Henüz temas kurulamadı, dikkatle izliyoruz. Bugün, Aden Körfezi tezkeresi sırasında da konuya ilişkin olarak değerlendirmelerimizi, önerilerimizi ifade edeceğiz. Ailelerle birlikteyiz, yüreğimiz ağzımızda gelişmeleri takip ediyoruz.
Sayın Başkan, Kurtuluş Savaşı'mızda Doğu Cephesi'nde çok önemli görevler üstlenmiş, Kurtuluş Savaşı'nın âdeta akışını, yönünü değiştirmiş önemli bir komutanımız Kazım Karabekir'in ölüm yıl dönümü. Kendisi sadece Kurtuluş Savaşı kahramanı değil, daha sonraki kuruluş sürecinde yapmış olduğu katkılar son derece önemli. Parlamentomuzun 5'inci Meclis Başkanıdır Kazım Karabekir ve 5 Ağustos 1946'da seçildiği Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı görevi sürerken geçirdiği bir kalp krizi sonucunda yaşamını yitirmiştir. Bu vesileyle, başta Kazım Karabekir olmak üzere, tüm Kurtuluş Savaşı komutanlarımızı ve kahramanlarımızı bir kez daha rahmetle ve minnetle anıyoruz.
Ocak ayı, yakın tarihimizde önemli siyasi suikastlerin yaşandığı kötü bir ay. Pazar günü andığımız Cumhuriyet gazetesi yazarı Uğur Mumcu'nun suikastinden bir süre sonra, dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar'ın Sayın Güldal Mumcu'ya "Bir tuğlayı çekersem duvar yıkılır." dediğini biliyoruz. Bugüne kadar hiçbir hükûmet o tuğlayı çekmedi, Adalet ve Kalkınma Partisi hükûmetleri de bu tuğlayı çekmeye cesaret edemedi. Daha bu yıl, Uğur Mumcu davasından aranan Selahaddin Eş, Ali Akbulut ve Aydın Koral'a tutuklanmama güvencesi verilerek Türkiye'ye getirildiklerini, ifadelerinden sonra da serbest bırakıldıklarını takip ettik. Elde sadece ve sadece Oğuz Demir diye bir isim var.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun lütfen.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Arka plana yönelik herhangi bir çalışma yürütülmüyor ve Türkiye faili meçhul cinayetlerle yüzleşmeden düzlüğe çıkamayacak. Önceki yasama dönemlerinde de verdiğimiz faili meçhul cinayetlerin araştırılmalarına yönelik önergelerimizin iktidar partisi oylarıyla reddedildiğini bir kez daha kaydetmek isterim.
Hrant Dink'in ölüm yıl dönümü 19 Ocak. Uğur Mumcu gibi, 19 Ocak 2007'de öldürülen Agos gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink cinayetinin de karanlık perdesi henüz tam olarak aydınlatılamadı. Rakel Dink'in anma töreninde ifade ettiği, on dört yıldır görevini layıkıyla yaptığını kanıtlamaya çalışan, onlarca inkârcının, sanıkların ve tanıkların arkasında bir garip güç var, bir garip güç duruyor. "Katil olmadığını kanıtlamak için âdeta aptal olduğunu kanıtlamaya çalışan bir devlet yapısı var." diyor Rakel Dink.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - "Bırakın hangi duvar yıkılırsa yıkılsın, bu halk bundan sonra daha iyisini inşa edecektir; inşa edemeyecekse zaten harabedir." diyor Rakel Dink. Maalesef o gün, bir atanmış İletişim Başkanı yaptığı açıklamada, ülkemizin vicdanlı evladı, Anadolu'nun yürekli sevdalısı Hrant Dink için tutuyor diyor ki: "Bu toprakların harcındaydı, onun alın teri, kalemi hep kardeşlik için çırpındı. Hain terör örgütü FETÖ Hrant'ı bizden koparalı on dört yıl oldu." Bu cümlelerde samimiyet yoktur, bu cümlelerde öz eleştiri yoktur. Bu cümleler, Hrant Dink cinayeti araştırılsın diye verilen önergelere defalarca "hayır" oyu kullanan Adalet ve Kalkınma Partisinin sorumluluğunu görmemektir. Elleri bir FETÖ sabunuyla yıkayıp pirüpak olunmaz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Elde kir vardır, elde pas vardır.
Dönemin Adalet Bakanını daha sonra Meclis Başkanı yaparsanız, dönemin İstanbul Valisi Muammer Güler'i Bakan yaparsanız, dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah'ı sonra Vali yaparsanız bugün çıkıp "FETÖ yaptı, biz yapmadık." diyemezsiniz. O kararnamelerin altındaki imza bugün hâlâ daha ülkeyi yönetmektedir. Bu sorumluluğu hatırlatmak boynumuzun borcudur.
Sayın Başkan, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan "Cumhuriyet Halk Partisi diye bir partinin olup olmadığı tartışmalıdır." diyor. Cumhuriyet Halk Partisi cumhuriyetten önce kurulmuş bir partidir, kurtuluşun partisidir, kuruluşun partisidir; Türkiye'nin en köklü partisidir, dünyanın en köklü üçüncü siyasi hareketidir ve kendisine 11,5 milyon oy vermiş Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının partisidir. (CHP sıralarından alkışlar)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Siz hem bir yandan kendi meşruiyetinizle ilgili tartışmalara en sert cevapları verip, hakaretler edip, mahkemelere sarılıp mahkemelere sığınırken Cumhuriyet Halk Partisine bütün baskılara rağmen oy verenleri -Cumhuriyet Halk Partili olmak mülakat engeliyken, atanma engeliyken, terfi engeliyken- Cumhuriyet Halk Partisine üye olanları hiçe sayan bu anlayış demokrasiden nasibini almamış bir anlayıştır.
Sayın Başkan, uzun süredir Meclis yoktu, sorunlar çok birikmişti. Roman vatandaşlarımız İzmir'den size, hepimize sesleniyor; Tepecik'te Hilal ve Ege Mahallelerinde, pandemiden dolayı geçimini sağlayamayan Roman vatandaşlarımız var. Sokak ekonomisinden geçiniyorlar; çalışmak istiyorlar, çalışamıyorlar. Evde kalınca aç kalıyorlar, sokağa çıkınca ölümle burun buruna geliyorlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Bitirelim lütfen.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bu vatandaşlarımız, elektrik faturaları ödenmedi diye bir hafta boyunca elektriksiz kaldılar, gaz lambalarıyla eylem yaptılar, soğuktan titrediler. Bu karar vicdani bir karar değildir. Ayrıca, yalvardık yakardık "Elektriği özelleştirmeyin, kritiktir, stratejiktir." diye, peşkeş çekildi. Geçtiğimiz günlerde Bartın ve Zonguldak'ta yüzlerce köy, bine yakın mahalle tam sekiz gün boyunca hayatı felç eden elektrik kesintisiyle karşı karşıya kaldı. Soruyorsunuz; "Kar yağdı, böyle oldu." diyorlar, "Ekipman yok." diyorlar, "Eleman yok." diyorlar. Arıyorsunuz ilin milletvekilini, bölge milletvekilini; "Devlete bağlı değil ki, TEDAŞ olsa müdahale ederiz, özel şirketin işi." diyor. Biz de aylarca, yıllarca bunu söyledik, bunu anlattık.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Zonguldak'ta titreyen çocuklardan, İzmir'de soğukta bırakılan Romanlardan, tarımda elektriği borç yüzünden kesildiği için yanan ürünü tarlada kalan çiftçilerden, elektriği özelleştiren AK PARTİ hükûmetleri, Recep Tayyip Erdoğan sorumludur.
Teşekkür ediyorum Sayın Başkan. (CHP sıralarından alkışlar)