GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:40
Tarih:26.12.2020

ERKAN AYDIN (Bursa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

247 sıra sayılı Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun Teklifi'nin 21'inci maddesi üzerine Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, bugün sokağa çıkma yasağı var; yurttaşlarımız evdeler ki coronanın yayılmasını engellemek amacıyla doğru bir karar. Bizler burada gecenin geç saatlerine kadar çalışıyoruz; çalışmakta hiçbir sıkıntı yok, eyvallah, çalışalım ancak neden burada gecenin geç saatlerine kadar -ki daha iki üç gün önce 4-5 milletvekilinde corona çıktı- canhıraş çalışıyoruz? Nedeni şu: Size FATF'ın, Mali Eylem Görev Gücü'nün Ekim 2019'da gönderdiği, bu tavsiye kararlarını uygulamakla ilgili yükümlülük verdiği kanunu siz durdunuz, durdunuz yılın son günü Meclise getirdiniz. Bir buçuk yıl beklediniz ve Türkiye gri alana düşmesin diye de biz burada sabahlara kadar çalışıyoruz. İşte, bu, AKP'nin ülkeyi nasıl yönettiğinin de en güzel, en çarpıcı örneği. Asla çalışmaktan gocunduğumuz falan yok. "Gri alan" dedik. Gri alana nasıl düşülüyor? Orada 40'a yakın tavsiye kararı göndermiş, bu tavsiye kararlarının birçoğu yarım yamalak uygulanmış, 12 no.lu tavsiye kararı hiç uygulanmamış. O da neymiş: "PEPs" dedikleri "..."(x) Türkçesi, siyasi nüfuz sahibi kişiler ve onların bu kanunda, mali yapısını, gelirini nasıl elde ettiği, geçmişini, her şeyini araştıran o 12 no.lu tavsiyeyi koymamışsınız. Ülke gri alana düşerse de kimlerle birlikte anılacak: Trinidad ve Tobago, Kamboçya, Nijerya gibi ülkelerle anılacak. Yani hayaller "Almanya bizi kıskanıyor", gerçekler Trinidad ve Tobago. (CHP sıralarından alkışlar) Yani aslında, ülkeyi getirdiğiniz nokta 3'üncü lig seviyesi. AB uyum çalışmalarıyla başladığınız, bir umut olarak geldiğiniz 2002 yılından... Ekonomik nedenlerle bugün bunu getiriyorsunuz çünkü buraya düşerse Türkiye, yurt dışından tek kuruş kredi alma şansı yok, ekonomik açıdan bulması gereken kaynakları bulma şansı sıfır; bundan getiriyorsunuz.

Peki, burada başka neler getiriyorsunuz? Adı "terörün finansmanının engellenmesi" ancak hemen torbaya başka maddeler dâhil etmişsiniz. Özellikle, derneklerin kapatılması, derneklere kayyum atanması. Ülkede bir tek adam vardı, şimdi, 2'nci bir tek adam daha yaratıyorsunuz. İçişleri Bakanı tipini beğenmedi, muhalefet şeklini beğenmedi, yürüyüşü hoşuna gitmedi; derneğin yönetimini, başkanını görevden alacak, buraya kayyum atayacak, daha sonra, kırk sekiz saat içerisinde gidecek mahkemeye, hakkını arayacak, bulabilirse. "İleri demokrasi" derken, şu anda tek kelimelik bir muhalefete dahi hazmedemeyen, onu dahi kabul etmeyen bir siyasi iktidara dönüştünüz. Arkadaşlar, bunları arkadaşlarımız defalarca söyledi. Anayasa'nın 38'inci maddesine aykırı, masumiyet karinesine aykırı, 2'nci maddesi hukuk devleti ilkesine aykırı, 33'üncü maddesi dernek özgürlüğüne aykırı, 13'üncü maddesi insanların temel haklarının sınırlandırılamayacağıyla ilgili Anayasa maddesine aykırı. Nereden baksanız, komple Anayasa'ya aykırı bir iş yapıyorsunuz ancak biz ne kadar söylersek söyleyelim, siz, burayı değil, egemenliğin kayıtsız, şartsız temsilcisi olan Türkiye Büyük Millet Meclisini değil, sarayı dinliyorsunuz. Saray ne gönderirse, sabahlara kadar burada Covid-19'a yakalanma riskine karşı "Arkadaş, buna gerek yok şu anda." diyemiyorsunuz ve bunun bedelini de maalesef, toplum olarak hepimiz ödüyoruz.

Ezcümle, ülkenin geldiği... Sizin yola çıkarken "ileri demokrasi" "AB uyum yasaları" "AB'ye taşıyacağız." dediğiniz Türkiye, maalesef, bütün verilerde 3'üncü lige, biraz önce söylediğim Afrika ülkelerinin aynı standartlarına doğru hızla geriliyor ama bütün yurttaşlarımız şunu bilsin, Cumhuriyet Halk Partisi burada, sizin haklarınızı da Meclisin haklarını da saraya rağmen korumaya devam edecek diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)