GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Olay TV'nin kapanmasına; Olay TV'de çalışan bütün basın emekçilerini saygıyla selamladığına; 28 Aralıkta Roboski olayının dokuz yılının geride kalacağına, bu davanın emir komuta zinciri içinde cezasızlıkla kapatılan bir dava olduğuna, ailelerin çocuklarını anmasının neden engellendiğini sormak istediğine, Roboski'yi unutmayacaklarına ve unutturmayacaklarına; Tunceli ilinde bir yıl önce kaybolan Gülistan Doku adlı genç kızın bulunmadığına, bundan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun sorumlu olduğuna; en yüksek coronavirüs vaka sayısının yüzde 25'le Mecliste olduğuna, bu çalışma koşullarını insani bulmadıklarına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:4
Birleşim:40
Tarih:26.12.2020

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Evet, ben de Olay TV'yle başlamak istiyorum. Dün bir ekran daha karardı, karartıldı. Peki, neden? Çünkü, gerçekleri söylemeye, halkın haber alma hakkına ve hakikati öğrenme hakkına saygı duyarak Türkiye'deki bütün farklılıkları yansıtmaya çalışıyordu. Evet, hakikaten sansürle ilgili, basın-yayın özgürlüğüyle ilgili, iktidarın basın üzerindeki baskısı, talimatları ve engellemeleriyle ilgili bu Mecliste çokça konuştuk ve bunlar sadece konuşma değil; Demirören meselesi, Ziraat Bankasından karşılıksız krediler verilmesi, iktidarın gazetecileri işten çıkarmasına varıncaya dek her türlü yöntem kullanılıyor. Peki, amaç ne? Amaç yaşananları, Türkiye'deki yoksulluğu, yolsuzluğu, hırsızlığı, işsizliği, kadın cinayetlerini yani bir bütün olarak Türkiye'nin yaşadıklarını halktan gizlemek. Evet, dün Olay TV, tıpkı yıllar önce İMC TV'de olduğu gibi alkışlarla yayın hayatına son verdi. Evet, bu fotoğraflar, Türkiye'nin tarihinin kara sayfalarından birini daha oluşturuyor. Burada basın emekçileri, basın çalışanları, televizyon çalışanları böyle bir görselle "Baskı karşısında televizyonu kapattık." dediler, bizzat sahipleri söyledi bunu. Bunu söylemek de aslında olayın vahametinin ne kadar büyük olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Evet, karartılmış bir ekran, burada Olay TV'nin ekranı da karartıldı. Peki kim kararttı? AKP kararttı, iktidar kararttı. Peki neden kararttı? Bunu söyledik, söylemeye devam edeceğiz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edin lütfen.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Yandaş medya istediği kadar yalan haber yapsın, istediği kadar halkı manipüle etsin; bu kararmış ekran, Türkiye'nin basın özgürlüğünün resmidir.

Evet, değerli halkımız, sayın milletvekilleri; İletişim Başkanının bu konudaki rolü nedir? Hangi talimatları verdi, hangi şantajları yaptı, hangi baskıyı uyguladı? Bunu bütün medya tartışıyor ve biz iktidar grubuna soruyoruz: HDP Grubunun canlı yayınlanması bu karartmada ne kadar etkilidir? HDP'nin sesinin kısılması çabasının -her yerde- artık karşılıksız olduğu anlaşılmadı mı? Bizi de susturamazsınız, gerçek gazetecileri de susturamayacaksınız.

Olay TV'de çalışan bütün basın emekçilerini içtenlikle, sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Mücadelemizle basını da düşünceyi de özgürleştireceğiz ve Türkiye'yi demokratikleştireceğiz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edin, buyurun.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Evet, daha vahim bir mesele daha var, en az bunun kadar vahim, insan can kaybı olduğu için tabii ki kıyaslanamaz: Roboski. Yarın değil öbür gün, Roboski'nin dokuz yılını geride bırakmış olacağız. Korkunç bir katliam; emir komuta zinciri içinde işlenen bir katliam ve emir komuta zinciri içinde cezasızlıkla kapatılan bir dava. Davanın bütün ayrıntılarını aslında bütün milletvekillerinin okumasını önemle hatırlatmak istiyorum. Peki, Roboski'de ne oldu? Roboski katillerini cezalandırmayanlar, ailelerden vazgeçmiyor. Faillere takipsizlik verilirken şu anda 2'si tutuklu olan köylü ve diğerleri hakkında açılan sayısız dava var. Kaymakamın protestosundan dolayı, aralarında önceki dönem milletvekilimiz Ferhat Encu'nun da olduğu...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - ...Ferhat Encu ve 34 kişi hakkında örgüt propagandası, askerî yetkililere hakaret, kasten öldürmeye teşebbüsten dava sürüyor. Evet, Roboski anmasına katılmaktan da aileler -16 aile- yargılanıyor. 500'üncü anmasından da takipsizlik verilmesine rağmen bin ile 3 bin lira arasında para cezası verildi, evlatlarını andıkları için para cezası verildi. Amina Encu şunu diyor: "Bize sürekli uyarı yapıyorlardı. 'Biz terörist sandık, vurduk, sesinizi etmeyin, davacı olmayın.' diyorlardı. Biz çocuklarımızın mezarına gidiyorduk. Yolumuzu kapatıp bizi engelliyorlardı. Çocuklarımızın mezarına gitmemize bile izin vermiyorlardı."

Şimdi sormak istiyoruz: Bu dosya neden Ankara dehlizlerinde kayboldu? Kim kaybettirdi? Biz biliyoruz ama yine de soralım. 34 candan geriye kalan ailelerin anması neden engelleniyor?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Oğlu Mehmet Ali Tosun'u yitiren Zeki Tosun mezarlığın karşısına ev yapmış, oğlunun mezarını izliyor. Bu acıya gerçekten yüreğiniz dayanıyorsa söyleyeceğim bir şey yok. Roboski'yi unutmayacağız, unutturmayacağız. Roboski'de emir verenler de emri uygulayanlar da herhâlde ilelebet cezasız kalmayacak. Bunun peşini bırakmayacağız.

Diğer bir mesele, Sayın Başkan, Gülistan Doku. 5 Ocakta bir yıl dolacak. Buradan çokça söyledik; genç bir kadın Türkiye'de Dersim ilinde kayboldu ve bulunmuyor. "Bulunamıyor." demiyorum, bulunmuyor! Bundan İçişleri Bakanı sorumludur. Zaynal Abakarov'u kim koruyor? Emekli polis memuru olan babası nerede? Evlerinin taşınmasına neden izin verildi? Neden aramaktan vazgeçtiler?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Son kez açıyorum. Lütfen son cümlelerinizi alayım.

Buyurun.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Gülistan Doku'nun, ölü mü sağ mı, cenazesinin nerede olduğu konusunda bir yıl susan bir iktidar, lütfen, artık "İktidarım." demesin, "Bu ülkeyi yönetiyorum." demesin, "Güvenliği sağlıyorum." demesin. Zaten güvenliği bizzat tehdit eden bir İçişleri Bakanı var.

Evet, şimdi bizim çalışma koşullarımızla ilgili bir şey söyleyeceğim. Sayın Başkan çok iyi bilir, Meclis Başkanımızın imzasıyla bize bazı öneriler geldi. Bütün gruplar ziyaret edildi, dediler ki: "Pandemi koşullarında Genel Kurul çalışmasına ilişkin Sağlık Komisyonunun önerileriyle..." Gayet iyi biliyoruz, bize de geldiler, bir liste çıkardılar, liste önümde, zaman almayacağım. Ya, bir kere "Uzlaşı arayın." dediler. Yok, uzlaşı aranmıyor. Biz, şu anda kapalı olması gereken bir tarihte çalışıyoruz, biz gece yarılarına, sabahlara kadar çalışıyoruz ve Türkiye'de en yüksek pandemi oranı Mecliste, yüzde 25.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) - Yüzde 35.

BAŞKAN - Devam edin.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Yüzde 35'miş yani ben yüzde 25 biliyordum.

BAŞKAN - Siz bildiğinizde kalın, öbürü biraz fazla oldu.

LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) - Saklayanları konuşmayalım.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Şimdi, hakikaten uzlaşı yok, Meclis Başkanının önerilerine uyulmuyor. Yani biz burada, vekiller, sırf iktidar istiyor diye angarya şeklinde -tırnak içinde söylüyorum- milletvekilleri de çalıştırılarak "Covid'e de ister bulaşsın ister bulaşmasın, sizinle de uzlaşmayacağız, uzlaşma aramayacağız." deniliyor, kendi hazırladıkları öneriye uymayan bir iktidarla karşı karşıyayız. Bu çalışma koşullarını insani bulmuyoruz, vicdani bulmuyoruz ve Meclis kendi haklarını koruyamazsa halkın haklarını nasıl korur? Herhâlde yakında vekiller olarak sendika kuracağız ya da isteyeceğiz, bunu da milletvekillerinin takdirine sunuyorum.

Teşekkür ediyorum. (HDP sıralarından alkışlar)