GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Hristiyan yurttaşların Noel Bayramı'nı ve Süryani halkının Yaldo Bayramı'nı kutladığına, öğretmenlerin maaşını yük olarak gören Millî Eğitim Bakanlığının özel okul teşviklerini hangi gerekçeyle yaptığını merak ettiklerine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzaladığı kararla OHAL İşlemlerini İnceleme Komisyonunun görev süresinin bir yıl daha uzatıldığına, bu komisyonun işlevsizliğini ve yargı yollarını kapamak için oluşturulduğunu defalarca ifade ettiklerine, KHK ihraçlarıyla yaşanan ağır hak ihlallerinin çözüm beklediğine, bu sesi Meclisin duyması gerektiğine, Agit İpek isimli şahsın naaşının annesine kargoyla gönderildiğini daha önce ifade ettiklerine, bu şahsın annesinin, evine yapılan baskınla saatlerce işkenceye maruz kaldığına, bunu kabul edilemez bulduklarına ve peşini bırakmayacaklarına, yüzde 96 engelli Celal Şeker cezaevinde öldükten üç yıl sonra hakkında dava açıldığına dair ailesine tebligat gönderildiğini kamuoyunun bilgisine sunduklarına, ağır hasta mahpusların ölmes
Yasama Yılı:4
Birleşim:39
Tarih:25.12.2020

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Evet, bugün yeniden doğuşun simgesi olan Hristiyan yurttaşlarımızın Noel Bayramı. Onların Noel Bayramı'nı ve Süryani halkının Yaldo Bayramı'nı da kutluyorum. Bayramların halkları birleştiren yanının hatırlanması ve bayramların verdiği neşe ve umudun yayılması dileklerini hep birlikte büyütelim diyorum ve tekrar bayramlarını kutluyorum.

Sayın Başkan, dün Millî Eğitim Bakanı bir açıklama yaptı ve hakikaten kamuoyunda çok büyük bir tepkiyle karşılandı. Özel okullara eğitim desteği verilmesine dair 31345 sayılı bir tebliğ yayımlandı ve Resmî Gazete'de de yayımlandı. Nedir içeriği? Desteklerle öğrenci ve velilerin özel okulları tercih etmesi teşvik ediliyor. Destek için gereken kaynak Millî Eğitim Bakanlığının bütçesinden karşılanacak. İlkokula giden bir çocuk için 4.165 lira, ortaöğretim için ise 4.849 lira olarak açıklanan bedel, bu yılın bütçesinden karşılanacakmış. Öğretmenlerin maaşını yük olarak gören Eğitim Bakanlığı özel okul teşviklerini hangi gerekçeyle yapıyor doğrusu merak ediyoruz ve niye yük olarak görmüyor?

Yine, soruyoruz Millî Eğitim Bakanına: Devlet okulları veli desteğiyle ayakta durmaya çalışırken evinde interneti, bilgisayarı olmayan çocuklar eğitim hakkından mahrum iken yurttaşlar çocuklarını özel okula yollasın diye verilen bu teşvikin manası nedir? Özel okullar devlet desteğiyle ayakta duracak ama yoksul çocuklar eğitim alamayacaklar, öyle mi?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bunun izahı ancak böyle yapılabilir ve pandemi döneminde kangrenleşen sorunlara çözüm bulmayan, aramayan Millî Eğitim Bakanının tek derdi, özel okulları ayakta tutmak. Biz, bunu kabul edilemez buluyoruz ve milyonlarca öğrencinin sorunlarıyla ilgilenen bir millî eğitim programının derhâl açıklanmasını talep ediyoruz.

Diğer bir konu, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu. Dün Cumhurbaşkanı Erdoğan imzasıyla yayınlanan kararla OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun görev süresi bir yıl daha uzatıldı. Evet, aradan dört yıl geçti, hâlâ karara bağlanmayan 16.050 dosya var. Yani 16.050 hak ihlali, 16.050 tane yaşam var. Aileleriyle birlikte yüz binleri buluyor. Bu Komisyonun işlevsizliğini ve yargı yollarını kapamak için oluşturulduğunu defalarca ifade ettik ve bu ifadelerimiz, beyanlarımız uzatmalarla doğrudan teyit ediliyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edin, buyurun.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bu uzatmalarla bizim düşüncelerimiz de kamuoyunun beyanları da desteklenmiş oluyor. Aslında bir sürüncemede bırakma eğilimi var. Yani iktidar bize ve KHK'lilere diyor ki: KHK'lerle ihraç yaptık, karar verdik, bunun peşine düşseniz de netice alamayacaksınız ve elimizden geleni hukuksuzlukta, devamda yapacağız demek istiyor. Biz de şunu söylüyoruz ve söylemeye, mücadele etmeye devam edeceğiz: KHK ihraçlarıyla ortaya çıkan ağır hak ihlalleri çözüm bekliyor, tazmin bekliyor ve hak kaybına uğrayanlar için gerekli mekanizmaların bir an önce üretilmesi gerekiyor, bu sesi Meclisin duymasını istiyoruz.

Sayın Başkan, çok vahim 2 olay daha var, onları paylaşmak istiyorum: Burada ifade etmiştik...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edin, buyurun.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - ...Türkiye tarihinde ilk defa çok ağır bir hak ihlali bu iktidar döneminde meydana geldi. Agit İpek isimli şahsın naaşı annesine kargoyla gönderilmişti hatırlarsınız ve burada ifade etmiştik. Dün bu anne, Agit İpek'in annesi, evine yapılan baskınla saatlerce işkenceye maruz kaldı. Gerekçe ne? "Evinizde misafirler var." Misafirliğe gidenler de partimizin MYK üyeleri orada misafirlikteler. Dört saat boyunca yüzükoyun şekilde yere yatırıldılar ve emniyete götürüldüler, emniyetten de sonra serbest bırakıldılar. İşte, sistematik işkence, zulüm dediğimiz tam da budur. Çocuğunun naaşını kargoyla göndermek yetmemiş, bir de işkenceye maruz bıraktılar. Bunu kınıyoruz, bunu kabul edilemez buluyoruz ve peşini bırakmayacağımızı da buradan bir kez daha ifade etmek istiyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Son olarak, yine burada ifade ettiğimiz bir isim, Celal Şeker, yüzde 96 ağır engelliyken cezaevinde ölüme terk edildi ve öldü. Birçok hasta mahpus gibi, dışarı bırakılmadı, ailesiyle vedalaşamadı, cezaevinde yaşamını yitirdi ve bir skandal daha: Geçenlerde aileye bir tebligat gidiyor: "Celal Şeker örgüt propagandasından yargılanıyor, hakkında dava var, mahkemeye gelsin." Bu kadar kayıtsız, bu kadar -nasıl ifade edilir bilmiyorum- birbirlerinden haberi olmayan bir devlet ve yargı aygıtını kamuoyunun takdirine sunuyorum. Çocuğu cezaevinde ölmüş, ağır hastayken ölmüş, bu konuda büyük bir ihlal var, büyük bir haksızlık ve zulüm var ama ölümünden üç yıl sonra hakkında dava açılıyor. İşte, bu ülke böyle yönetiliyor. Bu şekilde birbirlerinden habersiz, vahim, hak ihlallerinin tavan yaptığı bir atmosferde bütün bu meseleleri kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen sözlerinizi.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bu vesileyle, Celal Şeker şahsında... Şu anda cezaevinde tutulan yüzlerce ağır hasta mahpusun yaşam hakkı tehdit altındadır ve bunların bırakılmaması, aslında, Türk Ceza Kanunu'na göre olası kastla insan öldürmektir. Olası kast dediğim de şudur: O tutuklu ve hükümlülerin öleceği biliniyor, görülüyor ama adım atılmıyor; Adli Tıp rapor vermiyor, rapor verince savcılıklar izin vermiyor, savcılıklar izin vermeyince cinayet suçu gerçekleşmiş oluyor. Ağır hasta mahpusların olası kastla cinayet sebebiyle öldürülmesini durduralım diyorum, bu çağrıyı da yinelemek istiyorum.

Teşekkür ediyorum.