| Konu: | Çıplak aramaya cevaz veren yönetmelik düzenlemesinin derhâl kaldırılması gerektiğine, Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu'nun bir insan hakları savunucusu olduğunu ve mücadelesinden asla taviz vermediğini İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun da bildiğine, devletin SMA hastası çocuklarla ilgili bir çözüm üretmesi gerektiğine, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesine atanan kayyumun belediyeyi babasının şirketi gibi yönettiğine, kayyumların derhâl alınması ve belediye başkanlarının görevlerine iade edilmesi gerektiğini bir kez daha ifade etmek istediğine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 38 |
| Tarih: | 24.12.2020 |
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Şimdi, bu sabah İçişleri Bakanı, Kocaeli Milletvekilimiz Ömer Faruk Gergerlioğlu'na benim ağzıma almak istemediğim çok sayıda söz sarf etti. Bir kere yani biz, buradan da Meclisten de kendisinin konuştuğu oturumda da söylediklerini milyonlarca kere iade ettiğimizi ifade etmiştik ancak bu yetmemiş, bunu konuşmaya devam ediyor. Konu ne? Konu, çıplak arama mevzusu. Ne yapıyor? Savcılara çağrıda bulunuyor ya, çağrıda bulunuyor, diyor ki: "Suç işliyor Gergerlioğlu." Ama kendisi suç işlemiyormuş. Yani bir milletvekilini alenen tahkir eden, hakaret eden, nefret söylemiyle açık suç işleyen bir Bakan, bir de üstelik Türkiye'deki savcılara çıplak aramaya ilişkin bir iftira olduğunu söylüyor hatta "Alçaklık..." Bir sürü kavram kullanıyor, onları meşrulaştırmayacağım.
Her şeyden önce şunu söyleyeyim: Çıplak arama meselesi niye buraya geldi ya? Çıplak aramada yönetmelik var, İnsan Hakları Komisyonu raporlarında var. Ben kendim gittim, cezaevlerinde -bizzat Komisyon Başkanının imzaladığı tutanaklarda- çıplak arama tespit edilmiş, Emniyetin bazı işlemlerinde, cezaevlerinde çıplak arama yapılıyor. Ya, şu iktidar partisinde aklı başında birisi yok mu, çıkıp "Bu, yönetmelikte var ama çıplak aramaya ilişkin çok sayıda itiraz var; insanlık onuruna aykırıdır, biz bunu gözden geçireceğiz, yönetmeliği değerlendireceğiz." dese, kamuoyunda başka bir şey oluşacak.
Biz, en sonda söyleyeceğimizi başta söyleyelim: Bir kere, çıplak aramaya cevaz veren bu yönetmelik derhâl kaldırılmalıdır. İnsanlık onuruna aykırı işkence olan çıplak aramayı kaldıralım bu hukuk sisteminden.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edin.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Dün, bir Milletvekili, Sayın Tuncay Özkan kürsüden kendisine yönelik işkenceyi anlatmak zorunda kaldı ya! Yani bunu gerçekten izah etmek zor.
Ömer Faruk Gergerlioğlu Vekilimize gelince: Kendisinin bir insan hakları savunucusu olduğunu, bu konuda yıllardır büyük emek verdiğini ve mücadeleden asla taviz vermediğini herkes gibi Süleyman Soylu da biliyor bizce. Neden rahatsız biliyor musunuz Soylu? Kendisinin yönettiği güvenlik sisteminin işlediği suçların açığa çıkmasından rahatsız, beş yüz altmış gündür kayıp olan insanların duyurulmasından rahatsız, işkence vakalarının teşhir edilmesinden rahatsız, çıplak arama uygulamasının kamuoyuna açıklanmasından rahatsız ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Demirtaş kararında tam da bunu söylüyor, işte Soylu'yu gösteriyor aslında ve Cumhurbaşkanını gösteriyor; "Bu açıklamalar, sizin emir ve talimatlarınızla yargının çalıştığını gösteriyor." diyor. Şimdi, bu açıklamayı acaba savcılar duydu mu? Tersten söylüyorum: Süleyman Soylu'nun savcılara çağrısının suç olduğunu savcılar tespit etmezse zaten hiçbir şeyden söz edemeyiz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Şimdi, biz, Ömer Faruk Gergerlioğlu Vekilimizin yanındayız; bu saldırılara, bu isnatlara asla prim vermeyiz ve savcıları da göreve çağırıyoruz. İşkenceyi açıklayan değil, çıplak aramayı açıklayan değil, bunu yapanlar ve yaptıranlar suçludur demek istiyorum.
Sayın Başkan, bir diğer önemli mesele şu: SMA'lı hastaların, çocukların durumu. Hakikaten, her gün onlarca mektup alıyoruz, sosyal medyada çok sayıda kampanya var. Mesela, elimde bir mektup var; mektubu gönderen anne baba, Gökhan Gülmez ve Ayşe Gülmez. Neymiş? Mustafa Yağız, otuz aylık bir bebekleri varmış, SMA Tip 1 hastasıymış ve trilyonlarca lira para gerekiyor; 2,4 trilyon.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
Buyurun.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Yine, Kurtalanlı Roza bebek bunlardan birisi. Sayısız örnek verebilirim ve bunlara karşı devletin, iktidarın bir çözüm üretmesi gerekiyor. Bizim, bebekleri, çocukları ölüme terk etme gibi bir lüksümüz yok. Yardım kampanyalarıyla sonuç alınamıyor. Bu çok ciddi bir problemdir, buna çözüm bulunmasını istiyorum.
Umarım sürem vardır; kayyum yolsuzluklarına ilişkin son bir not söyleyeceğim: Diyarbakır Büyükşehir Belediyesine kayyum olarak atanan Hasan Basri Güzeloğlu'nun yolsuzluklara karıştığını biliyoruz, merkeze çekildi ve şimdi, Münir Karaloğlu Belediyeyi babasının şirketi gibi yönetiyor gerçekten; herkesi farklı yerlerde görevlendirerek çoklu maaş sistemine geçmiş durumdalar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi, son kez açıyorum.
Buyurun.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bitireceğim.
Kayyum da dâhil olmak üzere memurlardan oluşan bir encümen grubu var. Belediye Meclisi üyeleri baypas edilmiş ve her bir görevli 2 ayrı iştirakten ayrı ayrı huzur hakkı alıyorlar, daire bakanlığı ve müdürlükten maaş alıyorlar ve Belediye Meclisi feshedildiği için hiçbir denetim faaliyeti de yok. Ayrıca, kayyumun hem Valilik hem Belediye Başkan Vekilliği maaşını aldığını da söylemek istiyorum. Kayyum darbesi, kayyum gasbı, bütün yolsuzluklarıyla, hırsızlıklarıyla, iradesi dışında halkın malına ve kendisine hizmet olarak gelecek gelirlere de el konulduğunu; kayyumların derhâl alınması gerektiğini, belediye başkanlarının görevlerine iade edilmesi gerektiğini bir kez daha ifade etmek istiyorum. Bunu söylemekten vazgeçmeyeceğiz çünkü kayyumlar artık, halkın üzerinde demoklesin kılıcı gibi her türlü hakkı gasbeden bir mekanizmaya dönüşmüş.
Teşekkür ediyorum.