| Konu: | Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank'ın 230 sıra sayılı 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi'nin 8'inci maddesi üzerinde soru-cevap kısmında yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 33 |
| Tarih: | 16.12.2020 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, teşekkürler.
Birincisi, Sayın Bakan, size şunu söyleyeyim: Buradaki üslubunuz, tarzınız, Parlamento deyimiyle değil ama tiyatro deyimiyle rolünüzü büyütmeye çalışmanız, buradan bir başka yere... Hepsi nedir biliyor musunuz Parlamentoda? Mevkidaşım Grup Başkan Vekillerine hakarettir. Şu demektir: "Kürsüdeki hatip konuşuyor, bir süredir izliyorum. AK PARTİ'nin Grup Başkan Vekilleri partinin Genel Başkanını, ülkenin Cumhurbaşkanını yeterince savunamıyorlar, ben onlardan önce söz alayım ve bu konuda rolümü büyüteyim." Bu, ucuz bir mesele. AK PARTİ Grubunun Grup Başkan Vekillerini böyle taciz edip acz içinde göstermeniz benim bile içime sinmez; yapmayın bunu, basitlik bu. (CHP sıralarından alkışlar)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - İkincisi: 2 sayın milletvekili bir polemik yaşadılar, daha sonra bir araya geldiler, helalleştiler. O mesele üzerine bir şey söylemek istemem çünkü helalleştiler. Ama milletvekilimizin dile getirdiği bu lobicilik şirketiyle yapılan anlaşma burada. Bu tip anlaşmaları, Adalet ve Kalkınma Partisinin daha önce gözler önünde Türkiye'deki iç politikaya yönelik olarak zaman zaman Amerika'yla, zaman zaman İsrail'le kayıkçı kavgası yürütürken bir yandan İsrail'le ilişkilerin iyileştirilmesi için 60 milyon TL'lik lobicilik anlaşmalarının bir tekrarı olarak görüyoruz. Böyle yerlilik, böyle millîlik olmaz olsun diyoruz.
Ayrıca, bir Cumhurbaşkanlığı makamını basitleştirmemek, tartışmaya açmamak meselesi diyorsanız, size Türk Ceza Kanunu'nun 299'uncu maddesinden bahsedeyim.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sözlerinizi tamamlayın lütfen.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Biz Anayasa görüşmeleri sırasında şunu söyledik: Cumhurbaşkanı devletin başıdır. Devletin başını partili yaparsanız, devletin başını ve devleti tartışmaya açarsınız. Hele hele bunu diyelim yaptınız, yapacağınız uyum yasaları sırasında ilk işiniz 299'u değiştirmektir. Partisi olmayan, polemik yapmayan, siyasi rakipleriyle söz dalaşına girmeyen bir Cumhurbaşkanına verilmiş koruyucu kalkanı partili Cumhurbaşkanına verirseniz ne olur? Şu olur: Bugünkü rakamlar itibarıyla, Süleyman Demirel'e hakaret edenlere Cumhurbaşkanına hakaretten 71 tane dava açılmış, Ahmet Necdet Sezer'e 82, Abdullah Gül'e 233, Recep Tayyip Erdoğan'a tam tamına 27.717 tane. 9.556'sı ceza almış; bunların 264'ü 12 ila 14 yaşında çocuk, 903'ü de 18 yaşın altında.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Pardon...
BAŞKAN - Son kez açıyorum, sözlerinizi tamamlayın.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bitiriyorum Başkan.
12 ila 14 yaşında 264 çocuğu götürüp de Çocuk Şubede sorgulatıp hâkim karşısına çıkaracak bir Cumhurbaşkanlığı mantığı. Sistemin baştan çökmesinin, bütün anketlerin partili Cumhurbaşkanlığına karşı olmasının sebebi de bu. Kendisini tartıştıran, kendisini rakamlarla bu hâle getiren, her doğana göre değil Erdoğan'a göre yapılmış ve şimdiden bir tarafı bol, bir tarafı dar gelen Anayasa'dır.
Son olarak da işin özüne yönelik bir bilgi vereyim: Sayın Bakan, 2 Kasım 2011 tarihinde 663 sayılı KHK kapattı Hıfzıssıhhayı. Verdiğiniz, size verilen bilgi doğru bir bilgi değildir. O Hıfzıssıhha ki, cumhuriyetin ilk yıllarından BCG aşısını, kuduz aşısını üreterek gelmiş, kan ürünü imalatına kadar gelmiş Hıfzıssıhhayı...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Son... Selamlama...
RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Başkanım, ne zamana kadar devam edecek?
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sana mı soracağız Ramazan Bey ya!
RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - 4 kere oldu ya, 4 kere.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - 50 kere uzatıyorlar, bir şey söylemiyorsun.
BAŞKAN - Sayın Can, arkada nasıl bir mutabakat olduğunu biliyor musunuz Grup Başkan Vekilleri arasında?
RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Böyle bir şey yok ki ya.
BAŞKAN - Öyle bir şey var.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - 2 Kasım 2011'de kanun hükmünde kararnameyle kapanan Hıfzıssıhha, Refik Saydam tarafından 1926'da kuruldu. BCG aşısından başladılar; verem, tüberküloz, tifo ve enflüanza... Bugün 1,5 milyon doz için el açtığımız enflüanza aşısını üretir ve kendi coğrafyasına dağıtır hâle geldi 1970'lerin sonu 80'lerin başında o Hıfzıssıhha.
Burada yapılan iş... Adalet ve Kalkınma Partisi burada yapsa yapsa yanlış rakam, yanlış bilgi vermek yerine öz eleştiri yapmalı, ayıbıyla oturup susmalıdır.
Teşekkür ediyorum Sayın Başkan. (CHP sıralarından alkışlar)