GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:4
Birleşim:31
Tarih:14.12.2020

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkür ediyorum.

Doğrusu, Sayın Bakanı dinledim. Şengal saldırısını, IŞİD soykırımını hâlâ kınamadığını, kınadıysa da duymadığımı hatırlatmak istiyorum. Hâlâ "soykırım" demedi, sadece "Acı duydunuz." dedi Sayın Uca'ya. 73'üncü soykırımdan sonra IŞİD, Ezidi halkına yeni bir soykırım yaşattı. DAİŞ, 7 bin kadını -ispatlı- çocuklarıyla beraber kaçırdı, köle pazarlarında sattı. Bunun üzerine onlarca kitap yazıldı ve bu kaçırılan, köle pazarlarında satılan kadınların bir kısmının ailesi gidip parayla kendi eşlerini, kızlarını, kardeşlerini -tırnak içinde söylüyorum- maalesef geri almak zorunda kaldılar ve bu kadınların bir kısmı, ben konuşmamda söyledim, bir kısmını söyledim, 2'si -somut söylüyorum- Kırşehir'de bir öğrenci yurdunda bulundu, IŞİD'liler getirdi oraya.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayınız Sayın Beştaş.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bir kadın, "Z.K" isimli kadın Ankara'da ele geçti. Siz, bizim hâlâ gerçekten aklımızla alay ediyorsunuz herhâlde. Yani biz Nadya Murad üzerinden binlerce insanın katledilmesini, 7 bin kadının köle pazarlarına götürülmesini diyoruz; "Anladım." diyorsunuz. Böyle bir dış politika olabilir mi? (HDP sıralarından alkışlar)

Biz 21'inci yüzyılda, bir halkın 74'üncü kere soykırımdan geçirildiğini söylüyoruz ve Türkiye Cumhuriyeti devleti uluslararası alanda bunu kınamadı, bunun karşısında durmadı. Siz "Yardım ettik." diyorsunuz. Yardım ettiniz de sınırınıza gelen o çoluk çocuğu aldınız, çoğu da Avrupa'ya gitti. Bu konuda hakikaten sözlerinizi talihsiz bulduğumu, en azından bir özür dilemeniz gerektiğini -o kadınlar için canım yanıyor- yani eğer kınamadıysanız Ezidi halkına bir özür borcunuzun olduğunu söylemek istiyorum.