| Konu: | Malatya Milletvekili Öznur Çalık ve Elâzığ Milletvekili Metin Bulut'un 230 sıra sayılı 2021 Yılı Bütçe Kanun Teklifi ile 231 sıra sayılı 2019 Yılı Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin üçüncü tur görüşmelerinde AK PARTİ Grubu adına yaptıkları konuşmalarındaki bazı ifadelerine, maden işçilerinin sendikalı oldukları için işten çıkarıldıklarına, taciz iddialarıyla CHP'yi karalamaya çalışanları kınadığına ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 27 |
| Tarih: | 10.12.2020 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, teşekkür ederim.
Konuşmaların genelinde yanıtlamamız, cevap hakkı kullanmamız gereken kısımlar var. Ben grubumuzla ilgili kısma buradan, sizin usulünüz dairesinde ve süresi içerisinde cevap vereceğim ancak Malatya Milletvekili Sayın Çalık'ın ifadelerinde "Cumhuriyet Halk Partili bütün kadın milletvekilleri" ifadesi vardır. Tabii, bütün arkadaşlarımıza ayrı ayrı söz hakkı doğmakla birlikte kendi içlerinden bir arkadaşımız da İç Tüzük 69'a göre doğrudan sataşma hakkını kullanmak isteyecek benim açıklamamdan sonra.
Bu keyfiyeti arz ettikten sonra şunu ifade edeyim, ilk sözümüz şu: Bugün Soma'dan ve Ermenek'ten telefon yağıyor. Meclisimiz, şu anda, sanılandan çok daha dikkatle, mağdur madenciler tarafından takip ediliyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bir yasama çalışması yaptık, iktidar adına Özlem Hanım'ın da önemli katkıları oldu. Zaten tüm diğer siyasi parti grupları olarak da meselenin üstünde duruyorduk ama sadece Soma'da ve sadece bir madenle sınırlı olduğu için bu iş çözüme kavuşmadı. Ayrıca, yine iktidar tarafının sözleri arasında olan Soma'daki Uyar Madencilik sorunu çözülmedi. Yürüyen işçilere müdahale edilince rahatsızlığı geçtikten sonra Sayın Süleyman Soylu geldi -ki işçiler günlerce onu beklediler Gölmarmara'da- söz verdi "15 Ocağa kadar bunu çözeceğim." diye, hem burayı hem Ermenek'i. Ermenek ile Soma'da ortak bir sendika var: BAĞIMSIZ MADEN-İŞ. Çünkü sarı sendikadan illallah etti madenciler. Her seferinde... Yani biz burada kanun çıkarıyoruz, sarı sendika diyor ki: "Ben işverenle anlaştım, gerek yok." Satılacak gökdeleni sattırmıyor, mağdur ediyor. Ermenek'teki işçiler de örgütlendi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, Ermenek'teki işçilere "Maaşınızı ödeyeceğiz, yürümeyin." dediler; maaşları yatırdılar, yatırdıktan sonra sendikalı 30 işçiyi 25/2'den -sendika üyesi olan 30; ne 29 ne 31, 30 tane sendikalı işçiyi- işten attılar. Bugünkü itiraz, isyan ona. Karşılarında yine jandarma... Bu çığlığın duyulması lazım Sayın Bakan. Sizin ülkenizde işçiler, maden işçileri sendikalı oldukları için işten çıkarılıyor, buna sahip çıkmanız gerekiyor.
İkinci husus: Tabii, maalesef, ben bir milletvekilini bu kadar sıkıntıya düşürecek bir konuda konuşmak istemem ama -çünkü bütçe, bütün seçmeni bakar, seçmeni izliyordur- Sayın Metin Bulut'u izlemişler. Sayın Metin Bulut diyor ki: "7 TL, yapılan ödemeden eksik kalan ödemedir" "Ben biliyorum ki çok ödeme yapıldı; bu 7 TL, unutulanı vermiş devletimiz." diyor, Engin Altay'ı eleştiriyor. Bakın, ne oldu biliyor musunuz bu sırada?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bakın, bu sırada ne oldu Metin Bey? Bu sırada, o 7 TL'yi aldığını söyleyen kişi "İsmimi ver." dedi, "İsmimi ver, atarlarsa atsınlar." dedi. "Salihli 112'de çalışan ambulans şoförüyüm, adım Mustafa Gür. Bana 9 TL Covid ödemesi çıkmış." Normalde almayıp Covid'de müjdelenen ödeme. "Çünkü tavana takılıyormuşum. Vergi kesilince tam 7,24 yattı." Belgesini yolladı, "Telefonumu ver vekile." dedi, "Adımı söyle orada." dedi, "Bunu söyledim diye atarlarsa atsınlar, bütün gün ölümle boğuşuyorum, 7 lira 24 kuruş ek ödeme aldım." dedi. Telefonunu veriyorum, belgeleri veriyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
Yine, Sayın Bulut sanıyor ki burada söyleyince oluyor; bir sürü şey söyledi, bir sürü şey, "Devletimiz, milletimiz..."
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Müsaadenizle...
BAŞKAN - Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Mesaj geldi, dönün dedik, gerçekten Elâzığ'dan mı? Neydi ismi? Nihat Bey, Elâzığ'dan Nihat Bey.
ORHAN SÜMER (Adana) - Maden ilçesinden.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Maden ilçesinden. "Sayın Vekilim, Elâzığ Milletvekilliğinde siz, bakır madeni fabrikasını kapattınız, bir ilçeyi yok ettiniz. Sizin kırmızı çizginiz niye yoktu? Siz nasıl oldu da Elâzığlıların hakkını savunmayıp başka şeyler konuşuyorsunuz?" diye atmış. O da diyor ki: "Arasın beni, ben söyleyeyim çektiğimi. Ona beni savunmak düşer, varıp da hakkı yenilenin hakkını yemek düşmez."
Sayın Başkanım, biraz önce Sayın Öznur Çalık'ın yaptığı konuşmalardan, Milliyetçi Hareket Partisine yaptığı sataşmayı sayın mevkidaşlarıma bırakıyorum. Kendilerinden önceki hükûmette, burada, Sağlık Bakanı rahmetli Osman Durmuş...
ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elâzığ) - SSK Genel Müdürünü söyle.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Elbette şu vardır: Bir koalisyon hükûmetidir. Biz o zaman Meclis dışıyız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Eksiği vardır, fazlası vardır. Yeşil kart uygulaması -Demirel'le başlayan- bugünkü noktaya kadar gelişte önemli kilometre taşlarından biridir. Ha, bir itibarsızlaştırma; hem hanımefendi söyledi hem biraz önce beyefendi söylüyor.
Kardeşim, şimdi, siz iyi yönetiyorsanız -velev ki bir an için sizin iyi yönettiğinizi düşünelim- SGK Kurum Başkanını mı alkışlıyorsunuz, Tayyip Erdoğan diye mi alkışlıyorsunuz? SSK Genel Müdürünü sorumlu tutuyorsanız, bugünkü işte "Recep Tayyip Erdoğan yaptı." demeyeceksiniz, SGK Başkanını çıkarın, Cumhurbaşkanı yapın.
BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Ha Özgür, ha, öyle.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ancak Kemal Kılıçdaroğlu'nun döneminde verilen açık bugün verilen açığın ellide 1'i. Türkiye'nin en büyük kara deliğini yarattınız, o kara delikten oluk oluk akıyor ve CHP şunu demesine rağmen yaptınız bunu: "Bunu primlerden finanse ederseniz açık verir." Tutanaklar sabit, 5510...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bitiriyorum Başkanım.
BAŞKAN - Buyurun efendim.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ya ne yapalım? CHP'li hatipler diyor ki: "Vergilerden olmalı ideali ama hiç olmazsa karma model, yarı yarıya..." "Yarı yarıya karma model" deseniz bugün bu açık olmaz. Vergilerden alsanız, milyar dolarları olanlardan alır, zavallı asgari ücretliden kesinti yaparak bu sistemi finanse etmeye çalışıp işi bozulan esnaf yüzünden, ödeyemeyen yüzünden sıkıntı çıkarmaz, bir de esas borcu olanlara af getirip garibanlara haciz götürmezsiniz. Biraz insaflı olun, biraz insaflı! (CHP sıralarından alkışlar)
Sayın Başkanım, son sözüm şu, son sözüm, grup adına.
BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Konuş konuş.
ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Evet. Süre sınırı yok galiba Sayın Başkan.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ben cinsel taciz iddialarının çıktığı gün burada çıktım Akbaşoğlu görevdeyken, Akbaşoğlu hiçbir şey demeden dinledi; tutanak burada, vakitten tekrar etmeyeyim.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - "Sıfır taviz, kimsenin gözünün yaşına bakmayız. Kim olursa olsun lanetleriz. Failin ve mağdurun kimliğine kör olmadan bu işler çözülmez." dedik. Genel Başkan da söyledi ve -çok net- bir sürü yalan uyduruldu, çıktı mağdurların avukatı yazılı açıklama yaptı. İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu duyar duymaz çağırdı, "Ben onu örgütten şimdi attıracağım -ki attırmış- ama sen hakkını savcılıkta da aramalısın." deyip yol yöntem gösterdi, cesaret verdi. Böyle bir etkin, böyle bir tavizsiz, böyle, mağdurun yanında ve karşıdaki caninin, alçağın karşısındaki bir tutumu yamultarak, çevirerek, yalana sığınarak, utanmadan Cumhuriyet Halk Partisini karalamaya çalışanları da kınıyorum, kınıyorum, kınıyorum! (CHP sıralarından alkışlar)