| Konu: | 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2019 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 3'üncü Tur Görüşmeleri münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 27 |
| Tarih: | 10.12.2020 |
CHP GRUBU ADINA METİN İLHAN (Kırşehir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Kamu bütçesi, belirli bir vizyona sahip olarak özellikle üretim ve istihdamı artıracak, dar gelirli vatandaşlarımız için yaşamsal refahı tabana yayacak, büyümeyi artıracak ve kişiyi günümüz rekabetçi dünyasına uyum sağlayabilecek hâle getirecek şekilde tasarlanmalıdır.
Bakanlığın bütçesine gelecek olursak; Plan ve Bütçe Komisyonunda yapılan görüşmelerde, Sayın Selçuk, uzun uzadıya, ücretsiz izne çıkarılan 2 milyon çalışana 5,1 milyar lira ödediklerini anlattı. Birincisi, bu rakam oldukça yetersiz ve kaynağı İşsizlik Sigortası Fonu. İkincisi, ücretsiz iznin bir sonraki aşaması işten çıkarılma tehlikesidir. Ekonomik krizlerle sarsılan ülkemiz pandemiyle daha da derinleşen bir krizi yaşamaktadır. Bu sebeple, Hükûmetin bu süreçte öncelikli olarak hedefi çalışanın iş güvencesini sağlamaktır. 2 milyon esnaf kepenk kapatmışken, işsizlikte cumhuriyet tarihi rekorları kırılırken, 12 milyon gibi bir işsizlik rakamı ortadayken güllük gülistanlık bir hava varmış gibi yapılan bu açıklama devlet ciddiyetiyle bağdaşmamıştır.
Bir diğer önemli konu, gündemin üst sıralarında yer alan asgari ücret artışıdır. "Kamu-özel sektör yatırımları" adı altında yandaş müteahhitlere gelince milyar dolarları kuruşmuş gibi tereddüt etmeden dağıtanlar, iş asgari ücretliye gelince kaynak sıkıntısı çektiğimiz noktasında vatandaşlarımızı toplum mühendisliğinde yeni çığırlar açarak ikna etmede muazzam başarılar göstermektedirler ancak artık takke düştü, kel göründü. "Asgari ücret bir ailenin geçimine yeterli mi?" sorusuna cevap veremeyen bir Bakana şahit olduk. Bize göre, asgari ücret vergiden muaf olmalı ve insanca yaşanabilir bir seviyeye yükseltilmelidir.
Bakınız, bizler yapılan hizmete karşı takdirimizi her zaman sunmuşuzdur ancak yanlış olanı da söylemek, haksızlığa karşı durmak da asli görevimizdir. Pandemi sürecinde sağlık çalışanları fedakârca tüm yükü sırtlamışken, en az savaş kadar zor olan Covid'le mücadelede hayatlarını kaybedip görev şehidi sayılmamışken, döner sermayeyle ilgili boş sözler verilip bir hemşireye sadece 7 lira ek ödeme yapılmışken, Hükûmet koşa koşa gidip ticari sır gerekçesiyle vatandaşından gizlediği döviz garantili ihalelerin ödemelerini yaptı. Alkıştan başka hiçbir katkı sunmadığımız sağlık çalışanlarına emeklerinin karşılığını vermek bu Meclisin boynunun borcudur. Bu sebeple boş sözleri bir yana bırakıp ivedilikle tüm sağlık çalışanlarının maaşlarına seyyanen en az bin lira zam yapılması şarttır.
Değerli milletvekilleri, engelli ve kadın politikaları da acilen müdahale edilmesi gereken toplumsal sorunlarımızdandır. Engelli ve muhtaç olanlara maddi desteğin sağlanması sosyal devlet olmanın gereğidir. Kötü ekonomi yönetimi sonucu alt gelir grubunda oluşan devasa genişlemeye çok az düzeyde yapılan yardımları öve öve anlatmak, bu konudaki eksiklikleri yeterliymiş gibi göstermek doğru değildir. Ülkemizde yaşanan kadına şiddet başta olmak üzere kadınlarımızın maruz kaldığı tüm negatif ayrımcılıkların en temel sebebi eğitimde ve kadın istihdamında çok geri olmamızdır. İktidarda olduğunuz her yılla doğru orantılı olarak artan kadına şiddet vakalarının, erken yaşta evliliklerin bitmediği ve kadını hayatta eşit konumlandırmadığınız sürece bu sorunu aşmanın imkânsız olduğu bilinmelidir.
Ülke nüfusumuzun yüzde 10'u engellilerden oluşmaktadır. Engellilerin eğitim alma ve iş bulma olanaklarının son derece sınırlı olduğu bir gerçektir. Bu sebeple aileler, engelli ebeveynlerine de istihdamda pozitif ayrımcılık yapılmasının zaruri olduğunu ısrarla talep etmekteler. Çocuklarla ilgili politikalar da günü kurtarmaya yöneliktir. TÜİK verilerine göre 720 bin, ancak gerçekte 2 milyona yaklaşık çocuk işçi sayısı, çocuk istismarının önüne bir türlü geçilememesi, cezaevlerinde bulunan 0-6 yaş arası çocuklarımızın yaşadığı dramlar ve engelli çocuklarımızın başta eğitim ve sosyal yaşama uyumu olmak üzere mevcut sorunlarının varlığı da geleceğimizi inşa edecek çocuklarımız için yeni politikalar belirlenmesini zorunlu kılmaktadır.
Çalışma hayatında da durum farklı değil ne yazık ki. Yüzde 13,66 gibi düşük bir orana sahip sendikalı işçi sayısı ve çok yetersiz olan sendikal haklar, ayrıca bu hakların ihlallerinde yaşanan artış, iş cinayetleri, emeği sömürülen, güvencesiz taşeron ve kayıt dışı işçilerin sorunları hâlihazırda mevcutken geçen ayki torba yasada toplumun ve işçi sendikalarının büyük tepkisi sonrası ileride tekrar değerlendirilmek üzere ertelenen 25 yaş altı ve 50 yaş üstü çalışanlar için iş güvencesi, kıdem ve ihbar hakkını ortadan kaldıracak sözde esnek çalışma modelini de Hükûmetin hafızasına aldığına tanık olduk.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın İlhan.
METİN İLHAN (Devamla) - Ayrıca hakları Hükûmetçe gasbedilen EYT'liler, 3600 sözü verilen ancak yıllardır bekleyen devlet memurları da çözüm beklemektedir.
Değerli milletvekilleri, Sayıştay raporuna göre iç kontrol sistemi yetersiz. Sürekli açık veren, kurumsal olarak sürdürülebilir bir mali yapıya bir türlü bürünemeyen, bütçesinin yaklaşık üçte 1'i kadar görev zararı öngören ve SGK gibi devasa bütçeli bir kurumu olan Bakanlık 155 milyarlık bütçeyi yetersiz bir kurumsal altyapı ve denetimle nasıl yönetecek? Bunu kabul etmek mümkün müdür? Bakınız, Sayıştay raporlarında şeffaflıkla ilgili bir sürü tespit bulunmaktadır. Bunlara ilişkin neler yapılmıştır? Sayın Bakan bunları takip etmekte midir? Maalesef üzülerek belirtmek isterim ki Sayıştayca tespit edilen aksaklıkların sadece dörtte 1'i düzenlenmiştir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
METİN İLHAN (Devamla) - Çok az kaldı.
BAŞKAN - Tamamlayınız.
METİN İLHAN (Devamla) - Sözlerime, bu bütçenin borcumuzu azaltabilecek, yatırımı artıracak, sosyal bir travmaya dönmüş işsizliği azaltacak, büyüme ve geleceğe dair toplumumuza umut verebilecek olmaması sebebiyle maalesef hayır getirmeyeceği gerçeğini belirterek ama değişim konusundaki umudumu da yenileyerek son vermek istiyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlarım. (CHP sıralarından alkışlar)