| Konu: | Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay'ın 230 sıra sayılı 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ve 231 sıra sayılı 2019 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin tümü üzerinde yürütme adına yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 24 |
| Tarih: | 07.12.2020 |
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Hatibi dinledim, Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısını. Doğrusu hakikatler ne kadar ters yüz edilebilir, ne kadar çarpıtılabilir, bir kere daha böyle garip bir şekilde izledim, onu söyleyeyim. Birkaç sözü vardı; Kürdoloji açmışlar, Kürt kökenli vatandaşları temsil ediyorlarmış, mahkemelerde başka dilde savunma hakkı getirilmiş, vesaire, vesaire, vesaire... Kürtlerin temsilcisi AK PARTİ'ymiş, biz Kürtleri temsil etmiyormuşuz. Neresinden tutalım, bilmiyorum.
Daha biraz önce tutanaklara "x" mi yazılıyor, "Türkçe olmayan bir dil" mi yazılıyor diye tartıştık. Sonra Sayın Meclis Başkanı, teşekkür ediyorum, gönderdi tutanakları. Tutanakların içinde "x" en sonunda, dipnot olarak "Türkçe olmayan dil..." Ya, buraya Kürtçe yazılacak, Kürtçe!
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Buraya Kürtçe yazılmayıncaya kadar bizim dilimiz inkâr ediliyor. Ya, bizim ana dilimiz Kürtçe. Yani bu Mecliste dilimizi yazdıramıyoruz, Kürtçe iki cümle yazdıramıyoruz. Tabii ki kuralları biliyoruz, tabii ki Anayasa'yı biliyoruz ama Anadil Günü'nü bile kendi dilimizde kutlayamayan bir dönem de yaşıyoruz. Sadece dile ilişkin birkaç dehşet verici durumu söyleyeyim: İstanbul Havalimanı'nda... Sadece halkımıza anlatıyorum bunu çünkü iktidar partisinin bunları dinlemediğini ve aynı ezberleri tekrar ettiğini gayet iyi biliyorum.
İstanbul Havalimanı'nda 35 farklı noktada 36 dilde ve 80 lehçede anlık çeviri hizmeti başladı. Asgari 25 milyon Kürt o uçaklarda yolculuk yapıyor, onlar için bir çeviri hizmeti yok. Şimdi, neresinden tutayım?
"Kürdoloji" diyor. Ben yakından izliyorum, Kürdolojinin... Üniversitenin adını bile "Yaşayan Diller Enstitüsü" koydular.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Yaşayan Diller Enstitüsü... Kürt dili, Kürtçe yok. Kürtçe için açılmış, Kürt dili yok. Kürtçe tez yazımı yasaklandı, tez yazımı. Buna "Kürdoloji" diyorlar.
"TRT Kurdî" diyorlar, TRT Kurdî'de Kürtçe Türklük propagandası yapılıyor. İzleyin lütfen; alt yazılar var, sizler göreceksiniz; kimlikten, dilden uzaklaştırmak için her şey yapılıyor.
Kayyumlar -hani, o gasbeden kayyumlar var ya, gaspla gelenler- gelir gelmez hemen iki dilli tabelaları kaldırıyorlar. Kürtçe kalkıyor ama İngilizce asıyorlar garip bir şekilde; Siirt'te Arapça asıyorlar. Batman'da, Diyarbakır'da İngilizler yaşıyor ama Kürtler yaşamıyor(!) Garip bir şey. Şimdi, Sayın Başkan, buna ilişkin yüzlerce, binlerce örnek verebiliriz.
Bir kere, şunu bu kürsüden defalarca ifade ettik: Ben nasıl Sayın Fuat Oktay'a "Türk kökenli hatip" demiyorsam lütfen biz Kürtlere de "Kürt kökenli" demesinler. Ya, Kürt'üz yani niye "köken" diyorsunuz? (HDP sıralarından alkışlar)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Biz bu "köken" kavramını... Bir anlaşalım: Biz onlara "Türk kökenli" demiyoruz. "Türk'üm" diye kabul ediyorsa Türk'tür, "Arap'ım" diyorsa Arap'tır, "Kürt'üm" diyorsa Kürt'tür. Yani, burada iktidar partisi grubu içinde de var, ille "köken"i yapıştırmak zorundalar mı? Bu da başka bir inkâr şekli.
Şimdi, bir mesele daha var: Kürtçeyi yasaklayanlar şimdi "Kürtleri temsil ediyoruz." diyor. Biz 6,5 milyon oy alıyoruz, Kürtleri temsil etmiyoruz ama onlar Kürt'e düşmanlık yaparak Kürtleri temsil ediyorlarmış(!) Ya, daha dün Afrin'de -hani "Hiçbir yerde gözümüz yok; petrolde, şurada burada gözümüz yok." diyorlar ya- 90 bin ton zeytinyağının Türkiye aracılığıyla satıldığını, hatta Ticaret Bakanlığı verilerine işlediğini bizzat Tarım Bakanı ifade etti. Şimdi anlatacak bir hikâyesi kalmadı iktidarın, hakikaten kalmadı. Ezberlenen sözlerle "Kürt düşmanı değiliz." diyorlar ama adımlar Kürt düşmanı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Toparlayacağım.
Ya, Hakkâri'de daha bir hafta önce Özcan Erbaş 16 yaşında öldürüldü, Şerali Dereli; yüzlerce isim sayayım. Ya, tek bir Kürt'ün katiline bir gün ceza verilmedi, bir gün ceza verilmedi ve hepsine bir bahaneyle cezasızlık politikası uygulanıyor.
Evet, diyorlar ki "IŞİD'le mücadele ediyoruz." Yani bütün dünya biliyor IŞİD'le mücadele edilmediğini, IŞİD'in sözcülüğünün yapıldığını gayet iyi biliyorlar. Bağdadi burnumuzun dibinde Türkiye'den gizli bir şekilde operasyonla öldürüldü ve uluslararası alanda "Türkiye'den gizli yaptık, yoksa engellenirdi." Dedi, Trump bile söyledi bunu. Yani bunu biz değil, bunu dünya konuşuyor.
Son olarak şunu söyleyeceğim Sayın Başkan: Evet, biz kimin sözcüsü olduğumuzu gayet iyi biliyoruz. Biz oy aldığımız milyonların sözcüsüyüz. (HDP sıralarından alkışlar) Hiçbir ayrım yapmadan Türk'ü de, Kürt'ü de, Laz'ı da, Çerkez'i de, Arap'ı da, Pomak'ı da -demin dediler hepsini sayamıyorsunuz- Gürcü'yü de, hepsini eşit görüyoruz...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - ...eşit yurttaş olarak görüyoruz, kimsenin kimseden üstün olmadığına inanıyoruz ve bizim sözcülüğümüz, demokratik siyasetimiz bu ülkede bütün ezberleri yerle bir etmiştir. O yüzden karşımızda sürekli aynı dille, aynı üslupla cevap veriliyor. Evet, iktidar partisinin kimin sözcüsü olduğunu biliyoruz, ülkeyi soyanların, parsel parsel satanların sözcülüğü yapılıyor, evet. (HDP sıralarından alkışlar) Evet, bu sözcülüğü gayet iyi biliyoruz, savaşın ve yıkımın sözcülüğü yapılıyor. Lütfen, bize karşı konuşurken karşılarında bir siyasi parti olduğunu ve arkasında milyonlarca yurttaşın olduğunu bir an için akıllarından çıkarmasınlar.
Teşekkür ediyorum.