| Konu: | Hakkâri ilinde meydana gelen trafik kazasında şehit olan Piyade Sözleşmeli Onbaşı Osman Güler'e Allah'tan rahmet dilediklerine, doğumunun 136'ncı yıl dönümünde Yahya Kemal Beyatlı ve vefatının 132'nci yılında vatan şairi Namık Kemal'i rahmetle andıklarına, Köy Kanunu'na eklenen geçici bir maddeyle köylerde muhtar ve ihtiyar heyeti kararıyla evi olmayanlara arsa verildiğine ve bu arsalara 31 Aralık 2020'ye kadar ev yapılmadığı takdirde arsaların ellerinden alınacağına, köylülerin mağduriyetlerinin giderilmesi için bu sürenin uzatılmasını talep ettiklerine, esnafın kredi borçlarının ertelenmesi gerektiğini bir kez daha hatırlattıklarına, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin taşra teşkilatına 826 kadrolu işçi alımı yapılacağı açıklamasına Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesindeki geçici ve mevsimlik işçilerden ciddi tepki olduğuna, kimsenin pandemi döneminde alınan tedbirlerin yeterli olduğunu düşünmediğine, Covid-19'un meslek hastalığı sayılmasına, Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsünü |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 22 |
| Tarih: | 02.12.2020 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Trafik kazasında şehit olan Piyade Onbaşımız Osman Güler'in haberi hepimizin yüreğini yaktı. Şehidimize Allah'tan rahmet diliyoruz.
2 Aralık, 2 büyük şairi bir araya getiren bir gün: Yahya Kemal Beyatlı'nın doğum günü. Divan edebiyatından modern şiire geçisin köprüsü olarak kabul edilen ve Dört Aruzculardan birisi olan Yahya Kemal Beyatlı'yı doğum gününde; 19'uncu yüzyıl aydınlarımızdan, vatan ve hürriyet şairi Namık Kemal'i ölüm gününde, "Vatan Yahut Silistre" oyunuyla ünlü olan Namık Kemal'in sürgünlerle geçen ömrünün Sakız Adası'nda son bulduğunu hatırlayarak, hatırlatarak, fikirleri 20'nci yüzyıldaki cumhuriyet devrimlerini de etkilemiş bir isim olarak kendisini de rahmetle ve minnetle anıyoruz.
Sayın Başkan, daha önce dile getirdiğimiz bir hususu yüce Meclisin bir kez daha dikkatine sunmak istiyoruz. Konudan, benim Salihli ilçemizde bir köyü ziyaretimde vatandaşlar tarafından dikkatim çekilerek haberdar oldum. Araştırdım ki büyük bir sıkıntı bütün Türkiye'yi, bütün köyleri bekliyor. Tüm köyler için, 28 Kasım 2017'de Köy Kanunu'na bir geçici madde eklendi. Köylerde muhtarların ve ihtiyar heyetinin kararıyla evi olmayanlara arsa verilebiliyor, biliyorsunuz. Bu geçici maddeye göre denildi ki: "Bu arsalara 2020'nin 31 Aralığına kadar ev yapmazsan, köy tüzel kişiliği duruyorsa buraya yoksa -büyükşehir kanunuysa- ilgili belediyeye gidecek bu arsalar." Vatandaş diyor ki: "Bir buçuk yıldır bu süre gitgide azalıyor ve..."
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - "...bu sene tamamen pandemiyle geçti. Şehirler arası ulaşım yasak, işçilerin gelmesi yasak, bizim gitmemiz yasak. Zaten bu işe ayıracak para kalmadı, herkesin işi bozuk ve şu anda da hani yapayım desen, sokağa çıkmak yasak, bunu yapmak yasak. Pandemide herkese süre tanınıyor..." Bu konuda basit bir uzatma talep ediyorlar. Bunu dikkate sunuyoruz.
Esnaflarımız son derece dertli. 22 Temmuz 2020 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla Halk Bankasına kredi borcu olan esnafın ödemeleri aralık sonuna kadar ertelenmişti. Şimdi, o sürenin de sonu geliyor ama kısıtlamalar devam ediyor, vaka sayıları artıyor, çalışılamıyor. Bu noktada, mutlaka bir ertelemenin, bir uzatmanın yapılması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz.
Benim yıllardır da çok severek kendisine gittiğim berberim -hepimizin berber sadakati çok yüksektir bu ülkede- Mustafa kardeşim...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - ...bana gecenin 22.46'sında şöyle bir şey yazmış, bunun bir tek bende olduğunu da sanmıyorum: "Vekilim sizden ilk defa kendim için bir istirhamda bulunacağım. Bu iktidarın sunduğu bu şartlarda ne ev kiramı ne de iş yeri kiramı ödeyemiyorum. İşlerim zaten yüzde 50 düşmüştü, bir de kısıtlama girdi işin içine. Bana uygun gördüğünüz ne iş olursa ben yapmaya razıyım. Bu saatte rahatsızlık verdiğim için kusura bakmayın." Bu bir kuaför, berber arkadaş. Bu çığlığı duymamız lazım; bunun partisi, siyaseti, bilmem nesi olmuyor. Ve bakın "İlk kez bir şey istiyorum." diyor ya yani yeni yoksullar, yeni mağdurlar var. Daha önce hiçbir isteği olmamış, kendi yağıyla kavrulan insanlara bir el uzatmak gerekiyor.
Yine, Meclise, çok önemli gördüğümüz bir hususu daha hatırlatacağız. Tarım Bakanı Sayın Pakdemirli 26 Kasım günü dedi ki...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - "İŞKUR üzerinden gerekli şartları taşıyanlardan kurayla taşra teşkilatına 826 kadrolu işçi alımı yapacağım." Buna Tarım Bakanlığı bünyesinde çalışan geçici işçilerden, mevsimlik işçilerden çok ciddi tepki var. Bir kere bunlara verilmiş devlet sözü var, bir de devlet ahlakı gereği de bu... Sen geçici, kadrosuz bir işçi çalıştırıyorsun; 826 kadro varsa bu kadroyu bunlara verip bir başka ihtiyacı karşılamak gerekiyor. Geçen sene 1.111 işçi alımında bu çığlığı dillendirmiştik, duyulmuştu. Bu konudaki bu çok haklı talebi mutlaka hatırlatmak istiyorum.
Sayın Başkan, pandemide alınan tedbirlerin yeterli olduğunu kimse düşünmüyor. Elbette ki en doğrusu, virüsün en uzun kuluçka süresinin 2 katı yirmi sekiz gün ama Türkiye şartlarında hiç değilse on dört günlük bir kapanmaya ihtiyaç var. Ama bunu yaparken halka doğrudan gelir desteği sağlanması gerekiyor...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi lütfen.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - ...AVM'ler ve kalabalık buluşma mekânlarının kapatılması gerekiyor; atanamayan tüm sağlıkçıların atanması gerekiyor, yitirdiklerimiz var, yoruldular ve daha ne kadar ihtiyaç olacağı belli değil. Belki çok farklı mekânları hastanelere çevirmek gerekecek. Bir atanamamış sağlıkçı bırakmamak gerekiyor bu süreçte.
Sağlıkçılara söz verilen ek ödemelerin hakkaniyet gösterilerek yapılması, Covid-19'un meslek hastalığı sayılması, hayatını bundan kaybedenlerin şehit sayılması, Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsünün yeniden açılması; şehir hastaneleri açılırken kapatılan devlet hastanesi, çocuk hastanesi, doğum hastanesi gibi hastanelerin derhâl değerlendirilerek kullanılması gereğini bir kez daha hatırlatıyoruz; özel hastanelerin yoğun bakım sistemleri de kamunun kullanımına açılmalı.
Başkanım, son olarak da bu Parlamentoda mevkidaşlarım açısından bir uyarı yapmak istiyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Son kez açıyorum mikrofonunuzu, buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun; bu geçmişte yaptığı işler, vakıf malına el atma, suçüstü olunca o günkü yaptığı imza, kontrat ve bir sürü, kendi eliyle yıkmasıyla kabullendiği birtakım yalan yanlış işler var; güç zehirlenmesi, aldığı makamı kendi lehine kullanmaya varacak işler. Kendi işini yaparken de hakaret ediyor. Kime? İlk başta AK PARTİ Grup Başkan Vekillerine, Ömer Çelik'e, Bakanlara, AK PARTİ'deki seçilmiş siyasetçilere hakaret ediyor. Sanki AK PARTİ'ye ya da Genel Başkanlarına yapılan bir eleştiriyi cevaplayanlar kifayetsiz, yetersizmiş gibi, onu söyleyerek, o iddiayla, o kibirle çıkıyor, biz siyasetçilere, Genel Başkanlar düzeyinde hakarete varan şeyler... Ya bu kadar AK PARTİ'li milletvekilinin ağzı yok mu, Grup Başkan Vekilinin ağzı yok mu, parti sözcüsünün yok mu, Bakanlar Kurulunun üyelerinin yok mu da...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Son sözüm.
...bu "Pergolacı Fahrettin" hepsinin yerine koymuş kendisini; bir kibir, bir eda... Seçilmişlerin yerine bir atanmış olarak bize söylediklerinin haddini bildiririz, onu izmarit gibi söndürüyoruz, ne olacak ona cevap vermekte ama biz, mevkidaşlarımıza yapılan bu hadsizliği, saygısızlığı onlar nasıl sindiriyor, inanamıyoruz.
Teşekkür ederim. (CHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)