GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: HDP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:21
Tarih:01.12.2020

CHP GRUBU ADINA MURAT EMİR (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Maalesef salgın yayılıyor, hastalık kapımızda ve ülkemiz, pandemi yönetiminde en kötü ülkelerden biri, neredeyse 1'inci. "Niye böyleyiz?" sorusu aslında çok da geçerli değil. Bir sürü beceriksizlik var ama en önemli beceriksizlik ve en önemli hata halkımızdan gerçeklerin ısrarla ve inatla saklanmış olması. Niye yaptınız bunu? Çünkü pembe tablo çizmek işinize geldi; başarılı Bakan, başarılı Bakanlık, başarılı Cumhurbaşkanı görüntüsü işinize geldi. Pandemiden siyaset yapmak ve siyasi rant elde etme gayretine düştünüz. Ama ne oldu? Gerçekler ortaya çıktı. Alandan, hastanelerden, etrafımızdan, Tabipler Birliğinden rakamlar alıyorduk ama bakın, bizim 10 Eylülde açıkladığımız bu rakam, aslında son noktayı koydu ve Sayın Bakanın da itiraz edemeyeceği bir rakamdı bu. Biz bu rakamı açıkladığımızda yani 10 Eylülde, 29.777 hasta var dediğimizde bize "Yanlış söylüyorsun, böyle bir arayüz yok." dediler ama öğrendik ki bu, doğruymuş ve aslında böyle bir arayüz var ama Sağlık Bakanlığının yüzü yok. Bir devlet, bir bakanlık, pandemi yöneten bir ülke bu duruma düşmemeli, halkına doğruları söylemeli. Çünkü niye? Vatandaşlarımız doğruları bilecek ki kendilerini koruyacaklar. Ne zaman doğruları söylediniz? 83 milyondan 1 kişi bile size inanmayana kadar, duvara dayanana kadar ve belki de Dünya Sağlık Örgütü önerisi doğrultusunda "Aşı paylaşımında acaba biz de bir pay alabilir miyiz?" diye.

Değerli arkadaşlar, bugün, Sağlık Bakanlığının ve de sarayın, elbette sarayın halka karşı suç işlediğini açıkça söylemek zorundayız. Bugün insanlarımız ölüyorlarsa, bugün salgın bu seviyedeyse, bugün dünyanın en kötü ülkesi durumundaysak bunda sorumlular, bu işi yönetenlerdir, gerçekleri saklayanlardır ve siyasi rant için halkımızın sağlığı üzerinden, yaşamı üzerinden kumar oynayanlardır ve değerli arkadaşlar, bakınız, aslında Sağlık Bakanının yaptığı, görevi ihmal suçudur ve taksirle ölüme sebebiyet verme suçudur. Şöyle düşünün: Bir otoyolda bir keskin viraj işaretini oradan bilerek kaldıran kişi suç işlemiş sayılır mı? Evet, sayılır. O zaman ülkemizde günlük 30 bin, 40 bin hasta var iken "2 bin var, iki bayramı birlikte yaşayacağız." diyen kişi suç işlemiş sayılır mı? Elbette sayılır. Şimdi, salgın bu kadar yayıldıktan, bu seviyeye geldikten ve artık neredeyse önü alınamaz bir noktaya geldikten sonra "Gerçekleri açıklayıverdik, artık dağılabilirsiniz." demeye kimsenin hakkı yok değerli arkadaşlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi Sayın Emir.

MURAT EMİR (Devamla) - Bugünden sonra artık bu rakamları bildiğimize göre, bu gerçekleri bildiğimize göre -kaldı ki bu rakamlar dahi tartışılır ama- en azından salgının bu denli olduğunu bildiğimize göre hiç olmazsa bugünden sonra doğru şeyler yapmalıyız. Herkesin söylediği, herkesin kabul ettiği, bütün dünyanın uygulamaya çalıştığı, uyguladığı, sadece bunu uygulayanların sonuç alabildiği en az on dört gün tam kapanmayı mutlaka yapmak zorundasınız. Yağlı ballı ihalelerle paraları götürenlerin, dolarla sözleşmelerin, uçulmayan havaalanlarının, geçilmeyen köprülerin paralarını aynen ödüyorsunuz ama vatandaşlarımıza doğrudan gelir desteği vermiyorsunuz. Milyonları kaderine terk ettiniz, milyonları açlığa mahkûm ettiniz. O yüzden de tam kapanma kararı alamıyorsunuz, hâlâ vatandaşlarımızın sağlığı üzerinden kumar oynuyorsunuz, hâlâ siyaset yapıyorsunuz ama bilin ki bu işlenen suçlar eninde sonunda bu Mecliste görüşülecek, Yüce Divanda görüşülecek ve halkın sağlığı üzerinden suç işleyenler, siyasi rant elde edenler, başarılı bakan görüntüsü çizmeye çalışanlar eninde sonunda bu millete hesap verecekler.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)