| Konu: | Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 20 |
| Tarih: | 25.11.2020 |
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 238 sıra sayılı elektrik piyasasına ilişkin torba kanunun 36'ncı maddesi üzerine söz almış bulunmaktayım.
Öncelikle "Kadına şiddete hayır!" diyerek sözlerime başlıyorum.
Yüce heyetinizi ve ekranları başında bizleri izleyen saygıdeğer yurttaşlarımızı sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Yeni bir torba yasa ve yine delik deşik edilen yasalar... Önceki torba kanunda trafik borcundan vergi usulsüzlüğüne kadar pek çok alanda af getirdiniz ama çiftçiyi yok saydınız; bu yeni torba kanunda da maalesef çiftçi yine yok.
Çiftçinin tarımsal sulama kaynaklı elektrik borcu çok fazla arttı, TEDAŞ'a borçlu durumda 61 bine yakın çiftçimiz var. Ağustos ayında yapılan bir yapılandırma ama maalesef bu yapılandırmada gereken çalışmaları yapamadılar, çiftçilerimiz zorlanıyor. Anladık ki AK PARTİ iktidarında çiftçinin adı yok. Çiftçiye karşı körebe oyunu oynuyorsunuz. Çiftçinin elektrik borcuna dönük hiçbir iyileştirme, hiçbir düzenleme yapmamışsınız, gene uyumuşsunuz. Bu çiftçi düşmanlığı neyin nesidir diye merak ediyorum ve anlamakta da zorlanıyorum. Çiftçiye hısım değil hasım oldunuz.
Çiftçinin tarımsal sulama elektrik borçları gittikçe kabarıyor. Elektrik fiyatlarını patlattınız. Sanayicinin 1 kilovatsaat elektrik için ödediği tutar 2020 yılının birinci döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 21,8; konutlarda ise yüzde 32,3 artmıştır. Tüketicimiz konutlarda 1 kilovatsaat elektrik için ortalama 71,2 kuruş ödemektedir. Çiftçinin tarımsal sulama elektrik borcu kilovatsaat başına ise 83 kuruşa çıkmış. Geçen seneye göre fiyatlar yüzde 70 artmıştır. Geçen seneye göre artan bu rakamlara rağmen sadece 6 ilde çiftçiye destekleme uygulanması bana göre Türkiye'nin diğer bölgelerinde üretim yapan çiftçilere hakkaniyetsiz bir davranıştır; çiftçilerin bir an evvel tüm ülkeyi kucaklayacak şekilde destekleme kapsamına alınması gerekmektedir.
Artan elektrik, gübre, yem ve mazot fiyatları dikkate alındığında çiftçinin üretime devam etmesi mümkün değil. Desteklemeler genişletilmeli ve işlevsel hâle getirilmeli ama bakıyoruz, 2021 bütçesinde tarımsal desteklemeler artacağına aşağı inmiş. Mazot, gübre fiyatları artmamış gibi çiftçinin desteklerini aşağı indirdiniz, damping yaptınız. Sandıkta da çiftçi size damping yapacak, merak etmeyin.
Elektrik faturalarına yansıyan kayıp kaçak oranı, Türkiye ortalamasına baktığımızda, yüzde 11'e çıkmıştır. Sayın Başkan, değerli vekiller; söz konusu kaçak oranı azaltılmadığı gibi bunun azaltılmasına dönük hiçbir çalışma yok. Dürüst tüketiciye ve gıda güvenliğinin sigortası olan çiftçiye ise bu kanun teklifinde gene hiç yer yok. Her zaman olduğu gibi çiftçi -geçen torba kanunda unutuldu- bu kanun teklifinde de unutulmuştur.
Yine, bakınız, çiftçi can çekişiyor. Bugün tarım kredi kooperatifleri çiftçinin tarlasını sürdüğü traktörlere haciz getiriyor. Bu, Amasya Kızılca köyünde, Sivas'ta, Erzurum'da, Çanakkale'de, Edirne'de var yani Türkiye'nin her yerinde Ziraat Bankaları ve tarım kredi çiftçiye haciz getiriyor. Ama ne diyor kanun? Yargıtay 12. Dairesinin kararı var 2019'da, diyor ki: "Çiftçinin tarım alet ve ekipmanlarını haczedemezsiniz." Ama maalesef yargıyı tanımayan bir sistem var; çiftçilerin alet, ekipmanlarına haciz getiriyorsunuz. Emekli maaşları haczedilemiyor ama işte, geliyorsunuz, haczedilememesine rağmen çiftçinin traktörünü haczediyorsunuz.
Bakın, gelin, hep beraber... 22 Haziran 2020 tarihinde bir yasa teklifi verdik. "Bu yasa teklifi içerisinde ne var?" derseniz, çiftçinin Ziraat Bankası ve tarım kredi kooperatiflerine olan tüm borçlarının faizlerini siliyoruz, 5 eşit taksite bölerek çiftçilerin üretimde kalmasını sağlıyoruz ve sürdürülebilir tarımın önünü açıyoruz. "Bu da yetmez." diyoruz, destekleme ödemelerine haciz koyuyorsunuz elektrik borcundan, sulama borcundan dolayı; bu kanun teklifiyle beraber bunun da önüne set çekiyoruz.
AK PARTİ ve küçük ortağı MHP'li milletvekili arkadaşlarım, artık gelin, gerçekleri görün. Bu ülkenin sürdürülebilir tarımı için çiftçilerin sesine kulak verin diyorum, çiftçinin önünü açın ki ülkemizin önü açılsın diyorum. 25 Ağustos 2020 tarihinde başka bir teklif verdik, bu teklifte de diyoruz ki: En önemli şey, tarımsal desteklere siz haciz koyuyorsunuz ve sulama borcuna olan hacizle beraber gelinen noktada çiftçinin elini kolunu bağlıyorsunuz. Gelin, hep beraber bunu da önlerinden kaldıralım.
Destek veriyorsunuz, destekliyoruz bizler de sizi ama verdiğiniz destekten gelir vergisi alıyorsunuz. Herhâlde bu utanç size yeter diye düşünüyorum. Gelir vergisi kesilmesi tarımsal destekler için en büyük ayıptır diyorum. Bir an evvel bu yanlıştan vazgeçin. Tarımsal destek üretimin desteklenmesi, yapılması için verilir ama siz bundan yüzde 2 ve yüzde 4 gelir vergisi kesiyorsunuz; gelin, bu yanlıştan bir an evvel vazgeçin diyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, toparlayın.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - Yine, Komisyonda bekleyen başka bir kanun teklifimiz var. Çiftçi Kayıt Sistemi... İşte, bugün tebliğ yayınlanmış tarımsal desteklemelerle ilgili, gene Çiftçi Kayıt Sistemi'ne bağlamışsınız. Tarım Bakanlığının elinde Tarımsal Üretim Kayıt Sistemi var, TÜKAS var, IES var. Gelin, 23,5 milyon hektar olan üretim alanının tamamını destekleme kapsamına alın. En önemlisi, doğal afetle karşılaşıyoruz sık sık, doğal afetin de önüne geçelim, tarımsal sigortaların önünü kapayan ÇKS'yi de kökten temizleyelim diyorum.
Gelin, bugün çiftçimiz için güzel bir şey yapalım, 5 Grup Başkan Vekilimizin ortak önergesiyle çiftçilerimizin Ziraat Bankasına, tarım kredi kooperatiflerine olan borçlarını öteleyelim. Biz Cengiz İnşaatın, TÜVTÜRK'ün vergi borçlarını silmeyelim. Gazi Meclis bu ülkenin efendisi olan çiftçilerin borçlarının faizini silsin ve 5 eşit takside bölerek onların önünü açalım diyorum.
Gazi Meclisi saygıyla selamlıyor, teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)