| Konu: | Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 19 |
| Tarih: | 24.11.2020 |
ENSAR AYTEKİN (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan teklifin 26'ncı maddesi üzerine söz aldım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Bugün 24 Kasım Öğretmenler Günü; öncelikle, atanmış, atanmamış, atanmayı bekleyen tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü'nü kutlayarak başlamak istiyorum.
Değerli milletvekilleri, kanunların genelliği ilkesi kişiye, kuruma, toplumun belirli bir grubunun çıkarlarına değil, kamunun tamamına yönelik yasa yapılmasını ifade eder ancak bugün görüştüğümüz yasa teklifi tam da kanunların genelliği ilkesinden sıyrılarak maden şirketlerinin, doğayı talan etmeyi kafasına takıp AKP'yi bunun için paravan yapanların istediği bir yasa teklifidir. Bu yasa teklifi, Alamos Gold'a Kaz Dağları'nı, beşli çeteye HES'ler üzerinden Karadeniz'i, jeotermaller üzerinden Ege'yi şirketlere peşkeş çekmek için getirilmiş bir yasa teklifidir.
Değerli milletvekilleri "çevre" sözcüğü AKP için rant dışında hiçbir anlam ifade etmeyen; yeşili görünce kesip konut, suyu görünce holdinglere verip baraj yaptırmayı düşündüren bir sözcük. Ormanlarımız bir otel arazisi ölçüsünde yanarken sarayları götürüp doğanın ta orta yerine konduran zihniyetin getirdiği bu teklif, yıllardır korudukları şirketlere yeni imtiyazlar tanıyor.
Bu teklif, bir yönüyle maden arayan şirketlere dağlarımızı ve coğrafyamızı teslim ederken bir yönüyle de sözde enerji verimliliği sağlamak adına ülke kaynaklarını erozyona uğratan bir tekliftir.
Değerli milletvekilleri, bakın, 47 maddelik bir teklif bu ve maddeler arasında KDV düzenlemesi de var. Çocuk mamasından KDV alıyorlar ama dağıtım şirketlerine gelince KDV'den koruyucu düzenleme yapıyorlar. Çiftçilerimiz üretimin bel kemiğidir. Çiftçiye "Elektrik faturasını yatırmazsan tarımsal desteğine el koyarım." diyenler, bu teklifte, maden şirketlerine Bakan onayıyla "Borcu yoktur." yazısı getirmeyi şart olmaktan çıkartıyorlar. Bu yasa teklifi, yurttaşa karşı maden şirketlerinin çıkarlarını koruyan bir yasa teklifi olarak karşımızda duruyor.
AKP'nin yarattığı tahribat, seçim bölgem olan Balıkesir'de de net bir şekilde görülebiliyor ki bu yasa, yine, Balıkesir'i ciddi şekilde etkileyecektir. Şehrin kuzeyinde Bandırma-Erdek arasını RES'lerle, gübre fabrikası BAGFAŞ'IN kükürtlü dumanıyla, ağır metal OSB'siyle; şehrin merkezini yoksullukla; şehrin güneyindeki Edremit Körfezi'ni ise JES,RES,HES'lerle; Kaz Dağları'nı ve Madra Dağları'nı ise maden şirketleriyle delik deşik ettiler. Balya ilçesinden örnek verelim: Türkiye'nin en küçük ilçelerinden biri Balya ama ilçenin her yanını maden arayacağız diye köstebek yuvasına çevirdiler. Geçtiğimiz bir ay içerisinde maden şirketinin yarattığı tahribatı yerinde gözlemledik. Atıklar dere yatağını değiştirmiş, yakında çökme riski var. Bu şirketler, bu pervasızlığı AKP iktidarına sırtını dayamakta buluyor. Uçakla üzerinden geçilen Kaz Dağları'nda görülen o kel tepeler AKP'nin kimlere doğru yürüdüğünün göstergesidir. Maden şirketlerini kapıda karşılayanlar, madenleri çıkaran işçileriyse jandarmayla, polisle, copla, kalkanla karşılıyor. AKP'nin iktidar ortaklarıyla yürüdüğü yol, doğayı ve çevreyi talan eden, vatandaşa gelince yokluk, şirketlere ve kendilerine gelince servet vadeden yoldur. "Şirketler gelsin de nasıl gelirse gelsin." diye her tarafı talan eden bu anlayışın Türkiye'ye vereceği bir şey yoktur. Bu yasa teklifine "evet" demek bize göre çevreye ve gelecek nesillere ihanet demektir.
Bu düşüncelerle Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)