| Konu: | Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 19 |
| Tarih: | 24.11.2020 |
NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Değerli arkadaşlarım, öncelikle Öğretmenler Günü'nü kutluyorum. Tabii, bu kutlama esnasında da 42 bin öğretmenin veya öğretim görevlisinin KHK'lerle atıldığını, işlerine son verildiğini, sadece bu grup içinde 60'tan fazla intihar vakası yaşandığını ifade ediyor ve bu kayıplarla birlikte bütün kayıpları rahmetle anıyorum.
Bu arada, genç yaşlarda, belki daha sorumsuz olduğumuz yaşlarda üzdüğümüz öğretmenlerimizden de af ve helallik diliyorum.
Bu vesileyle, ben, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunu bir kez daha ciddiyete davet ediyorum. Bakınız, 2017'de başladı, burada ilk bütçe görüşmesini yaptığımızda "Bir yıllık işimiz var." dediler ama maalesef bizim söylediğimiz gibi oldu, hâlâ bekleyen en az 16 bin dosya var.
Değerli arkadaşlarım, bir başka önemli mesele, bugünlerde çokça tartışılan Anayasa Komisyonu veya bu Anayasa toplantısı meselesi. Bakınız, ben size buradan bir cümle okuyorum, daha o zaman HDP yok iş başında. "Bu, BDP'nin kendi fikridir. 4 siyasi parti oturarak yola çıkmıştır. Çayı geçerken at değiştirmek yanlıştır, oyun oynandıktan sonra kuralını değiştirmek de yanlış olacaktır." diyor. Kim diyor? Yani BDP'yi masada tutmak istiyor. Anayasa Uzlaşma Komisyonu çalışmasında, 6 Aralık 2013 tarihli zabıtlarda Sayın Faruk Bal bunu söylüyor ve iyi de yapıyor. Çünkü bir anayasanın bir parti, iki parti meselesi olmadığını, bütün siyasi partilerin meselesi olduğunu gayet iyi biliyoruz. Kim var bu Anayasa Komisyonunda? Bakınız, Sayın Cemil Çiçek Başkanlığında bugünkü Meclis Başkanımız Sayın Mustafa Şentop var. MHP'den -henüz İYİ PARTİ yok ortada- Sayın Tunca Toskay, Sayın Oktay Öztürk ve Sayın Faruk Bal var. E, peki, bugünkü istişare, Anayasa istişare toplantılarında sorun ne arkadaşlar? Yani milletvekilleri, siyasiler, sivil toplum kuruluşları bir araya gelip "Bir anayasa nasıl olur?" meselesini tartışmayacak mı? Bu saklanacak bir mesele mi veya gizli gizli yapılacak bir mesele mi?
AHMET ÖZDEMİR (Kahramanmaraş) - İnkâr edenlere sormak lazım.
OYA ERONAT (Diyarbakır) - İnkâr edenlere sor.
NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - Daha önemli bir mesele şudur: 4'üncü partimiz, 5'inci partimiz elbette Anayasa çalışmasının içinde olacaktır ve olmalıdır ama Türkiye'nin 3'üncü büyük partisi bu çalışmanın içinde olmadan bir Anayasa çalışması beklenemez; neticede bu, olsa olsa bir tüzük çalışmasına döner.
Değerli arkadaşlarım, son zamanlarda önemli bir şey daha oldu, siyasete kazık girdi, kazıklardan bahsedilmeye başlandı. Şimdi "kazık" deyince aklımıza ilk önce, maalesef, Osmanlı'nın yanlış uygulamaları, cezalandırma yöntemleri gelir. Bunun gerisine gittiğinizde, biraz altını eşelediğinizde Kazıklı Voyvoda'yı görürsünüz, aşağı yukarı Fatih Sultan Mehmet döneminde. Biraz daha geriye gittiğinizde Hazreti İsa'yı çarmıha gerenleri, bu tip cezalandırmayı yapanları görürsünüz ama en dibe indiğinizde kazıkların sahibinden bahsedilir. Biliyor musunuz kazıkların sahibini? "Zül evtad" diye geçer kitapta, kazıkların sahibi yani firavun, firavundan bahsedilir.
Değerli arkadaşlar, şimdi kazıktan söz açıldı. Kâhtalı ağabeyiniz çıktı, dedi ki: "Bunda yanlış bir şey yok. Ben onu tanırım, son derece delikanlı, mert adamdı." Teşbih hatasız olmaz, af diliyorum: Öküzün gamsızı kasabın bıçağını yalarmış arkadaşlar. İşte, böyle bir manzarayla karşı karşıyayız. Sayın Cumhurbaşkanının, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının sessizliği manidar ve üzücüdür, AK PARTİ'nin tepkisi de yetersizdir, son derece yetersizdir.
Değerli arkadaşlar, sevgili AK PARTİ'liler; ilk seçimde seçimi kaybedeceğiniz aşikâr gibi ama kazıkların sahibiyle anılıp anılmamak, gittiğinizde bu şekilde anılmamak gerçekten sizin elinizde.
Hepinize saygılarımı sunuyorum efendim, sağ olun. (HDP sıralarından alkışlar)