GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 24 Kasım Öğretmenler Günü'nü kutladığına, öğretmenlerin koşullarının düzeltilmesini vurgulamak istediğine, 2020 yılında 40 tutuklu ve hükümlünün cezaevinde tutulduğu sırada yaşamını yitirdiğine, Covid-19 pandemisinin cezaevlerinin tahliyesini gerektiren bir durum olduğuna, 22 Kasım 2020 günü 26'ncı İklim Zirvesi'nde G20 ülkelerinin Paris Anlaşması'nın yürürlüğe girmesini destekleme kararına Türkiye'nin şerh koyduğuna, Van, Diyarbakır, Siirt, Batman, Mardin ve daha birçok ilde HDP'ye yönelik yasaklamaları tanımadıklarına, demokratik haklarını kullanmaktan bir an bile geri durmayacaklarına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:4
Birleşim:19
Tarih:24.11.2020

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Evet, 24 Kasım, 12 Eylül cuntasının bize bıraktığı bir miras olarak aslında Öğretmenler Günü şeklinde kutlanıyor ama 12 Eylül, öğretmenlerin birçok hakkını gasbeden bir darbeydi, bunu hatırlatmak isterim ama buna rağmen 24 Kasımı Öğretmenler Günü olarak kabul eden öğretmenlerimizin gününü kutluyorum. Bu zorlu süreçte görevlerini yapmak için binbir güçlüğe katlanan öğretmenlerimizin, eğitim emekçilerimizin -birkaç günlüğüne kutlasak da- onların haklarını asla ödeyemeyiz. Özellikle on-line eğitimde en ağır yükü çeken kesimlerin başında yine öğretmenler geliyor. Öğretmenlerin maaşını "külfet" olarak nitelendiren anlayışı talihsiz ve kabul edilemez bulduğumuzu da ifade etmek istiyorum.

Sayıştay raporlarına göre 138 bin öğretmen açığı var, 60 bin civarında öğretmen atama bekliyor, ataması yapılmayan binlerce öğretmen yıllardır bunu beklemekte ve 100 bin öğretmen emekli olmak için ek göstergenin 3600 olmasını bekliyor. Ben bu vesileyle, özellikle atama bekleyenlerin -60 bin olarak kabul edilen- atamalarının bir an önce yapılmasını ve öğretmenlerin koşullarının düzeltilmesini ehemmiyetle vurgulamak istiyorum.

Sayın Başkan, çok önemli bir problem, cezaevleri -sıklıkla burada söylüyoruz- bugün, maalesef, âdeta bir toplama kampına dönüşmüş durumda, çok sık ölüm haberleri alıyoruz. İnsan Hakları Derneğinin verilerine göre, şu anda 59'u çok ağır ve acil hasta olan 1.565 ağır hasta mahpus bulunmakta. Yine, sadece 2020 yılında 49 tutuklu ve hükümlü cezaevinde tutulduğu sırada yaşamını yitirmiş. Bunlardan biri Kırıkkale'den Serkan Tumay, darp sonucu yaşamını yitirmişti.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Beştaş.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Samsun Bafra'dan Mehmet Yeter, Covid'den yaşamını yitirmişti. Sıtkı Bektaş, geçenlerde yaşamını yitirdi ve birçok hasta şu anda maalesef cezaevlerinde ölümü bekliyor. Hatta, şu an, önceki dönem Urfa Milletvekilimiz İbrahim Binici haksız yere rehin tutulduğu Sincan Cezaevinde Covid-19 hastalığına yakalandı. Yine, Kars Belediye Eş Başkanımız Şevin Alaca Covid-19 hastalığına yakalandı. Hakikaten, cezaevlerinde ölümler durmuyor. Patnos Cezaevinde bir yılda 4 hasta mahpus yaşamını yitirdi. Bu, artık sınırları aşan, bu Covid-19 pandemisi döneminde kesinlikle, derhâl cezaevlerinin tahliyesini gerektiren bir durumdur. İnfaz paketi döneminde bunları çok sık söyledik, kulaklar tıkatıldı, gözler kapatıldı ama bu, insanların yaşamını elinden alıyor. Cezaevlerindeki çığlığa hepimiz ses verelim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Beştaş.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Başka bir mesele, 22 Kasım 2020'de tamamlanan G20 Zirvesi'nde G20 ülkeleri, 26'ncı İklim Zirvesi'nde Paris Anlaşması'nın onaylanıp yürürlüğe girmesini destekleme kararı aldı. Bu karara maalesef Türkiye şerh koydu. Türkiye, Paris Anlaşması'nda taraf ülkeler arasında olmasına rağmen onaylamayarak uygulanması gereken yaptırımlardan kaçmaktadır. Geleceğimiz için, sermayeyi korumak yerine insan kaynaklı küresel sera gazı emisyonları sıfırlanmalıdır. Türkiye, karbon emisyonlarının sınırlandırılmasını öngören Paris Anlaşması'nı imzaladığı hâlde Parlamentosundan geçirip onaylamayan 8 ülkeden 1'i ve anlaşmayı onaylamayan G-20'deki tek ülke konumundadır. Cumhurbaşkanı, AB'ye girme politikasını açıkladı ama G-20 konuşmasında ise OECD'deki Ek-1'den çıkmayı beklediklerini söyledi. Avrupa Birliğine giren ülkeler Ek-1 ülkesi olmak durumunda.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, toparlayın.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Toparlayacağım Başkan.

Hem AB'ye girmeyi hem Ek-1'den çıkmayı aynı anda isteyemezsiniz; bu, dış siyasetteki beceriksizliğin ve iş bilmezliğin göstergesidir.

Çok önemli bir mesele Sayın Başkan, partimize yönelik saldırılarda, etkinlik yapma yasağı. Neredeyse bugün Van'da kadın arkadaşlarımız esnaf ziyareti bile yaptırılamayacak noktaya geldi. Size sadece bir ili örnek vereceğim: 21 Kasım 2016'dan bu yana Van ilinde etkinlik yasağı var. Kime var? Ayda bir uzatılıyor, HDP'ye var ama iktidar partisi orada her türlü etkinliği Valiliğin özel korumalarıyla yapıyor. Bu, açıkça bir OHAL uygulamasıdır, hatta OHAL'i aşan sıkıyönetim uygulamasıdır. Evet, iktidar partisinin yaptığı etkinlikleri burada sayfa sayfa anlatabilirim, binlerce insanla kongre yapan, yürüyüş yapan iktidar partisi...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, toparlayın Sayın Beştaş.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Vali de, Van Valisi de diğer bütün valiler gibi, AKP'nin il başkanı olarak bu yasaklama kararlarını alıyor ve 2020 yılında İpekyolu'nda AKP 3'üncü Olağan Kongresi'nin yapılmasından Mayıs 2020'de bildiri dağıtmaya kadar uzunca bir etkinlikleri var.

Biz şunu söylemek istiyoruz: Van, Diyarbakır, Siirt, Batman, Mardin ve daha birçok ilde partimize yönelik bu yasaklamaları tanımıyoruz. Bunlar, hukuk dışı, gayrimeşru ve Anayasa'ya aykırı uygulamalardır. Siyasetin aldığı kararlar iktidar partisi tarafından valilere onaylatılmaktadır. Oysaki demokrasi sokak demektir; biz sokakları kullanmaktan, demokratik haklarımızı kullanmaktan bir an geri durmayacağız Başkan.

Teşekkür ediyorum.