GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:17
Tarih:18.11.2020

ERKAN AYDIN (Bursa) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

238 sıra sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 3'üncü maddesi üzerine söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Arkadaşlar -burada, biraz önce de geneli üzerinde, bölüm üzerinde bahsettiler- gerçekten memleketimiz için çok sıkıntılar içeren bir kanun teklifi. 3'üncü maddede de 2 tane sıkıntılı konu var. Birincisi, ruhsat süresini uzatmak isteyenler veya yeni ruhsat almak isteyen maden şirketleri daha önceden borcu yoktur... Eğer borçları varsa da borcunu kapatıp ruhsatları yenileniyordu. Bu maddeyle, artık, borcu olsun olmasın, sorgulama yapılmadan ruhsatlarla devam edecekler. Zaten piyasa malum, enerji şirketlerinde sıkıntı çok. Demiş ki iktidar: "Kardeşim sen borcunu, harcını ödeme ama gel burada doğayı, yeşili, ormanı katletmeye devam et. Al biz de sana yasayla yetki veriyoruz."

İkinci konu ne? Bakan yetkisiyle on iki ay ruhsat yetkisi devam ettiriliyordu ancak Komisyonda mücadelemiz sonucunda bu çıkarıldı, altı ay süre ve para cezasıyla şimdilik bir düzenleme yapıldı ancak daha önceki tecrübelerimizden de gayet iyi biliyoruz ki o çıkartılan madde günün geç saatinde başka bir torba kanunda mutlaka ilave edilip çok uluslu şirketlerin, emperyalizmin istedikleri mutlaka AKP iktidarı tarafından yerine getirilir. Örnekleri onlarca defa mevcuttur. Bunda da böyle olacağına dair hiçbir şüphemiz yok.

AKP iktidarı tam on sekiz yılda 23 defa Maden Kanunu'nu değiştirmiş. 191 defa Kamu İhale Kanunu'nu değiştirmiş. Neredeyse ayda bir defa. Millî Eğitimi, sistemi söylemeye gerek yok. Tarım Kanunu'nu anlatmaya gerek yok. Peki, akla şu soru geliyor: Ne oluyor da iktidar halkın hiçbir sorunuyla ilgilenmezken ortalama ayda bir kanun değişikliği yapıyor? Dokuz ayda bir Maden Kanunu'yla ilgili değişiklikler yapıyor? Sebebi çok basit değerli milletvekilleri, bizleri izleyen değerli yurttaşlarımız, çünkü talimat emperyalizmin çok uluslu şirketlerinden geliyor. Birkaç tanesini örnek verelim. Kim bunlar? İşte, Kaz Dağları'na hep birlikte gittik. Orada 400 binin üzerinde ağaç katliamı yapan, Ekim 2019'da ruhsatı dolmuş olmasına rağmen hâlâ orayı terk etmeyen Kanadalı Alamos Gold şirketi; yine, Kanadalı Eldorado Gold şirketi; yine, İngiliz Stratex İnternational şirketi. Bu arkadaşlar burada durmak için neredeyse kanun metinlerini yazıyorlar. Sağ olsun, iktidar da gelip buradan oldubittiyle, kavgayla, dövüşle bu yasaları geçirip memleketin, çoluğun çocuğun, tüyü bitmemiş yetimin hakkını ta okyanus ötesinde birilerine yediriyorlar. Bunlar hiç kimseye fayda getirmez, özellikle de geleceğimiz için çok ama çok büyük sıkıntılar yaratır. Bunları söyledik ama siz -halkın temsilcilerini değil, egemenliğin temsilcilerini değil- başkalarından aldığınız talimatlarla iş yaparak geleceğimizi yok ediyorsunuz. Peki, hâl böyleyken ülkeyi yöneten Cumhurbaşkanı ne diyor? Diyor ki: "Acı reçete içeceksiniz, hâlinize biraz şükredeceksiniz." Ama kendileri 6 uçakla Kıbrıs'a piknik yapmaya giderken hiç acı reçeteden içmiyor, hiçbir tasarruf yapmıyor. O acı reçeteyle ilgili Bursa'dan bir örnek vereyim size: Eylül ayında "Bursa'da kaç hanenin elektrik borcu var, kaç hanenin elektriği kesik, totalde kaç para?" diye Enerji Bakanına sormuşuz. Cevap vermiş, sağ olsun, genelde cevap vermiyorlar ama buna cevap gelmiş. Bursa'da 2020 yılında 123 bin hanenin elektriği kesilmiş, 23 milyon TL borcu var, 23.500 tanesinin de hâlâ elektriği kesik. Birileri uçaklara arabaları doldurup gidecek, vatandaş da çoluk çocuğunun -ki şu anda "Uzaktan eğitim var." diyorsunuz- bilgisayarını açmak için kullanacağı, ocağını yakmak için kullanacağı, ışığını yakmak için kullanacağı elektrik parasını ödeyemeyecek; yok öyle yağma.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz.

ERKAN AYDIN (Devamla) - Önce siz bu acı reçeteden içeceksiniz, önce siz israftan vazgeçeceksiniz, ondan sonra halka diyeceksiniz ki: Kemerleri sıkın, tasarruf edin. Bu işler, oturduğunuz yerde vatandaşa "Acı reçete için." demekle olmaz. Halkımız gerçekten büyük sıkıntı içeresinde. Bakmayın, siz şu anda iktidarınızı garanti görüyor olabilirsiniz ama sessiz çığlık geliyor, bu yaptığınız zulümleri görüyorlar ve günün sonunda artık AKP iktidarının da sonunun yaklaştığını net olarak söyleyebiliriz çünkü artık mızrak çuvala sığmıyor. İnsanlar gerçekten kira öder gibi elektrik parası, doğal gaz parası öder hâle geldi ve siz burada bunları düzelteceğinize emperyalizmin, küresel güç odaklarının isteklerini yerine getirmekle meşgulsünüz ama bunun da sonu yaklaştı diyor; iktidarınız gidiyor, Cumhuriyet Halk Partisi iktidarı geliyor diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)