| Konu: | İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 12 |
| Tarih: | 04.11.2020 |
AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Cumhuriyeti adına kötü bir kanun teklifi üzerinde konuşma yapmak zorundayım. Keşke millet hayrına yapılan bir kanun teklifi üzerinde konuşsaydım.
Değerli arkadaşlar, benden önceki arkadaşlar, bu kanun teklifinin 83 milyon insanımıza hiçbir şey getirmediğini anlattılar. Ben, bu kanun teklifinin, Türkiye'de, Türkiye'nin devletini emrine almış olan 100 yandaş aileye ne getirdiğini anlatmaya çalışacağım.
Değerli arkadaşlar, bu kanun teklifiyle bir madde getiriliyor. Bu maddeye göre, yurt dışında varlığı olanlar, kayıtsız bu varlıklarını Türkiye'ye getirdiklerinde 5 kuruş vergi ödemeyecekler ve bunlar hakkında vergi incelemesi de yapılamayacak.
Değerli arkadaşlar, yurt dışındaki bu varlıklardan kasıt, ağırlıklı olarak vergi cennetlerinde olan varlıklardır. Peki, vergi cennetlerinde istisnalar hariç ne tip varlıklar olur?
Birinci varlık: Daha masum görünene "gri para" denir. Gri para "vergilendirilmemiş gelir" demektir. İlgili ülkede, kazanıldığı ülkede -bizim için Türkiye'de- elde edilmiş, vergilendirilmemiş gelirlere "gri para" denir. Bir kısmı bu paradır ama asıl tehlikeli olan kara paradır. Kara para, tanımı gereğiyle "mesneti suç teşkil eden para" demektir. Eğer kaynağı rüşvetse, yolsuzluksa, beyaz kadın ticaretiyse, uyuşturucu ticaretiyse, silah ticaretiyse yani hapis cezasını gerektiren yüz kızartıcı suçlardan elde edilmiş paralara "kara para" denir. Aslında, bizim mevzuatımıza göre kara parayı Türkiye Cumhuriyeti devleti vergilendirebilir. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 30/7 maddesi var. Bu madde şunu söylüyor: "Cumhurbaşkanınca ilan edilen ülkelerde -yani bu vergi cenneti ülkelerde- yerleşik olan veya faaliyette bulunan kurumlara nakden veya hesaben yapılan veya tahakkuk ettirilen her türlü ödemeler üzerinden, bu ödemelerin verginin konusuna girip girmediğine veya ödeme yapılan kurumun mükellef olup olmadığına bakılmaksızın %30 oranında vergi kesintisi yapılır." Yani bizim hukukumuza göre vergi cennetlerine kaçırılmış millî servetimizin yüzde 30 vergilendirilmesi gerekiyor. Namuslu bir maliye bakanı bir ay içinde tespit eder -çünkü vergi adalarına yazılar yazılacak- iki ay içerisinde de bu tahsilatı yapabilir. Buradaki paranın 500 milyar dolar olduğu hesaplanıyor ve bundan, bu ülkeye 150 milyar dolar vergi geliri getirilebilir. Peki bu yapılıyor mu? Hayır. Peki şu an ne yapılıyor? Oradaki kara paraya, gri para sahiplerine, ki bunlar bu vatandaşın hakkını çalmışlar, bunlar rüşvet yemişler... Küçük rüşvetler çantalar içinde verilebilir ama büyük rüşvetler uluslararası arenadaki vergi cennetlerinde verilir. 5 milyon dolardır en büyük bavulla taşıyacağınız para. Türk bankalarında bu işlemi yaptığınız an yakalanırsınız. Bu yüzden büyük rüşvetler vergi cennetlerinde alınır verilir. Şimdi, o alınan verilen rüşvetler, Man Adası'nda, Cayman Adası'nda, bütün ulusların parasını aklayan adalardaki para için diyorsunuz ki: "Getir, sana hiçbir şey sormayacağız." Ya, arkadaşlar, bari rüşvetin vergisini alalım be; bari silah kaçakçısından, uyuşturucu kaçakçısından vergi alalım be. Vatandaşa söylediğiniz bu kanunla... Ya, zaten ödeyemiyor, deprem görmüş, sel görmüş, bulaşıcı hastalık görmüş "taksit taksit" diyorsun, peşin alamıyorsam taksit taksit canını alacağım diyorsun ama milyarca dolar rüşvete, kara paraya, vergiden kaçırılan paraya dair diyorsunuz ki: "Bu ülkeye getir -5 kuruş almadan- biz senden hiçbir şey almayacağız." Burası kara para aklayan bir ülke değil, burası haram yiyen bir ülke değil; hele burada, yetimin, tüyü bitmemiş yetimin hakkı milyarlarca dolarlık ihalelerde teslim edildikten sonra, izinlerle, ruhsatlarla teslim edildikten sonra onlardan Man Adası'nda, onlardan Cayman Adası'nda, onlardan Malta Adası'nda gerek gemi, gerek nakit olarak alınan rüşvetleri, üstelik altı ay sonrasına kadar yani önümüzdeki altı ay boyunca alınacak rüşvetleri de getirebilirsiniz diyemez, diyebilemez Türkiye Büyük Millet Meclisi. Arkadaşlar, belki haberiniz yok, bakın, bu kanun teklifi Türkiye'den çalınmış servetlerin geri getirilirken tek kuruş vergi alınmadan geri getirileceğini söylüyor. Buna vicdanımızın el vermemesi lazım. Burası Türkiye Büyük Millet Meclisi, 100 tane yandaş firmanın sekretaryası değil burası; buna izin vermeyin. Sorun bakanınıza, hazırlayan arkadaşlara sorun, aynen dediğim gibi olmayacak mı? Aynen dediğim gibi olacak. Bunu kabul etmemeniz gerekiyor.
Sayın Başkan, bir dakika ek süre alabilir miyim?
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Çok teşekkür ediyorum.
Arkadaşlar, Türkiye'deki düzenin, kurulu düzenin ne olduğunu gösteren bir kanunla karşı karşıyayız. Meclisimizin kapısında işçiler eylem yapıyor, kıdem tazminatlarını ellerinden alıyoruz. Arkadaşlar, kırk yıldır vergi verenlere kırk gün bakamadık. "Taksit taksit ödeyin." diyorsunuz. Ya, kurumlar vergisinden 5 puan indiriyorsunuz; kurumlar vergisini ödeyenler koca koca kurumlar, çoğu yabancı şirket. Gelir vergisinden indirin ya, KDV'den indirin, vatandaş bunu ödeyemiyor. Kurumlar vergisinden 5 puan indirme hakkı...
Geçici 67'nin süresini uzatıyorsunuz. Geçici 67 ne biliyor musunuz? Hani yerli ve millîsiniz ya, hani o Londra'daki tefeciler var ya, hani yabancı fonlar var ya, her gün borsa inip kalkıyor ya, her gün döviz kuru yüzde 200-300 oynuyor ya, bundan para kazanan uluslararası fonlardan sıfır vergi alacağız; olmaz arkadaşlar, gerçekten olmaz. "Biz bu vergiyi alırsak bunlar ülkemize gelmez." Ya arkadaş, gelecek adam bu vergiyi ödemek üzere bu ülkeye gelecek. Başka ülkelerde var mı, hangi ciddi ülkede var bu? Yapmayın etmeyin, bu düzen çürümeye doğru gidiyor ve siz bu sermayaye bu kadar teslim olmuşken bu hâlde ayakta kalmanız mümkün değil ama sizinle birlikte...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Neyse, süremi uzatmanızı istemeyeceğim.
Değerli arkadaşlar, bunu yürekten anlattım, bu kanun iyi bir kanun değil, takdir sizin ve vicdanınızın.
Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)